Maç

16.8K 979 215
                                        


Alp elindeki çerez paketini açtı ve önündeki küçük kâselere boşaltmaya başladı. Bugün maç vardı ve Ali Rıza'larla beraber izleyeceklerdi. Alp, yanında bardak hazırlayan Yavuz'a döndü.

"Bunlar yeter mi?"

Eliyle çerezleri göstererek konuşmuştu. Yavuz çerezlere baktı, sonra Alp'e döndü.

"Yeter."

Elindeki bardak tepsisini aldı ve içeriye gitti. Alp de çerezleri içeriye götürdü ve kendini bir koltuğa attı. Ali Rıza dışında herkes gelmişti. Ali Rıza'nın geç geleceğini söylemişlerdi. Emrah, küçük çerezliklerden bir tanesini eline aldı ve yemeye başladı. Şimdi hiç onları bekleyemezdi.

Alp, çalan kapıyla yerinden kalktı.

"Ben baktım."

Emrah, giden arkadaşının arkasından göz devirdi.

"Normalde bak desek ölse bakmaz. Ali Rıza abiye gelince koşa koşa bakıyor."

Kendi kendine konuşmuştu ama yanındaki Emre bunu duymuştu. Duyduğu şeyle güldü. Emrah, yanında bilgisayarla oynayan adama şöyle bir baktı. Sonra çerezi ona uzattı. Emre, görüş alanına giren çerezliğe elini daldırdı ve iki tanesini ağzına attı.

"Sağ ol."

Emrah'a bakmadan konuşmuştu. Emrah, ondaki bakışlarını bu sefer televizyona çevirdi ve reklamları izlemeye başladı.

Ali Rıza, merdivenleri çıkarken kapıda gördüğü kişiyle gülümsedi. Alp de onun gülüşünü görünce otomatik olarak o da gülümsedi. Ali Rıza daha fazla orada beklemesin diye hızla içeriye girdi. Üstündeki ceketi çıkardı ve vestiyere astı. Gömleğinin kollarını katlamaya başladı. Alp, yaptığı hareketleri büyük bir ciddiyetle izliyordu.

"Bizimkiler geldi mi?"

Alp başını salladı. Ali Rıza, onun yüzüne kısa bir süre baktı. Sonra eli Alp'in kısalttığı saçlarına gitti.

"Yakışmış."

Alp gülümsedi.

"Kesip kesmemek arasında çok kaldım ama gözüme giriyordu, ben de kestim."

Ali Rıza elini oradan çekti.

"Uzun hali de güzeldi ama bu halin daha bir güzel olmuş."

Alp, Ali Rıza'nın beğenmesine sevindi. Bir ara pişman olmuştu ama Ali Rıza beğenince saçları gözüne daha güzel geldi.

Ali Rıza dokunduğu için bozulan saçlarını düzeltti. Ali Rıza tekrar bozdu.

"Yaa Ali Rıza, bozmasana."

Konuştuktan sonra saçlarını düzeltmek için elini kaldırınca Ali Rıza elini tuttu.

"Yavrum, dağınık daha güzel."

Alp duyduğu şeyle elini indirdi.

"Peki."

Ali Rıza, onun yüzüne son kez baktıktan sonra içeriye girdi. Alp, demin kalktığı koltuğa oturdu. Alp de onun yanına oturdu. Ali Rıza bununla gülümsedi. Alp kendini koltukta geriye yasladı ve gözlerini televizyona dikti.

"Musa, acaba patikleri ne zaman giymeyi düşünüyorsun?"

Dinçer'in sert sesiyle herkesin bakışları oraya döndü. Musa, bıkınca bir nefes vermek istese de Dinçer'den korktuğu için patikleri giyemeye başladı. Bugün Dinçer'in tuttuğu takımın maçı vardı. Yani aklı olan ne derse yapar.

"Neden patik giyiyor?"

Alp merakla sordu. Musa, patikleri giyince geriye yaslandı. Ayakları şimdiden sıcacık olmuştu. Yazın ortasında patik giyiyordu.

Reis | Gay Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin