30.Bölüm

175 7 0
                                        

Multimedya: Hazal'ın giydiği elbise ve son görüntüsü. Ayrıca bölümden bir kare...
Playlist: Badem - Bir Ben gibi Sev /  Evanescence - My Immortal

Ve ben, Hazal Atandım... Seneler önce ailesini trajik bir şekilde kaybeden zavallı Hazal Atan. Bildiği hiçbir şey yokken, her şeye karşı kafa tutan aptal Hazal Atan!

Annemi kaybetmenin bana yaşattığı acıyı üzerimden henüz atamamıştım ki, babamın ölümüyle sarsılmış, hayattaki tek varlığım olan abime tutunmuştum. Ailemizden geriye sadece o ve ben kalmıştık. Kimsesiz kalmış iki kardeş, birbirine yetmeye çalışmıştık. Birbirimizi avutmuş, birbirimizi ayakta tutmuştuk.

Sadece abim değildi ki o benim; anam, babam, her şeyimdi. Zaten ondan başka da kimsem yoktu. Onun varlığı bana biraz olsun yaşam gücü verirken, ansızın onu da kaybetmiştim. Artık bu koca dünyada, kötülüklerin göbeğinde, karanlık bir kuyunun dibinde tek başıma kalmıştım.

Olanlardan bir haber, kulaktan dolma onlarca yalana kanmış ve kendimce bir doğru yaratmıştım. Annemi ihanetinden bir haberken babamı, annemi ve abimi öldürenin Gürsoy'lar olduğuna inanmış ve intikam istemiştim.

Ne kadar da zavallıca! Yalanlarla dolu bir hayatta, tek başıma Kenan Gürsoy'a kafa tutmuştum!

Aileme karşılık ailesini istemiştim. Erdinç'e yakınlaşmış onu kendime bağlamıştım. Ve sonra da onu hiç düşünmeden ortada bırakarak ardımda koca bir enkaz bırakmıştım. Aynı şeyi Ekin içinde düşünürken her şey tepe taklak olmuş, aşık olanda ben, bağlanan da ben olmuştum. Ve tabi Ekin de...

Biz birbirimizi sevmiş, seviyor ve sevecektik!

Ve yine ben, on sekiz yaşını henüz doldurmuş, bu gece on dokuzuncu yaşına adım atacak olan Hazal Atandım. Bir yıl önce çektiği acıları dindirmek için çıktığı yolda, en başa dönmek için çabalayan Hazal Atan. On sekizinci yaşında, henüz yolun başında yapmış olduğu hataları düzeltmek için büyük çaba sarf ediyor ve edecek olan Hazal Atan!

Yola çıkarken doğru kabul ettiğim şeylerin yalan olduğunu henüz birkaç hafta önce kavrayabilmiştim. Önce annemin ihanetini öğrenmiş, babamın ve abimin ölümlerinin sandığım gibi olmadığını öğrenmiştim. Ve şimdi de aslında abimin öz abim olmadığını öğreniyordum. Yine annem sayesinde bir yalandan daha henüz kurtuluyordum.

Babamın annemi yıllar önce aldatışını, abimin başka bir kadından oluşunu ve annemin bunu kaldıramayışını. Pembe diziye dönmüş hayat hikayemi dinlerken artık eskisi kadar garipsemiyorum. Birbirine sadık kalamayan eşler, başka kadınlardan olan çocuklar, hayatlarını uçuruma sürükleyen bizler...

Yinede sol göğsümde oluşan ince bir sızıya mani olamıyorum.

Annemin ihanetini bilirken babamın ihanetini yadırgamıyorum. Ama hayatımın en kıymetli yerine sahip olan abimin; öz abim olmadığını öğrenmenin üzerimdeki ağırlığını kaldıramıyorum.

Yaşıtlarımın aksine; okula gitmiyor, arkadaşlarımla boş vakitlerimi değerlendireceğim masum bir hayat süremiyordum. Okul çıkışlarında kafelerde, kütüphanelerde, konserlerde vakit öldüremiyordum. Ya da yaptığım masum hataların bana kattığı deneyimlerle mutlu olmaya çalışamıyordum. Aksine, hayatın bütün yükünü sırtlanmış, yaptığım onlarca hatayı düzeltme yolları arıyordum.

Yolumu aydınlatacak bir ışık, elimi tutup beni bulunduğum dipsiz kuyudan çıkartacak bir el bulmuştum. Ve şimdide savaşacaktım. Savaşmalıydım.

Ekin, hiç hesapta yokken oynadığım oyundaki ibreyi ters tarafa çevirmeyi başarmış, beni kendisine inandırmıştı. Ona aşık olmuş ve hatta bağlanmıştım.

Eğer İstersenBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin