"Sedat'a öyle bakmayı kes."
Emrah telefonuyla oynarken konuşmuştu. Çünkü Alp, balkondan gözlerini kahvehanede oturmuş Sedat'a doğru dikmiş, öylece ona bakıyordu. Sedat'la tanıştıklarında zaten pek ısınmamıştı. Berber geçirdikleri bu iki hafta içinde de hiç, hiç, hiç ısınmamıştı. Adamın Ali Rıza'ya olan bakışları onu fazla rahatsız etmişti. Bildiğin, gözleri sürekli sevgilisinin üstündeydi. Alp sevgilisine güveniyordu ama yine de eski sevgilisinin dakikalarca onu Ali Rıza'yı izlemesi onu rahatsız ediyordu.
"Bu adamda beni rahatsız eden bir şey var."
Alp, karşısında oturan iki arkadaşına doğru konuştu. Yavuz elindeki bardağı balkonun mermerine koydu ve konuşmaya başladı.
"Alp, normalde sana 'abartıyorsun' demem lazım ama benim de gözüm bu adamı tutmadı. Böyle, bildiğin bakışlarıyla seni eziyor ya... Şeytan diyor: 'Seni küçümseyen o gözleri sök, misket diye mahallenin çocuklarına ver.'"
Emrah, sonra duyduğu şeyle gülümsedi ve telefonundan bakışlarını çekti.
"Adam bildiğin dizilerdeki kötü karakter. Sen buna dikkat et. Bakışları bakış değil, aranıza girip ilişkinize zarar vermesin."
Alp üzgünce geriye yaslandı.
"İşte benim korktuğum şey de bu. Ali Rıza'ya sonsuz bir güvenim var, ama böyle kıskançlıktan onu kırmak veya ilişkimize zarar vermekten çok korkuyorum. Zaten bu aralar istemsizce ona soğuk yapıyorum."
Emrah, arkadaşına destek olurcasına gülümsedi.
"Merak etme, zaten yarın kampa gidiyoruz. Sedat da yok artık orada, eski halinize dönersiniz."
Alp gülümsedi.
"İnşallah."
Alp de zaten bu kampı sabırsızlıkla bekliyordu. Biraz Ali Rıza'yla baş başa olmak ikisine de iyi gelecekti. Alp, zaten bu soğukluğu gereksizce yaptığının farkındaydı ama istemsizce yapıyordu. Eğer Sedat'ı görmezse, eski haline döneceğine çok emindi.
Dinçer yanında uyuyan adamla gülümsedi. Kamp alanına gelmişlerdi. Musa yüzünden sabahın köründe geldikleri için Yavuz uykusuna yenik düşmüştü ve arabada uykuya kalmıştı. Musa ve ailesi dışında diğerleri çadır kuracaklardı ama Musa, Ecrin gelebilsin ve havadan dolayı hasta olmasın diye karavan kiralamıştı. Diğerleri ise tam bir kamp havası olsun diye karavanda kalmak istemediler.
Dinçer'in eli sevgilisinin saçlarına gitti ve hafifçe okşadı.
"Yavuz."
Yavuz yerinde kıpraştı.
"Yavuz, sevgilim geldik."
Birkaç seslenmesiyle Yavuz yavaşça gözlerini açtı. Uyandığında ona doğru eğilmiş Dinçer ile gülümsedi. Dinçer eski pozisyonuna geçti. Yavuz etrafa baktığında geldiklerini gördü.
"Bizimkiler nerede?"
"Yolun başındaki marketten birkaç şey alacaklardı. Birazdan burada olurlar."
Yavuz başını anladım dercesine salladı. Sonra yanaklarını şişirdi. Bu görüntü Dinçer'e fazla tatlı geldi. Dayanamadı ve Yavuz'u öpmek için ona doğru eğiliyordu ki Yavuz, ellerini Dinçer'in göğsüne koydu ve onu durdurdu.
"Bizimkiler şimdi gelir, görürler bizi."
Dinçer duyduğu şeyle geriye doğru yaslandı.
"Haklısın."
Yavuz, Dinçer'in kırıldığını düşündüğü için hemen konuşmaya başladı.
"Özür dilerim, seni kırmak istemedim. Ben sadece..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Reis | Gay
Fiksi UmumÜç arkadaş yeni bir mahalleye taşınırlar. Ama o mahallede beklemedikleri bir şeyler vardı. Dostluk ve en önemlisi aşk gibi
