25 Kasım 2023
Mihra A. Karavadi
Bir gün hep beraber tatile gideceğimizi biliyordum fakat zamanı tahmin edemiyordum. Şimdi, o zamanın içindeydik. Alışığı olduğum gibi bir masanın etrafında hep beraberdik. Asilhan yanımdaydı, karşımızda Mina ve Emin oturuyordu. Asena ve Burak da ayrı ayrı baş kısımlara geçmişlerdi. Biz biraz gecikmiştik fakat onlar beklemeyi seçmişlerdi. Yüzümdeki allık, kızardığımı gizliyordu fakat yüzlerine bakarken gözlerimi kaçırmamak çok zordu.
"Yemekten sonra dışarı çıkalım," dedi Burak. "Kar çok iyi yağmış."
"Kar gören gariban Antalyalı," dedi Mina gülerek. Bu konuda haklı olduğundan Burak sessiz kaldı. "Bence oteli gezelim."
"Gezdik ya zaten," Asena, ağzından kaçırmış gibi durakladı ve bana baktı. Ufak bir tebessüm ettikten sonra boğazını temizlemişti. "Yani restoran kısmını girişi falan gördük, başka neresi var?" Sanırım, bizi beklerken boş durmamışlardı. Bakışlarından, beni utandırmama çabalarından anlıyordum bunu.
"Kız sen harbi salaksın," dedi Burak çatalını tabağın kenarına bırakarak. "Biz burda kendimizi yırttık ya! Ben bile çabaladım da sen bok ettin." Yanımdaki kocam, hiçbir şeyi umursamadan yemeğini yemeye devam ediyordu. Gerçekten, öyle umurunda değildi ki...
"Asıl sen bok ettin!" Dedi Emin arkasına yaslanıp. O da yemeğine ara vermişti. Ben, önümdeki tabakla uğraşmayı bırakıp onlara bakmaya başladım. "Ne diye Asena'nın pot kırdığını belli ediyorsun? Mal mısın amına koyayım?!"
"Sarışın," Mina içeceğini ses çıkararak içerken gözlerimi devirdim.
"Çok konuşuyorsunuz," dedi Asilhan lokmasını yutup. "Yemeğinizi sessizce yiyin." O, sessizce yemek yediğinden herkes kendisi gibi olsun istiyordu ama imkansızdı. Kimse onun kadar umursamaz davranmıyordu. "Bize bakmayı da bırakın. Karım yemek yiyemiyor sizin yüzünüzden." Dördü birden önüne dönerken elimi suratıma kapatıp suratımı da masaya gömmek istiyordum. Beni, herkesten çok utandırmayı nasıl başarıyordu bu adam?
"Akşam otelde mi yemek yeriz?" Ortamdaki havayı dağıtmak için konuşmam gerekiyordu. Asilhan gibi rahat olursam kimse sıkıntıya girmezdi. "Buraya kadar gelmişken yağlama yemeye gidelim bence."
"Ay!" Mina ellerini hevesle birbirine çarparken herkes ona doğru döndü. Yine ne oluyordu buna? "Aşeriyor musun? Canın çok mu çekti?" Vazgeçmiyordu, pes etmiyordu. Ona, korunduğumuz söylememe rağmen inatla hamile olduğumu düşünüyordu.
"Hayır," gözlerini devirip ofladı. "Meşhur diye dedim. Tıpkı mantısı gibi."
"Biz daha önce gitmiştik," dedi Burak. Ne zaman, nasıl gittiklerini bilmiyordum. Muhtemelen Asilhan'ı hayatımdan çıkarmak istediğim, ona ulaşabileceğim ağları kontrol etmediğim bir dönemdi. "Oraya gidelim yine Asil, ne diyorsun?"
"Olur," Asilhan, hepimizden önce tabağını bitirip arkasına yaslandı. "Güzeldi, orada yiyelim."
"Katılacak mısınız yani?" Asena, bugünkü ikinci potunu kırıyordu. Kendisi de bunu sonradan fark ederken ilk gülen Burak oldu. Daha doğrusu kendini tutmaya çalışırken bir balon gibi hava kaçırmaya başlamış ardından da kahkaha atmıştı.
"Yok," dedi kocam. "Siz bize fotoğraf atacaksınız biz yemiş kadar olacağız."
"Sen bunu sakla seneye de güleriz biz," Asilhan sabır geçerken dünden eser kalmamıştı. Ufak bir ateşkes yapmış sabaha tekrar bozmuşlardı anladığım kadarıyla.
"Bu otel ne kadar ciro yapıyordur acaba?" Emin, gözlerini büyük taşlı avizelere dikmiş bir şekilde düşünürken hepimiz şaşırmıştık. "Epey kaldırıyor olması lazım." Avizeler yetersiz gelince etraftaki insanlara bakarak hesaplamalar yapmaya başladı. Gerçekten bunu mu düşünüyordu?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
22 | Yarı Texting
Romance🧠: Diyorum ki Asilhan 🧠: Parmaklarım yoruldu 🧠: *fotoğraf Asilhan: Hay sikeyim Asilhan: Islaksın Asilhan: Bana niye atıyorsun 🧠: Islaklığımı sana bulaştırmak istiyorum 🧠: Kaslı parmakların beni dağıtırken 🧠: Bal gözlerini izlemem gerek �...
