İki insanın birbirine düşman kesilmesi oldukça trajik bir olayken bu ikilinin eskiden en yakın arkadaş olması durumu komediye doğru itiyordu.Eski zamanlardaki güzel anılar, söylenen güzel sözler bir kenara tamamen itilmiş, hiç olmamış gibi unutulmuştu.Tek bir kötü anının tüm güzel anıları yutabilmesi Anna'ya sadece acımasızca geliyordu.
Ancak genç kadın çok fazla bir seçeneği olmadığını biliyordu.Günler boyu merhamet göstermek için uykusuz kalsa da biricik arkadaşının yaptığını kabul edecek bir taraf bulamıyordu.Kalbinin en derinlerinde onun acısını anlasa da bu öfkenin kendisinin taşıdığı masum canın katlini meşrulaştıramıyordu.
Sigarasını küllüğe söndürürken kahverengi gözleri az ötede oturan kızıl saçlı Weasley'e gitti.Henry'nin ölümünü bir süre atlatamamış olup yataklara düşse de şu an ayaklanmış, uzun kızıl saçlarını güzelce örmüştü.Anna bu duruma tebessüm etti ne de olsa Emma ondan her zaman daha çok derli toplu olmuştu.
"Kalbin soğudu mu?" diye sordu Anna hiç vakit kaybetmeden.Neden ya da nasıl yaptığıyla ilgili tüm detayları Chris'ten dinlemişti.Aylar önce yürütülen soruşturmada Henry altın Slytherin grubunu yakın gözleme almış, Riddle da bundan kaçamamıştı.Ancak Henry'nin notlarında olan tek şey Riddle'dan şüphelenmemesi ve Anna'nın Diagon Yolundaki dükkanda geceleri vakit geçirmesi olmuştu.
Anna hariç hakikati bilen olmasa da Emma intikam olarak onu seçmişti.Körü körüne doğru bir tercih olsa da hakikat ortada değilken Anna kendinin hedef yapılmasını saf bir hırsa bağlıyordu.En yakın arkadaşının bebeğini gözünı kırpadan zehirleyip ölmesini isteyen birinin gözünü boyayan şey intikamın getirdiği bir öfke olarak düşünmüyordu.
"Üzgünüm ama siz elitler gibi süslü kelimeler kullanamıyorum."
Emma'nın sözleri Anna'nın kahkaha atmasına sebep oldu.Genç kadın bunu yine bir şekilde sınıf farkına getirmişti.Sanki ortada olan olaylar ne Henry ne de Tom ile ilgiliydi.Anna, Emma'nın sadece ondan intikam almak istediğini hissediyordu.
Anna bir sigara daha yakarken göz ucuyla eski en yakın arkadaşına baktı.Emma'nın suratında tek bir pişmanlık yoktu, aksine önünde duran porselen çay bardağından bir yudum almıştı.
"Neden yaptın?" diye sordu Anna onun tepkisini görmek için.Ancak bu sorusu Emma'yı duraksatmadı.Aksine çayını içmeye devam etmiş, mavi gözleri ise odanın içinde dolanmıştı.
"Kocam düğün günü öldürüldü.Ne yapacaktım, sana kucak mı açmamı bekliyordu?"
Sesindeki iğrenme Anna'nın yüzünü ekşitti.Genç kadın körü körüne haklı olabilirdi ama Riddle şüpheli listesinde bile değilken ve hatta bakanlık tarafından bu cinayeti çözmek için atanmışken Anna başına gelenleri anlamıyordu.
"Riddle şüpheli bile değil." Anna en sonunda aklındakileri söylerken bu sefer Emma'nın bakışlarını kendine çekmişti.Weasley'nin mavi gözleri çakmak çakmak yanıyordu.
"Ne farkeder?" diye sordu Emma alayla gülerek. "Malfoylar ve Blackler ile dost değil mi? İçimizdeki en masum kişi ölmüşken onların da bunu tatmasını istedim.Aralarında en ağır başlı, en iyi ve en sevdikleri arkadaşının çocuğu annesinin karnında öldü.Bu kadar dayanılmaz acıyı onların da yaşaması en adaletli olurdu."
Sözleri Anna'yı tamamen susturdu.Genç kadın olanların sadece bir arkadaş tarafından sıkılan kurşun olduğunu farkederken kaderinin neden bu kadar talihsiz olduğunu düşündü.Emma, ya da diğer Gryffindorlular hala Riddle'in kim olduğunu, nasıl tehlikeli olabileceğini bilmiyordu.Onlar için Black ve Malfoylar korkutucu, muggle ve melezler için en büyük tehditti.Anna'nın başına gelenler ise yanlış bir analiz sonucu intikam tutkusu olarak nitelendirebilirdi.Fakat Anna yine de bu olanların bir kısmının Emma'nın ona olan saf nefreti olduğunu düşünüyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Master of None//Tom Riddle
FanfictionDokunulamayan fakat görülen kelimelerle ifade edilebilen.. #slowburn Tom Riddle x Oc (F!reader) Not:Yetişkin içerik ve rahatsız edici öğerler bulunur.
