Gündüzün aydınlığıydı gerçek olan,
Oysa, bir güneş aydınlatıyordu günümü,
Birde sen.
Nasıl bir olasılıktın, hayatımla bütünleşen?
Kırıp dökmenin en zarif haliydin.
Sanat mı işliyordun, bilemedim...
Beste olamadığımız doğru.
Amma velakin yarım güfte hiç olmadık.
Belki de cüzi yaşama kelepir olmadık.
Benim olan herşey,
koskoca bir hayalden yana.
Fakat... O göz ahengi;
Ne dağ ile gökyüzünde,
Ne de sütlü bir kahve de.
Rüyayı kan bozuyordu, hayali de sen.
Ulan... ulan! bi hayalimiz vardı,
Onun da gerçek sardı.
Ey Allah'ım... sen nasıl bi sanat yarattın?
Önce beni bi başıma bıraktı.
Yetmedi, beni benden aldı.
Kördüğüm de ne demek!(?)
Kesilip atılamıyorduk hani.
Ne bir deli var beni söyleyen,
Ne de sarhoş, sövüp duran.
Aklın almadığını, gönül alırmış anladım.
Ne damımda tepişen fare var,
Ne de kapımın eşiğinde bi tekir.
Evet hiç kedim olmadı,
Ben aslında hiç hayvan büyütmedim.
Oysa bir hayvan gibi açım.
Bunu sessiz kalınca anladım.
