Memory

517 34 36
                                        

İkinci yarıyıl hiç olmadığı kadar hızlı başlamıştı.Noel tatilinden sonra tüm öğrenciler daha dinç hissediyorlardı.Bu yüzden okulun ilk haftalarındaki dersler inanılmaz derecede yoğun geçiyordu.Herkes dersliklerine koşuşturuyor, parşömenler havada uçuşuyordu.

Yedinci sınıflar bina ayrımı olmaksızın Biçim Değiştirme dersine girmişlerdi.Dersi anlatan Profesör Dumbledore'un gözleri dikkatle öğrencilerindeydi.Slytherinliler bir arada otururken diğerleri bu durumu pek önemsememişti.

"Hepinizin bildiği gibi bu dönem yedinci sınıflar için N.E.W.T.** sınıfları açacağız.Ne yazık ki bu dersleri hepinizi kabul edemeyiz, aranızda kriterleri sağlayanlar katılabilir."

Sözlerine karşılık Anna gözlerini devirdi.Dönem sonu yapılacak yüksek seviye sihir sınavına girenlerin tüm Ravenclawlular ve diğer binalardaki iyi öğrencilerdi.Anna kesinlikle bu kategoriye girmiyordu.

Birkaç Ravenclaw öğrencisinin sorusundan sonra ders devam etmişti.Anna ve Emma arada fısıldaşsa da ortalarında oturan Henry iki genç kadını uyarmış, derse odaklanmadığını söylemişti.İkisi de bu tavıra karşılık büyük bir iç çekmiş, mecburen önlerine dönmüştü.

Dersin ortalarında Slytherin kanadından bir el yükseldi.Anna'nın gözleri kim olduğunu görmek icin o tarafa yöneldi, karşılaştığı kişi ile keyifsizce güldü.Tom Riddle yine dersin en iyisi olmaktan vazgeçmemiş, Dumbledore'a aklına takılan soruları sormuştu.

Anna elindeki tüy kalemle önündeki defteri karalıyordu.Ne düşünmesi gerektiğine dair hiçbir fikri yoktu.Oteldeki geceden sonra Riddle ile uzun bir süre karşılaşmamışlar, derslerde birbirlerine gördüklerinde ise bakışları asla buluşmamıştı.Bir nevi aynı önceki yıllara geri dönmüşlerdi.Genç kadın buna karşılık aslında biraz rahatlamıştı.Ama bir yandan da içini kemiren o sorular zihninde yankılanıyordu.O gece ne olmuştu da Riddle kendini öylesine kaybetmişti? Ya da Anna neden onun ayağına kadar gitmiş, yakınlaşmalarına izin vermişti.

İşin ilginci artık Riddle'ı gördüğünde elleri titremiyor, ondan korkmuyordu.O ürkekliği sona ermişti.Yine de bu durum birbirlerinin en derin sırrını bilen sırrını iki insanın neden böyle davrandığını açıklamıyordu.

Ders biterken tüm öğrenciler dağılmaya başlamıştı.Anna gözleri hala genç adamın üzerindeydi.Herkes dışarı çıkmaya başlarken o ise Dumbledore'un yanına gidip onunla konuşmaya başlamıştı.Kitabını açtığı düşünülürse ona dersle ilgili sorular soruyordu.Bu çocuğun ders hırsının hiçbir zaman bitmemesi gerçekten takdir edilesiydi.Anna onun bu haline alayla kafasını salladı, Emma'nın koluna girerek Gryffindor kulesinden inmeye başladı.

..

Slytherin ortak salonundaki birkaç ögrenci hariç diğerleri yatakhanelerine çekilmişti.Rosier elindeki topu duvara atıp yakalamaya çalışıyor, Malfoy ise şöminenin önünde ders notlarına göz gezdiyordu.

"Merhaba beyler!" dedi Dolohov neşeli sesle.Elindeki içki şisesi Malfoy'un gri gözlerinden kaçmazken onaylamaz bir ses çıkarmıştı.

"Yine bu saatte içmeye mi başladın Dolohov?" Malfoy ilgisiz bir şekilde sordu.Dolohov hep içiyordu, ayık gezdiği tek bir an yoktu.Bu halde okulda dolanması bile bir mucize sayılırdı.

Dolohov cam şişeyi dudaklarına götürdü, hatrı sayılır bir miktar yudum aldı. "Keyfim yerinde." dedi gülerek.Erkekler tuvaletinde kücük sınıflardan bir çocuğun gözünü korkutmuştu, bundan zevk alıyordu. "İkinci sınıflardan bir bulanığı fena patakladım."

"İyi halt ettin." dedi Rosier elindeki topu bir kez daha duvara fırlatırken."Eğer yakalanırsen senin aleyhine ifade veririm."

"Tam da senden beklenilir bir hareket." diye yanıtladı Dolohov onu.Rosier'e asla güvenmiyordu, kendisinden başkasına faydası olmayan Rosier'e sırtını yaslayacak değildi.

Master of None//Tom RiddleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin