ARKADASLAR TİRNAK TORPUM KAYBOLMUS ETHEM DEDE YAPİN DA BULAYİM YA OF
Yengem vermisti onu aglicm markaydi amk torpusu kayboldu 😭😭
Yenge bu satirlari okuyosan ki biliyorum watty hesabin gitti diye okuyamiyosun, bana bi torpu daha gonderir misin bi tane be yengem ye, olur musun be
ska yaptim harbiden gorurse 👋
yengemi de ozledim he
neyyysse her satirda yorum goreyim, eskisi gibi yorum yapmiyorsunuz valla bolum atmam bak yemin olsn
<>
Geceyi, uzun zamandır görmediğim arkadaş grubumla eğlenerek geçirdikten sonra Şirin Teyzelere yani Aydınların evine gecelemeye gitmiştik. Uyumadan önce birlikte korku filmi izlemiş, ardından ise bayılmıştık.
Bizimkilerin whatsapp grubunda yazıştığı mesajları üstten okumuştum ama cevap verecek yani yazışacak zamanı bulmadığım için görüldü bile atmamıştım. Buraya geldiğimden beri oldukça yoğun bir programım vardı çünkü hem Şirin ve Beyza Teyzelerle birlikte alışverişe gidip davetlere gidiyor hem arkadaşlarımla takılıyordum.
Sonunda ringe girme zamanım geldiğinde ise maça yalnızca iki gün kalmıştı. Bu bir haftada yoğun bir antrenmanım omluş muydu? Yani, tartışılırdı. Sabah beş antrenmanlarını hiç kaçırmamış, Fethi abimle birlikte olmasa da birçok antrenörle dövüşme şansına erişmiştim. Türkiye'nin dört bir yanından federasyonun görevlendirdiği sporcu abiler ablalar bana yardım etmek ya da en basitinden tecrübelerini paylaşmak için gelmişlerdi.
Ringde kick çalışırken aklıma yine o adam geldi. Berzan Ahlazoğlu... Yaşının yirmi yedi, yirmi sekiz gibi bir şey olduğunu düşünsem de düşündüğümden daha genç çıkmıştı. Hoş, yaşı beni alakadar etmezdi. Biri gerçekten ilgimi çekerse yaşına odaklanmazdım. Tabii söz ettiğim babam yaşında herifler değil.
Her neyse. Bulunduğum spor salonu oldukça büyüktü. Salonda gürültüler yükseldiğinde duraksadım ve derin nefesler alırken kulağımdaki kulaklığı çıkarıp etrafa baktım ne olıuyor anlamak adına.. "Maç bitmiş!" diye bağırdılar. Bu maç, ilk maç gibi bir şeydi. Rakiplerin tamamen açıklanması için ilk maçı birkaç ülke yapmıştı. "Rakibin açıklandı!" dediklerinde hızla ringden atlayarak indim ve etrafına toplandıkları bilgisayarın yanında durdum ben de.
"Kim?" diye soruduğumda Refik Abi gözlerini kısarak bilgisayara baktı. Kaşları çatıldı, "Ermenistan ve Çin yapmış, Çin kazanmış." bana dönüp kollarıma vurdu iki kez. "Çekiği parçala!" dediğinde çenem kasıldı ve bilgisayara eğildim. "Kazanırsam kim var sırada?"
Beklediğim cümleyi kurdu. "İsrail bay olmuş." yüzümü buruşturdum. "Çok şaşırdım." dedim alayla.
Saçlarını geriye attı eliyle. "Bay olmasaydı sporcuyu parçalarlardı. Bu senenin sporcuları ateş gibi." gözlerime odaklandı. "Saygını bozarsan direkt elenirsin. Bu ülke maçı falan değil, boykot edip çıkmıyorum diyemezsin. A millideki futbolcularla konuşmadın mı? Ne demişti Apo abin?"
Apo abinin kurduğu cümleler yine kulağımda çınladı. 'Kaybedeceğimizi biliyorduk ama seksen küsür milyon kişi bizi bekliyordu. Yapılan tüm haksızlıklara, medyadaki mobbinglere rağmen milletimizi, ülkemizi temsilen; pes etmeyeceğimizi tüm milletlere kanıtlamak için çıktık o maça.'
İç çektim. Haklıydı. Türk olmak gerçekten zordu çünkü Dünya ciddi anlamda bizi genç Osmanlılar olarak gördüğü için bize karşıydı. Belki de dinimiz dolayısıylaydı bunlar ancak şu an bu düşüncelerim önemsizdi çünkü karşımda kim olursa olsun şampiyon olacaktım. Ben Taylandlı sporculara karşı bile zafer almıştım, bunlar kimdi ki?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAZHAROĞULLARI
Fiction généraleAşiret + gerçek ailem kurgusu. Birçok klişenin toplamından meydana geliyor, istediğimiz de zaten klişeler değil mi? İrem yaşadığı şehri temsil etmiş ve Muay Thai alanında Avrupa şampiyonu olmuş başarılı bir genç kızdır. Hedefi, Dünya şampiyonası ol...
