-19

17 7 0
                                    

"Hazırsanız çıkın yola."

Yaman abi konuşur konuşmaz Pars, Eliz'i kucaklayıp fırlamıştı. En uzak yere onlar gidiyordu zaten. Barın ayakkabılarını bağlıyordu ve Teoman gitmeden kek yemek istediği için bekliyorduk.

Gerçekten gitmeden önce kek yemek istemişti ya adam.

"Ayda."

Deniz'in ağzından ismimi duymak garip hissettiriyordu bana. Ona döndüm.

"Ne var?"

"Ölme."

Barın ayakkabısını bağlarken güldü. "Ölme ne salak herif?"

Göz devirdim. Deniz, Barın'ı daha fazla beklemeden ikisinin havalanmasını sağlamıştı. Geçtiği yerlere damla damla su düşüyordu. Onlar da gözden kaybolurken Teoman geldi.

"Gidelim hadi."

Dumanların etrafımı sardığını hissettim. Hemen ardından havalanmıştım. Rüzgar yüzümü yalayıp yutarken Teoman konuştu. "Onu seviyorsun değil mi?"

"Kimi?"

"Kimden bahsettiğimi biliyorsun bence."

Omuz silktim. "Herkes bizi Yalım'la beraber sanıyor. Aramız açıldı."

Güldü. "Arkadaşların bilmiyor değil mi?"

Başımı salladım. "Bana anlatabilirsin, aramızda kalır."

"Göreve giderken bunları konuşmasak mı?"

"Sen bilirsin. Sadece geç kalmayın. Benden tavsiye. Savaşa gidiyoruz, ne olacağı belli değil."

Aklına yine Selin gelmiş olmalıydı. Haklıydı. Baran'ın yaptığını ben yapamıyordum. Yine de sevdiğiniz insandan bu tarz cümleler duymak basit değildi. Aşamıyordunuz.

Sevdiğim şarkıdan bir cümle mırıldandım. "Ben su muyum bunları kaldırayım?"

Teoman güldü. "Sen değil, bırak o kaldırsın."

Deniz'in pişman olmasını sağlarsam, anlatırsam içim soğur muydu?

Hiç sanmıyorum. Bir süre havada süzüldükten sonra bir evin önüne geldik. Tek katlı, beyaz bir evdi. Duvardan parçalar dökülüyordu. Kimse bunun içinde bir komandonun yaşadığına ihtimal vermezdi ama ev dört bir yanı görüyordu. Dışının böyle gözüktüğünü, içinin daha iyi olacağını tahmin ediyordum. Teoman kapıya tam 7 kere vurdu. Ne yaptığını anlamak için ona bakıyordum.

"Bizi tanıması için."

Başımı salladığımda kapı açıldı. Dev gibi bir adam karşılamıştı bizi. Boyu epey uzundu ve yapılıydı. "Takip edilmediniz değil mi?"

Teoman kafasını salladı. "Mümkün değil."

Adam beni de uzun uzun süzdükten sonra içeri buyur etti. Tahmin ettiğim gibi içerisi aşırı güzeldi. Çeşitli silahlar olması bir yana bastığımda çıkan sesten kaçış yeri olduğunu anlamıştım.

"Neden benimle konuşmak, görüşmek istediniz? Söyleyin bakayım."

Teoman boğazını temizledi. "Sevgilinizi mutant olduğu için öldürmüşler, üzgünüz."

MEH-RUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin