53. Bölüm

373 23 40
                                        

İren'den

Sadi'nin, Ela'ya hazırladığı sürprizleri görünce en iyisi olarak onları yanlız bırakmak dedik ve grupca sınıfımıza geldik. Sadi, Ali'yi salmadı tabii. Yardım mı edecekmiş neymiş. Alen ellerini sıraya koyup ritim tutmaya başladı.

"Çocuk bir kaç dakika içinde yapmış lan. Sadi'nin azmini beğendim," Levent'in dediğine güldüm.

"Sende bir kaç dakika içinde benim doğum günümü kutlamıştın. 12 yaşındaydık," esnerken bana bakıyordu.

"Sen farklısın. Senin için Dünya'nın etrafını yarım salisede bile dolanırım." Başımı omzuna koydum.

"Sen bir tanesin be," omuzlarımdan sardı beni.

"Şahsen bir tuhaf oldum ben," Uras'a döndük.

"Niye lan? Çocuk ne güzel kutladı işte," Uras omuz silkti.

"Bilmiyorum abi. Adam nasıl yarım buçuk saat içinde bunları planlayıp yaptı? Kesin Aiden var işin içinde," güldüm.

"Tabii vardır lan. Benim de Aiden gibi bir yakınım olsa ota şeye onu ararım." Alen'in elini sıkmak için elimi uzattım.

"Küfretmeme azmine hayranım, ikiz. Helal olsun," elimi sıkarken çarpık çarpık gülüyordu.

"Sağ ol ikiz." Ben yerime çekilince; "ama ciddiyim. Aslan gibi, Aiden gibi akrabalarım olsa. Oh! Kebap hayat. Ulan daha abime istediklerimi yaptırırken kılı kırk yarıyorum. Adamlar tek telefonda hallediyor işi," güldüm.

"Valla Alen'cim, Arel abinin inadı konusunda herkes susar oturur. Sende abini önce uyuz ediyorsun, sonra istediklerini yaptırmaya çalışıyorsun. Adamı uyuz etmeden söylesen yapar belki, ucundan. Minnak bir düşüncem var yapma konusu için." Begüm bakışları görünce derin bir nefes aldı. "Sadece iyi yönden düşünmek istemiştim. Ama Arel abi bu," göz devirdim.

"Çok yalvarmaya gerek yok. Abimin karakteri çoğu insandan farklı olduğu için herkes inatçı olduğunu sanıyor, ama hayır. Gerçekten gönülden istersen abim bir şekilde anlıyor ve kabul ediyor." Alen başını aşağı yukarı salladı.

"Abim inatçı değil, üşengeç. İnsanları kırmayı sevmediği için geç de olsa yapar söyleneni," gülümsedim. "Birde hemen toparlanıp ayağa bir kalksa ya. Dirençsiz bir bünyesi var," ofladım.

"Toplayacak," dedi Levent ve devam etti; "Ferit abi ve Rüzgâr abi sayesinde yakın zamanda toparlayacaktır. Zaten rengi yerine geldi, dikişleri de toparlıyor." Gene Levent'in beline sarıldım.

"Ve senin sayende." Başımın üzerinden öptü. Sınıfa telefonla konuşan Ali girdi.

"Abla tamam diyorum da! Sıkma beni! Hadi kapıyorum ben." Biraz karşı tarafı dinledi. "Tamam ya tamam. Gelirim bir gün. Okuldan izin alamam. Tamam," deyip kapadı.

"Bir şey mi oldu?" Gülümsedi.

"Bizimkiler işte ya. Bir şey olduğu yok," sıraya oturdu. "Ee? Nerede kalmıştık?" Ablası mı var?

"Hangi şarkıyı söyleceğimizi düşünüyorduk en son," Ali başını aşağı yukarı salladı.

"Bence yeni bir tane yazmak yerine eskilerden seçin. Sonuçta sizden başka kimse duymamış. Sınav da var zaten, kafaları çok yormamak gerek." Mantıklı.

"Kayra abi kabul edecek mi bakalım?"

"Eder abim ya," dedi Begüm. Tam o anda o da bana baktı ve göz göze geldik. Özür dilesene it!

"Ben mi özür dileyeceğim?" Sesli mi düşündüm? "Ve sen bana it mi dedin? İren gerçekten abartıyorsun. Ne olmuş yani Arel abiye sarıldıysam? Sende benim abime sarılıyorsun."

Bordo Ev -Orijinal-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin