Resim: Emre
"Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?"
Ben kendime gelmeye çalışırken kadının cırlamasından Emre bir anda uyanmıştı.
Hizmetli kadın bizi müdürün odasına sürükledi. Hay ağzına ettiğim geldi ve tüm romantizmin içine sıçtı.
Daha kendime bile gelememişken kendimi müdürün yanında buldum.
Kadın bizi ispilerken Emre ile birbirimize garip garip bakıyorduk. Müdür Emre'ye baktı ve bağırdı.
"Oğlum malzeme odasında ne yapıyordunuz?"
Emre yeni uyanmış olmanın da vermiş olduğu akslilikle "Ne yapabiliriz? Kilitli kaldık! Keyfimizden değil herhalde!" diye çıkıştı.
Müdür "Bilmiyorum artık ne halt yediyseniz!" dedi sinirle.
Emre sinirle "Ne! Yapma ama aptal bir kız ile neden orada kalmak isteyeyim ki?! Hem böyle bir şeyin peşinde olsam sizce burada mı yapardım?!" dediğinde sinirle onu izliyordum.
"Peki neden oradaydınız?!" müdürün sesi yumuşamaya başlamıştı.
Ben atıldım. "Efendim aslında aygül hoca benden paspası iseyince bende hizmetli odasına gittim. Bulamayınca da Emre'ye sordum. Biz tam malzeme odasından alıcaktık ki kapı kitlendi bağırdık ama bizi duyan olmadı"
Emre bana hayretle bakarken sırıttı. Gamzesini gözlerimin önüne bir şaheser gibi sermişti. Emre "Evet herşey böyle oldu" dedi.
Müdürün suratında tereddütlü bir bakış oluştu.
"Nehir çık dışarı!"
"A -ama "
"Çık dedim!"
Odadan çıktım ve sesleri dinlemeye koyuldum. Pek bir şey anlaşılmıyordu.
Anka yeni yeni doluyordu ve muhtemelen gözlerimdeki makyaj feci akmıştı.
Telefonumu çıkartıp ekranından tipime baktım. Resmen gözümün üstünde olan makyaj varya artık altındaydı.
Sesleride duyamadığım için kendimi hemen bir lavoboya atım. Yüzümü temizleyip makyajımı iyice sildim.
Aklıma kafe geldiğinde moralim bozulmuştu. Patronun beni kovduğuna emindim.
Müdürün kapısına gittim. Tam da o sırada Emre çıkıyordu. Beni görünce sırıttı. Ah o gamze...
"Tüh ya insana benzemişsin. Ben de ne güzel rezil olucaksın diye o kadar da sesimi çıkartmamıştım"
İçtenlikle gülümsedim "Ee ne dedi müdür? Yemedi mi?" dedim
"Yok ya yemedi. Bu arada sende de ne cevherler varmış. Bildiğin attın da tuttun"
"Allah vergisi" dedim. "Bazen aptal kızlar da zekice davranabilirler" diye devam ettim.
Emre bakışlarını yere düşürüp eliyle boynunu kaşıdı ve "Şey... Aslında üzgünüm" dedi.
Kafam iki yana sallayarak bu haline tebessüm ettim ve "Sorun değil" dedim.
Emre "Neyse yardım ettiğin için saol. Sonra görüşürüz" dedi.
"Ö-önemli değil" dedim kafamı yere eğerken.
Emre arkasını dönüp gitti ama ben hala daha arkasından küçük bir tebessüm ile onu izliyordum.
Bence o herkesin bahsettiği gibi soğuk ve acımasız biri değildi. Yani tamam geçen gece bana çok acımasızca davranmıştı ama... Onu anlamak zordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZÜPPE
ChickLitHayallerim... Hayatım boyunca hayallerimin peşinden koştum. Kimseye engel olmasına bile izin vermemişken bu da neydi? Kalbimi ağrıtan, gözlerimi dolduran bu şey... "Aşk" diyor uzaklardan bir ses. Kulaklarımı okşayan o ses. Yanıma yaklaşınca elim aya...
