36

8.6K 765 519
                                        


Üstümdeki kıyafetleri değiştirmeye olan niyetim, annem ve gergin yengelerimle olan konuşmamdan sonra duş alma fikrine evrilmişti. Ulan kese yapsam da iyi olurdu ama sırtıma yetişemiyordum. Neyse şimdi herkesin işi var, kimse benimle uğraşamaz diyerek vücudumu iyice yıkadıktan sonra duştan çıktım.

Saçlarıma bakım yapıp kuruttuktan sonra saç parfümümü de sıktım ve tamamen giyindim. Kapım tıklanmadan açıldı. "İrem,"

Kirpiklerimi kıvırırken göz devirdim. "Kapı niye var Miran? Çalman için." götüne bile takmadı ve eliyle ensesini kaşıdı. Mavi gözleri hareketlerimi izliyordu. "Ne oldu?"

"Bir şey olmadı da, sen de bir şey yapma diye geldim ben." cümlesi karşısında kaşlarım havalandı ve güldüm. Makyaj masamdam flormarın koyu tintini aldım ve dudaklarıma sürdüm. "Niyekine?"

Sıkıntılı bir iç çekti. "Üçüz, bizim anne tarafı harbi çok sıkıntılı. Bak doldurmak için söylemiyorum, biz zaten sevmiyoruz-"

"Anam kadın da mı sevmiyor?" diye sordum şaşırarak. Sesimde şaşırma emaresi yoktu ama şaşırdık yani. Sonuçta annesi babasıydı.  "Ayrıca annem gizli gizli okuduktan sonra nasıl barıştılar ki?"

Kalçasını makyaj masama yasladı. "Osman dede pişman olmuş okutmamakta direttiğine, hiç değilse anneme öyle söyledi. Değişirim falan dedi de hani bu adam altmış yaşında, can çıkar da huy çıkmaz." anladım mahiyetinde kafamı salladım ve yeniden döndüm makyaj yapmaya. "Eee yani sen ne diyon bana?"

"Yav ben diyorum ki laf söz ederlerse sen sakin ol. Abimler ya da Mehmet dede zaten verir ağızlarının payını." dudaklarımı üst üste bastırıp kendime baktım. "Kim kim geliyorlar?"

Arkamda durdu ve o da aynadan kendine bakmaya, saçlarıyla oynamaya başladı. "Geldiler." hızla kafamı çevirdim. "Niye söylemiyorsun o zaman mal?"  Huylandığımı bildiği için omuzlarımı sıkınca omuzlarımla kafamı birleştirip ellerini sıkıştırmaya çalıştım. "Y-ya Miran! Ağzına sıçarım mal yapma!" derken sandalyede kayıyordum.

Güldü ve ellerini çekti, ona kötü bakışlarımı atıp ben de kalktım. O esnada kapım yine açıldı. "Ulan 2. Mahmud bile benim kadar zorlanmadı bu evi değiştirmeye çalışırken!" deyip elleri belinde içeri girdi. Kahkaha attım, 2. Mahmud'u bilmeyen de yoktu herhalde, tarihsel mizahss.. A man a will die, but not his ideas türünde bir adamdı padişahımız. 

Miran babama bakıp göz devirince babam direkt ensesine vurdu. "Mavi gözlerini çıkartırım senin. İnsan babasına göz devirir mi lan?" kıkırdadığımda bakışları bana döndü. "Ah güzel prensesim, aşağıdaki deccal seni bekliyor sen gül gül."

Ayağı kalktım. "Ya baba sal biraz, relax biraz." tek kaşı havalandı hafifçe. "Kızım relax nedir?" diye sorduğunda Miran yine göz devirdi. "İrem kanma babanın bu numaralarına, yav baba sen var ya... Allah'tan üniversiteyi İngilizce okudun, cahil rollenmelerine giriyro bir de." kafasını salladığında babam ayağındaki terliği ters çevirerek Miran'a vurdu.

Miran gülerek kaçarken ben de güldüm. "Oğlum sürekli foyamı ortaya çıkaracaksan sen niye benim oğlumsun, üretim hatası!" bana döndü. "Kızım, bu tamamen yalan. Az önce duyduklarına inanma." 

Dudaklarımı üst üste bastırıp güldüğümde sabır çekercesine bakışlarını havaya kaldırdı. "Modern aile rollenmesini değil, geleneksel aileleri yaşatın kızım geleneksel aileleri!" onaylar anlamda kafamı salladım. "Kesinlikle babacığım. Eee, sen niye geldin?"

Bana baktı, gözleri hafifçe kısıldı sonra uğraşmak istemeyeceğini anlamış olacak ki kolunu açtı altına girmem için. İtiraz etmedim. "Deden olmayan deden aşağıda, babam sinir krizine girmeden gidelim hele." 

MAZHAROĞULLARIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin