2. Bölüm

412 18 4
                                        

"Multimedia Ekin Gürsoy"

"Hazal kalksana okula geç kalıyoruz kuzucuk"

Başımda kalkmam için bağıran Teoman'a aldırmadan güzel uykuma devam ediyordum. Ancak Teoman'a daha fazla direnemeyeceğimi anlayınca kendimi uykunun kollarından aldım. Ve uyku mahmurluğundan kurtulunca aklıma gelen şeyle aniden irkildim. Bir dakika Teoman mı? Gözlerimi aniden açtım ve aynı anda "Teo" diye bağırdım.

Teoman ağabeyim kadar değer verdiğim biricik kuzenimdi ve uzun süredir de görmüyordum. Yataktan kalkıp kucağına atlarken

"Senin burada ne işin var ?" dedim. Kollarımı boynuna sımsıkı dolarken cevap verdi.

"Seni özledim be kuzucuk gelip sürpriz yapayım dedim. Zaten Aras'ın cenazesinde de yanında olamadım" dedi sona doğru kısılan sesiyle.

Bakışlarım aniden değişirken Teo devam etti. "Ayrıca amcanla tanıştım ve ne kadar onaylamasam da almak istediğin intikam hakkında birkaç bilgim var. Ama ne olursa olsun bu işte yanındayım Hazal" dedi.

Açıkçası Teo'nun yanımda olması beni mutlu ediyordu. Hele ki bu işte yanımda olması daha da mutlu ediyordu. Ona güveniyordum. Suratımda ki tebessümle Teo'ya baktım oda gülümsüyordu. "Yanımda olmana sevindim Tosba" dedim. Ardından da sımsıkı sarıldım.

"Yeter artık bu kadar duygusallık hadi hazırlan okula geç kalıyoruz. Ne bakma öyle kızım yanındayım demedim mi ben sana. Aynı okula gidiyoruz . Melih amca anlattı her şeyi" dedi.

Teoman odamdan çıkınca hemen banyoya gittim ve yüzümü yıkadım. Okulun lacivert eteğini ve kırmızı tişörtünü giydim. Sarı dalgalı saçlarımı da salık bırakıp gözlerime rimel ve eyeliner çekmiştim. Parlatıcımı da sürünce tamamen hazır olarak odamdan çıktım. Okul için hazırdık ve vakit kaybetmeden evden çıktık.

Ekin'e yakın olabilmek için onun okuduğu Özel Karayel Kolejine kaydolmuştuk. Derin bir nefes alıp Teo'ya döndüm. "Hazır mısın Tosba' dedim ve yüzünü buruşturmasını keyifle izledim. Tosba dememe sinir olduğunu biliyordum ve her fırsatta da söylüyordum.

"Ben her zaman hazırım güzelim. Hadi girelim şu müdür..." Teo cümlesini tamamlayamadan arkadan birisinin çarpması ile öne doğru sendeledi. Ağzından kısık bir küfür savurdu ve aynı anda arkasını dönüp çarpan kişiye baktı.

"Dikkat etsene bilader" dedi sinirli ses tonuyla. Karşımızdaki çocuk cevap verecekken müdürün odasından çıkan Ekin'i görüp sustu. "Meriç ara bizimkileri toplansınlar" dedi. Çocuk tamam anlamında başını salladı ve gitti. Demek küçük veliahtın arkadaşı Meriç buydu.

Yanımda sinirle söylenen Teo'ya döndüm ve "Sakin ol Tosba intikam oyuncaklarımız onlar. Bunu da öderler." dedim Ekin ve Meriç'i göstererek.

Şaşkınlıkla bakan Tao'ya durumun ayrıntılarını sonra anlatmaya karar vererek müdürün odasına girdim. Ne yazık ki Teoman'la aynı sınıfta değildik. Ben 12-E sınıfında o ise 12-C sınıfındaydı. Ama biliyordum ki amcam beni Ekin ile aynı sınıfa aldırmıştı.

Teoyla sınıfımın önüne gelince ayrıldık ve derin bir nefes alıp içeri girdim. Şansıma sınıfta birkaç öğrenci dışında kimse yoktu. Nereye oturacağım konusunda kararsızlık yaşarken

"Merhaba" dedi arkamdan bir ses. Başımı çevirip baktığımda siyah saçlı ve saç rengine zıt olan beyaz tenli bir kızla karşılaştım. "Merhaba" dedim hafif gülümsemeyle.

"Sanırım sen yeni kızsın. Ben Başak istersen yanıma oturabilirsin" dedi samimi olan ses tonuyla.

"Ah evet yeni kız sanırım ben oluyorum" dedim gülerek ve ardından ekledim. "Hazal ben" dedim ve Başağın gösterdiği sıraya oturdum.

Eğer İstersenBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin