Sabır çektim ve elimdeki topu havaya kaldırdım. "Bak Şefik, Serhatcım ve Fuatcım burada olmasa bu topu ne yapacağımı gayet iyi biliyorsun, öyle değil mi?" kahkaha attığında sinirle dişlerimi sıktım, çenem felç kalacaktı. "YA ABİ SUSTUR ŞUNU!" dedim sinirle.
Murat gülerek Şefik'in omzuna kolunu attığında gözlerimi kısarak ona baktım. Fuat abi de benim yanıma geldi ve elimdeki topu aldı. Sanat eseri tutuyormuş gibi topu kaldırdı, dört parmağıyla tutuyordu. "Şu topu görüyor musun?" diye sordu ciddi bir şekilde.
Fuat abinin ciddiyeti karşısında duraksayan Şefik, onaylar anlamda kafasını salladı. "Heh, makatına zuhur eylemesini istemiyorsan bacıma düzgün davran." ellerimi ağzıma kapattım. "Aman tanrım resmen aşık oldum!"
Serhat abiye ve Murat itine baktım gözlerimi kısarak. "Favori abi görmek istiyorsanız yakışıklı, karizmatik, bir tanecik Fuat abime bakın!" dedemin gülüş sesi geldiğinde gülümseyerek arkama döndüm. Şımarık, pick me, oe İrem zamanı gelmişti. Onları şikayet edecektim.
Dedem kolunu açtığında kolunun altına girdim. "Alalım mı sana Fuat'ı, torunum?" Onaylar anlamda kafamı salladım. Fuat abi kollarını göğsünde kavuşturmuş bir şekilde gülerken gözlerim Serhat abiye değdi. "Dede dinen dört taneye kadar alabiliyom, Serhat abiyi de alalım mı bana?"
Yüksek sesli bir kahkaha attı dedem. Serhat abi de tıpkı Fuat abi gibi bana bakarak gülüyordu. "Ne mehir vereceksin ikisine he?" dedemin sorusu karşısında duraksadım. "Kaç kilosun Fuat abi?" diye mırıldandım. Ardından onu boydan süzdüm. "Dede biz bunların kilosu kadar altını karşılayamayız sanki."
Mırıldandığım cümle karşısında daha fazla kahkaha atıp beni kendisine yapıştırdığında Yiğit dayımın gülüş sesi geldi. "Serhat'ı alırsan üstüne para da veririm yeğenim."
Güldüm. "Serhatcım abicim, sen benim müstakbel manitoşkosun o zaman. Haberin olsun, başkasına söz verme."
Kafasını geriye atıp güldüğünde zaten dağılmış saçları daha fazla dağıldı. "Tabii yavrum... Da insan müstakbel kocasına abi mi der?"
Fuat abi de omuz silkti. "E şimdi biz kıskanç insanlarız. Resmi nikahı hangimize yapacaksın?" ciddi bir şekile düşünüp Yiğit dayıma baktım. "Dayı sence hangisi hak ediyo resmi nikahı?"
Yiğit dayım durdu ve benim ciddiyetime ayak uydurdu. "Şimdeh," diye mırıldandı. "Fuat yakışıklıdır. Kısa zamanda iyidir ama yaşlanınca çekilmez. Bir de çok kıskançtır, her şeyine karışır." Dayım sen benim sevgilimi anlatıyorsun diyemedim tabii..
Sonra Serhat abiye baktı, saçları terden alnına yapışmış adamı süzdü. "Serhat senden yaşça çok büyüktür, olgundur. Kıskanırsa belli etmez, kendi içinde halleder. Ama siniri de fenadır, gözü bir şey görmez." sonra biraz düşündü. "Yine de uzun vadede hayat kaliteni artırır."
Yüksek sesli bir kahkaha attım. Murat, babasına surat asarak baktı. "Baba niye bizi koymuyorsun? Abimlere rakip bile etmiyorsunuz bizi, valllahi kırılıyorum!" onlara kaşlarımı kaldırarak baktım. "Sen kendini ve Şefik'i, Fuat ve Serhatcımla bir mi tutuyorsun?" Güldüm. "Rüyanda bile göremezsin cnm."
Şefik üstüme doğru koştuğunda hızla dedemin arkasına sığındım. "Dede tut bunu!" O esnada Şefik'in kafası sağa doğru savrulmuştu.
"YETTİM ŞEKERLİ ÇİLEĞİM!"
Mert dayımın tuvalet terliği, Şefik'in yanağına şlap diye değmiş ve ardından yere çarpmıştı. Fuat abi ve Serhat abinin yüksek kahkahaları avluyu doldururken ben de dedemin arkasında gülmekten kırılıyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAZHAROĞULLARI
General FictionAşiret + gerçek ailem kurgusu. Birçok klişenin toplamından meydana geliyor, istediğimiz de zaten klişeler değil mi? İrem yaşadığı şehri temsil etmiş ve Muay Thai alanında Avrupa şampiyonu olmuş başarılı bir genç kızdır. Hedefi, Dünya şampiyonası ol...
