"Dumbledore'a ulaşmak neden bu kadar zor?"
Tılsım dersinin son saatlerine doğru Victor Patil Gryffindorlu öğrencilerin olduğu noktada bu soruyu ortaya atıvermişti.Tüm öğrenciler birbiri ile fısıldaşırken ortada dolanan tek bir gerçek vardı.
Albus Dumbledore bir süredir ortalıkta görünmüyordu.
Anna, Dumbledore'a en ihtiyaç duyduğu anda ulaşamamasını basit bir talihsizlik olarak nitelendirmiş,omuzları umutsuzca aşağıya düşmüştü.Toplamakta zorlandığı dikkati bir de bu problemle iyice dağılmış,dersle ilgili olan tüm ilgisi kaybolmuştu.Zaten tüm ders saati boyunca önünde duran defteri karalamaktan başka bir şey yapmamıştı.
"Gryffindor binası fısıldaşmayı kesin!"
Tılsım profesörü olan Abraham Ronen öğrencilerini sert bir dille uyarmıştı.Otoriter ve iyi bir öğretmen olsa da Slytherin çıkışlı olduğundan çoğu Gryffindorlu öğrenciler onu pek de dikkate almıyordu.Bu oldukça saçma bir gerekçe gibi dursa da kendi binalarından nedensiz yere puan düşürülmesi öğrencileri bu davranışlara teşvik etmişti.
Gryffindor binası yükselen sesini alçaltsa da sınıfın içinde hala bir uğultu hakimdi.Birbiri ile fısıldaşan öğrenciler karşı binayı oldukça rahatsız ediyorlar fakat bu durumu pek de umursamıyor gibi duruyorlardı.Bunu ders sonuna kadar devam ettirmişler,sonucunda ise Slytherin'e puan kazandırmak başka bir şey elde edememişlerdi.
Ders bitiminde bütün öğrenciler dağılarak sınıftan ayrılırken çoğunluk gruplar halinde yürüyorlar,Anna da onlara eşlik ediyordu.Daha doğrusu,Emma diğer öğrencilerle konuştuğundan arkadaşını yalnız bırakmamış,onların yanında sessizce ilerlerliyordu.
"Aferin Riddle, Slytherin'e 100 puan."
Viktor Patil sarkastik bir şekilde az önceki manzarayı taklit ederken yanında duran Chris Belmont'ı güldürmeyi başarmıştı.İki genç adam hiçkimseyi umursamadan koridorun ortasında bağırarak konuşuyorlar,kahkahalarını kimselerden sakınmıyorlardı.Ancak o sırada Chris hemen arkalarında yürüyen genç kadının ciddi surat ifadesiyle karşılaşmış,bu durum onu şaşırtmıştı.
"Komik bulmuyor musun Martin?"
Anna konuşmak yerine başını iki yana sallayarak yürümeye devam etmişti.Chris ile bir kez daha kavgaya girmek istemiyordu.Fakat genç adam onun bu barışçıl tutumunu hiçe sayıp genç kadına yanaşmış,tek kolunu onun omzuna atarak kendine çekmeyi sağlamıştı.
"Riddle'a dalga geçmemiz hoşuna gitmedi mi yoksa?" diye sordu Chris alayla.Fakat bir yandan bu sorunun cevabını ciddiyetle merak ediyordu.
Anna ise gözlerini devirdi yanıt olarak."Riddle'dan banane." dedi bıkkın bir şekilde.Bir yandan omzunda duran güçlü baskıdan kurtulmak için çabalıyor fakat Chris ise izin vermiyordu.
"O zaman neden o kadar ciddi duruyordun?" diye devam etti Chris.Ses tonu tamamen değişmiş,bunun diğerleri tarafından farkedilmemesi için genç kadını bir köşeye çekmişti.Onlara meraklı gözlerle bakan Victor'a devam etmesini söyledi.
Anna bu köşe kapmacadan rahatsız olacaktı ki Chris'ten önce davranacak genç adamı elinden tutmuş ikinci kat koridordu hızlı adımlarla onu varmak istediği noktaya sürüklemeye başlamıştı.İçinden bunun oldukça kolay olduğunu düşünmüştü.Başını geriye çevirdiğinde ise Chris'in memnuniyet dolu bakışları her şeyi açıklıyordu.
"Beni kızlar tuvaletine getirecek kadar istekli olduğunu bilmiyordum."
Anna ikinci katın kızlar tuvaletine hızla girerken kapıyı ayağıyla kapatmış,arkasında duran adama dönmüştü.Fakat bir anda yüzünde hissettiği parmaklar dengesini kaybetmesine sebep oldu.Karşısındaki adamın dudakların kaçmak için başını yana çevirirken Chris Belmont bu red edilmeye karşılık olduğu yerde sabit kalmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Master of None//Tom Riddle
FanfictionDokunulamayan fakat görülen kelimelerle ifade edilebilen.. #slowburn Tom Riddle x Oc (F!reader) Not:Yetişkin içerik ve rahatsız edici öğerler bulunur.
