Parti sona erdiğinde Aleksandra içeriye girdi ve kendisini geniş koltuğun üzerine bıraktı. Saatlerdir topuklularının üzerinde ayakta durmaktan yorulmuştu. Ashley ve Jason'a baktığında onların da kendisi gibi olduklarını gördü. İkisi de kendilerini bir koltuğa bırakmış hatta Ashley ayakkabılarını bile çıkartmıştı.
''Uzun bir süre papyon hatta kravat takabileceğimi sanmıyorum,'' dedi Jason papyonunu çıkartmaya çalışırken. Zaten bütün gece boyunca papyonuyla oynayıp durmuştu.
''Düğünümüze daha az insan çağırmalıyız. Hatta sadece arkadaşlarımızı bile çağırabiliriz. Bir kez daha insanların yüzümü yalamasını istemiyorum.'' Ashley yüzünü buruşturarak yanaklarını silmeye çalışırken Aleksandra kıkırdadı.
''Sızlanmayı bırakın,'' dedi ve doğruldu. ''Her şeye rağmen çok güzel bir nişan oldu. İnsanlar gözlerini sizden alamadılar."
''Güzeldi değil mi?'' diye sırıttı Ashley. ''Bu arada Leonard'la olan dansınız gözümden kaçtı sanma. Ayrılmış çiftlere göre oldukça 'samimi' görünüyordunuz.'' Ashley sırıtırken Jason ona katıldı.
"Gerçekten Aleksandra. Biz bile öyle dans etmedik,'' dedi.
Aleksandra'nın yanakları ısınırken ikisi kahkaha atıyorlardı. Oturduğu yerden kalkıp çantasını aramaya başladı.
''Size eğlence çıkardığıma sevindim ama artık gitmem gerekiyor,'' dedi. ''Biraz daha kalırsam eğer bu geceyi üçümüz birlikte geçiririz. Bunu istemezsiniz değil mi?'' Sırıtma sırası Aleksandra'ya geçmişti. Sesindeki ima oldukça netti ve onların yüzündeki kahkahayı silmeye yetmişti.
''Neden çantanı ararken sana yardım etmiyoruz?'' Hem Ashley hem de Jason kalkmış Aleksandra'nın çantasını aramaya başlamışlardı. Aleksandra bir yandan, "Neden yukarıda bırakmadım ki?'' diye kendi kendisine kızıyordu. En sonunda Jason elindeki küçük çantayla yanlarına geldiğinde rahat bir nefes aldı.
''Açık büfede bırakmışsın,'' dedi. Aleksandra çantasını orada bıraktığını tahmin etmeliydi çünkü Leonard gittikten sonra bol bol içkiye ihtiyacı olmuştu.
"Teşekkür ederim," diye mırıldandı. Çantasını Jason'dan geri alırken ikisine de tek tek sarıldı. "Tekrardan tebrik ederim çocuklar. Artık resmi olarak beni evlat edinebilirsiniz." Hepsi bir anda kahkaha atmaya başladı. Bu aralarındaki bir espriydi. Aleksandra her zaman yanlarında yalnız kalan kişi olduğu için onu evlat edineceklerini söylüyorlardı.
"Sanırım buna gerek kalmayacak." Ashley sırıtıp ona göz kırptığında Aleksandra gözlerini devirdi. "O halde iyi geceler," dedi ve evden çıktı.
Dışarıda Brandon'un arabasını gördüğünde kaşlarını çattı. Saatler önce partiden ayrılmış olması gerekiyordu. Arabanın yanına gidip içinin boş olduğunu gördüğünde içini bir merak sardı. Telefonunu çıkartıp Brandon'u aradı fakat telesekreteri karşısına çıkmıştı. ''Belki de alkollü araba kullanmak istememiştir,'' diye düşündü. Kendi arabasına bindiğinde, ''Belki ben de bu şekilde araba kullanmamalıyım,'' dedi ama bir an önce eve gitmek istiyordu. Kesinlikle sarhoş değildi ama tamamen ayık olduğunu da söyleyemezdi.
Jasonların evi çok uzak olmadığı için çabucak gelmişti. Arabasını garaja park edip içeriye girdi. Merdivenlerden çıkarken çoktan ayakkabısının tekini çıkartmıştı bile. En sonunda odasına ulaştığında küçük bir çığlık attı. Leonard yatağının üzerine oturmuş onu bekliyordu.
"Leonard! Ansızın karşıma çıkmaktan vazgeçmelisin.''
''Bu sefer ansızın çıkmadım. Dans ederken seni evde bekleyeceğimi söylemiştim.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölgeler Prensi
FantasíaÇoğu insan koskoca evrende yalnızca bir tane dünya olduğunu düşünür. Aleksandra'da onlardan birisiydi ta ki Leonard ile tanışana kadar. Leonard onun hayallerinin bile ötesinde bir yerden gelmişti. İkisinin yaşama tarzları, hayatları ve gelecekten be...
