Akın Çağlayan
"Derdin ne senin?"
Okan'dan gelen soruyla kaldırdım kafamı. Finallere çalışmak için kütüphanedeydik saatlerdir. Çıktığımız üçüncü sigara molasıydı ve bu soruyu beklemiyordum.
"Ne?"
"Derdin ne diyorum. Saatlerdir Petek'ten bahsetmedin. Ayrıca keyfin de yok üç gündür. Ne oluyor?"
"Bir şey olmuyor."
"Ailenle alakalı mı?" dedi. Ofladım.
"Değil."
"Neyle alakalı?"
"Petek'le."
"Ne oldu? Denemesi kötü mi geliyor hala?"
"Kötü gelmesi sorun değil." dedim ve bir nefes çektim.
"Ee? Ne sorun?"
"Bir hafta ders çalışma dedim. Çalışmadı. Denemesi kötü geldi ve bana çattı."
"E çok normal. Sen çalışma dedin çünkü."
"Oğlum çalışmadığı denemeden bir şey beklememesi lazım zaten. Saçma sapan konuştu."
"Ne demiş olabilir anasını satayım bir tane kız altı üstü."
"Dershaneye haber vermezmiş ama benim koçluğumu istemiyormuş artık."
"Ee? Seni düşünmüş."
"Beni mi düşünmüş? Dershane bana aylık sadece yedi yüz elli lira veriyor lan. İki üç gün dışarıdan yesem bitecek paraya mı muhtacım sanki anasını satayım. Saçma sapan konuştu. Sanki para için yapıyorum bu durumu."
"Para için yapmıyor musun?"
"Para için başladım ama Petek için uğraşıyorum uzun süredir."
"Akın neyin tribi lan bu? Mal mısın oğlum sen? Kız sınava hazırlanıyor. Girmek istediği okul belli, yapması gereken sıralama belli. Ayrıca ailesi de ayrı bir bok. O kız streslenip boş boş konuşunca he de geç, ne bu tavır?"
"Tavır falan yok." dedim ve sigarayı söndürdüm. Okan bana bakmaya devam etti. Ofladım.
"Yazmıyor üç gündür."
"Sen niye yazmıyorsun?"
"Siktir git dedi çünkü."
"O hale gelene kadar kıza sen ne dedin?"
"Niye beni suçlamaya çalışıyorsun?"
"Bana sorarsan durumda suçsuz olan biri yok zaten de senin tavırların saçma. Bir tane kız için üç gündür sirke gibi suratın. Hayır kız manitan bile değil." dedi.
"Ne alakası var?"
"Bir alakası yok. Saçma sapan bir programla emek harcadığın bir kız triplenmiş sana. Vah vah yani amına koyayım, derdine sokarım senin." dedi. Gözlerimi devirdim.
"Ben geçiyorum içeri." dedim. Okan omuz silkti. Onu beklemeden girdim içeri. Masama geri dönüp oturduktan sonra derin bir nefes aldım.
Yarıştan sonra habersiz çıktığında çok sinirlenmiştim. Aradığımda ulaşamamaktan hoşlanmıyordum birilerine. Ayrıca Petek'e en son ulaşamadığımda ameliyat olmuştu bu kız. Aceleyle çıktığında dershaneye gidene kadar iki dakika bir mesaj atmak çok zor değildi.
İnanmazdım insanların zaman bulamıyorum laflarına ben. Her insanın en azından tuvalete gitmesi gerekiyordu ve o birkaç dakikalık ihtiyaç karşılama sırasında bile telefonla uğraşılabiliyordu. Yani zamanım olmadı gibi bir durumu yemezdim. Zamanım olmadının başında gizli bir 'sana' bulunurdu ve bundan hiç hoşlanmazdım.
Özellikle her hafta sonumu ona ayırıp güzel bir program hazırladığım, sürekli kendini iyi hissetsin diye teselli edip durduğum ve o saçma sapan babasına rağmen psikolojisini bile benim korumaya çalıştığım bir kız yapınca daha çok sinirlenmiştim.
Boş gelmişti. Neye uğraşıyorum ki dedirtmişti. Neden yapıyorum bunu? Aylık yedi yüz elli liraya mı? Tamam ek gelir her halükârda ek gelirdi ama benim böyle bir paraya öyle büyük bir ihtiyacım yoktu. Derece öğrencisi olduğumdan bir bursum vardı. Ailemden gelen gelirim vardı. Akrabalarımdan birkaç ayda bir gelenler vardı. Sadece eğlenirim biraz da param olur dediğim iş canımı böyle sıkınca sinirlenmiştim.
Bir de deneme açıklanınca bana yazdıkları vardı. Öyle sinirli girmişti ki konuya ben de durduramamıştım kendimi. Önceki gece yazdığı tüm görüldüleri götüne sokabilirsin mesajına da çok şaşırmıştım ama ben mesajı açmadan silmişti. Deneme günü bunları silmemişti de. Ve ben her zaman onunla konuşurken cidden sakin kalmaya çalışırdım. Küfür edersem o görmeden falan silerdim direkt ama o sinir anıyla ben de öyle konuşmuştum.
Yazdıklarımın hepsinden memnun değildim ama gerçekten bir hafta ders çalışmayıp birinci olacağını falan mı sanıyordu bu kız? Çok çalıştığında daha ilk ona girememişti denemelerde yılın başından beri. Şimdi bir de bir hafta çalışmamışken neydi bu? Otuz ikinci olmuştu. Haftaya düzeltilebilirdi. Niye olmasındı? Bunlar gayet normal şeylerdi. Mezun senelerinde insanlar cidden garip hissederdi. Ben de hissetmiştim. Yetersizlik hissiyle başa çıkmak çok zordu ve bunu başarabilen çok az kişi vardı.
Zaten çoğu insan orada elenirdi. Elenmeyenler ise sınava girip güzel sıralamalar yapardı. Bazıları diğerlerinden çok daha iyi sıralamalar.
Telefonu açtım. Sonra da Petek'le olan sohbete girdim. Son mesajlar hala duruyordu. Son görülmesi dört saat önceydi.
Büyük ihtimalle kendisinin çok doğru olduğunu sandığı saatlerce oturup kendini yorduğu ders çalışma planına uyuyordu.
Kendisi becerebilse bir yıl mezuna kalmazdı değil mi? Hem de bir geri zekalı uğruna kalmıştı mezuna.
Saçmalıktı. Salaklıktı. Geri zekalılıktı. Bir herif yüzünden mezuna mı kalınırdı? Anlamıyordum. Mantıklı değildi.
Bir dakika boyunca ekranın üstünde küçücük gözüken profil resmine baktım. Sonra derin bir nefes aldım.
Bu Cuma görecektik onun çalışma tarzıyla denemede kaçıncı olduğunu. Sonra da güzelce yüzüne vuracaktım bunu.
Madem o düşünmüyordu kendi ruh halini, ben niye düşünüp duracaktım ki? İşin sonunda anası değildim babası değildim.
Babasına sokayım.
*
Bölümler uzun değil farkındayım. Kurgunun kendisi text olduğundan çok da uzun tutmuyorum bölümleri. Kafa dağıtmalık bir kurgu oluşundan dolayı da rahat bir zamanda değilsem yazamıyorum çok. Şu anda da kendi halimde rahat bir anda değilim, sınav haftasına girdim. Bölümler ne sıklıkla gelir gibi bir açıklama yapamam çünkü ben de bilmiyorum ama tamamen bırakmam aylarca kitabı.
Okur sayısından ziyade bir bölümü gören insan sayısını görebiliyorum. Çok ciddi bir kurgu olmasa da, kafa dağıtmaya yazsam da oy ve yorumları bir tık daha arttırabilirsek sınavlarım bittiğinde kurguya dönebildiğimde daha hızlı hızlı atabilirim bölümleri.
Bu arada, 1 Ocak'a girdiğimiz gece dört yeni kurgu yayınlayacağım. Uzun soluklu olması muhtemel olan bir evren olacak. Ayrıca beni sadece bu kurgudan tanıdıysanız da profilime uğrayıp kalan diğer kitaplarıma da bakabilirsiniz.
<3

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BOĞAZİÇİ |Yarı Texting (TAMAMLANDI)
Novela Juvenil0538*: Petek merhaba, Akın ben. Akın Çağlayan. Koçluk programından. 0538*: dersteydim hemen mesaj atamadım sonra da aklımdan çıktı. Nasılsın? ** TAMAMLANDI. Hayat ve Ay, Şitana, Yaşanmamış Tek Olasılık, Boşlukta Boğulmak ve Boğaziçi aynı evrenin far...