*YAVUZ-1*

861 30 10
                                        


                   YAVUZ;

             Güçlü, çetin, keskin, sert...

    İnsan adının anlamını kişiliğinde taşırmış. Öyle değildi ama yaşadıklarım adımın anlamını kişiliğime yansıttı. Şu anki halimden çokta memnun değilim. Ben böyle olmak istemiyordum. Ama kardeşime yapılanlardan sonra her öğrendiğim gerçeklerle biraz daha acımasız oldum. Şimdi benim meleğim böyle pamuk prenses gibi uyurken ondan ayrılmak o kadar zor ki, ama gitmek zorundayım. Ona bunları yaşatanları yok etmeden durmayacağım. Sadece bunun için yaşıyordum. Yoksa bu içimdeki acı beni öldürecek. Ben düşüncelerimde boğulmuşken Neco'nun sesiyle kendime geldim.

'' Abi her şey hazır yarın sabah 8:00 de uçağın kalkıyor.'' Sessizce kafamı salladım.

''Abi''

''Söyle Neco kıvranıp durma''

''Bunu yapmakta kararlı mısın'' bu konuları meleğimin yanında konuşmak istemiyordum. Her ne kadar uyusa da o benim sesimi her şekilde duyardı. Saçlarını koklayıp öptükten sonra odadan çıktım. Meleğimin yanındaki savunmasız halim kaybolup en sert halime geri döndüm.

''Beni sorgulamaktan vazgeç Neco''

''Abim sorgulamak değil, öl de onu bile sorgulamam. Ama ne bileyim o kızda nazenin gibi masum. Hiç bir şeyden haberi yok. Yazık değil mi?''

''Ulan benim kardeşimde masumdu.''

      Hastanenin koridorlarında çınlayan sesimle herkes bize bakmaya başladı. Bir an önce buradan çıkmam lazımdı. Yoksa hastane falan dinlemeyip Neco'ya dalacaktım. Kimse görmüyordu. İçimdeki ateşin her gün beni nasıl yakıp yok ettiğini görmüyorlardı.

        Hastane bahçesine çıkıp derin bir nefes aldım. Biraz olsun sakinleşmeyi umut ettim. Nazeninle yapardık. Nefes seansları...

       Onu o güzel yüzünü cıvıl cıvıl hallerini düşünmek beni rahatlatıyordu. Onun o eski haline tekrar kavuşmasını sağlamak için gerekirse ellerimi bile kana bulardım. Yeter ki o iyi olsundu. Neco'nun ne ara yanıma geldiğini bile fark etmedim.

''Gitmeden akşama bir şeyler yapalım'' 

''yapalım abi''

''Ben şirkete geçiyorum sende ne işin varsa hallet gel. İşlerin devrini yapalım.''

''Tamam abi'' sesindeki kırgınlık canımı sıkıyordu ama beni anlamıyordu. Ofise geçip bütün dava dosyaları ve holdingle olan işleri Neco'ya devrettikten sonra dertleşeceğimiz yere geldik.

''Ooooo gençler hoş geldiniz.''

''Hoş bulduk abi uzun bir süre burada olmayacağımda hem seni bir görelim hem de biraz kafa dağıtalım dedik.''

''Tamamdır. Siz geçin ben hemen çocukları yönlendiriyorum.''

      Derin sessizlik. Ne Neco konuşuyor ne de ben, sadece masaya servis yapan çocuğun sesleri vardı.

''Beni hiçbir zaman anlamayacaksın dimi''

''anlamamak değil abi''

''Ne peki''

''Bu işte en çok yine sen zarar göreceksin''

''Bak işte anlamıyorsun. Nazenin eski haline gelsin de ben önemli değilim. Sen görmedin Neco, onu o kanlar içinde görmedin. Kolu kanadı kırılmış şekilde görmedin. Beni anlayamazsın. Uyanıp ta gerçeklerle yüzleştiğinde gözleri dolu dolu ilk bana baktığında benim nasıl çaresiz kaldığımı görmedin. Abi sen düzeltirsin dimi her şeyi ben yine yürüyebilirim dediğindeki içimdeki acıyı görmedin. Benden cevap alamayınca ben bir daha dans edemeyeceğiyim diye ağlarken görmedin.''

   Şimdi sadece ben değil Neco da benimle gözyaşı döküyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

   Şimdi sadece ben değil Neco da benimle gözyaşı döküyordu. Gecenin ilerleyen saatleri böyle geçip gitti. Sabah erken kalkıp hava alanına gittim. Yerime oturup başımı yana çevirdiğim de daha gökyüzüne çıkmadan bir gökyüzü ile karşılaştım. Kafasını hemen çevirdi. Bütün yo boyu ara sıra bu küçük varlığı izledim. İnişe geçtiğimiz sıra da başımı çevirdiğimde yanaklarından akan gözyaşlarını gördüm. İstemsizce elim çenesine dokunup kendime çevirdim. .O gözlerde boğulduğumu hissettim.

''Ağlama ufaklık sen ağlayınca gökyüzü de ağlıyor.'' Bir süre baktıktan sonra aceleyle başını cama çevirdi. Uzun zaman sonra ilk defa nazeninin dışında bir kadına gülüyordum. Yolculuğun geri kalanı sessizce geçti. İndikten sonra etrafa baktım ama onu bir daha göremedim. Beni bekleyen araca binip çiftliğe geçtim. Kapıda ki coşkulu karşılamadan sonra yemekler yendi. Oturup kahve keyfi yaparken beklediğim telefon geldi.

''Efendim Neco''

''Abi bütün bilgiler mailinde''

''Tamam sağ ol''

''Hayırdır oğlum''

''Yok bir şey dedem işle ilgili, ben müsaadenizle odama çıkıyorum.''

''Tamam oğlum iyi geceler.'' Odaya geçip bilgisayarı açtım. Bakalım neler bulabilmiş Neco kız hakkında. Mail açılınca bilgilerde saçılmaya başladı. Son sayfadaki resimlere gelince donup kaldım. Aradığım kız uçaktaki kızdı.

''Kahretsin...

        Arkadaşlar bu bölüm ve gelecek olan bölüm yavuzun ağzından dinleyeceğiz. Birde onun cephesinden bakıp, neler yaşadığını göreceğiz. Geciken bölüm için özür dilerim. :) 

GÜLFEDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin