Multi'de Hazal'ın giydiği elbise, saçları ve ayakkabısı var :)
Playlist: Demir Demirkan- Zaferlerim
---
Dün gece gözlerimi kapatırken gördüğüm son şey Ekin'in yüzü iken sabah kalktığımda gördüğüm ilk şey yine onun yüzü olamamıştı. Zorlukla gözlerimi açıp yattığım yerden doğrulduğumda yanımda yoktu. Onu yanımda göremediğim için sebepsizce öfkelenmiştim. Yanlış bir şey yapmışız gibi kötü ve değersiz hissetmeme neden olmuştu.
Bacaklarıma dolanmış yorgandan kurtulup yataktan kalktığımda boş odada karşımda Ekin varmış gibi söylenerek banyoya adımlamıştım. Sinirli homurdanmalarımı kesen ve gülümsememe neden olan şey ise Ekin'in banyodaki aynama yapıştırdığı notu olmuştu.
'Birkaç gündür yaşamaman gereken çok fazla şey yaşadığının farkındayım. Yıpranmış ve de yorgun olduğunu düşündüğüm için seni uyandırmak istemedim. Ben gelene kadar istediğin kadar aylaklık edebilirsin...Ancak birimizin işleri yoluna sokması gerek. İşlerimi halledince gelip seni alacağım...yapmamız gereken ufak bir iş var. Kendine dikkat et...Ben gelene kadar bu notu okumuş ve de hazırlanmış ol.'
Tek hareketiyle yüzümü güldürüp tek lafıyla her şeyimi paramparça eden bir çocuktu Ekin. Olmaması gereken bir şeydi ancak buna engel olamıyordum. Onun yanında her şeyi unutuyordum. Geçmişimi, geleceğimi, her şeyi. Sadece o an önemli oluyordu. O ve bana bakan gözleri...
"Hazal! Daha ne kadar o lanet kabinde durmayı planlıyorsun acaba?! Hayır yani giyemediysen gelip giydirebilirim."
Sabahki yaşadığım o güzel anları zihnimde tekrar canlandırmama engel olan şey her zamanki gibi yine Ekin oldu. Ufak bir işimiz var dediği şeyin benimle birlikte alışverişe çıkmak olduğunu hiç düşünmemiştim. Ona gerek olmadığını söylesem de yarın için gerekli olacağını ve daha fazla soru sormamı söylemişti. Bende onunla alışveriş yapmanın eğlenceli olacağın düşünerek kabul etmiştim. Şimdi ise kırmızı renkte ve göğsümden başlayıp göbek deliğime kadar dekoltesi olan, ayrıca kalçamın hemen altında biten bir elbiseyle kabinin içinde kalmıştım. Bu elbise haddinden daha fazla açıktı ve bununla asla insanların karşısına çıkamazdım. Her şeyin bir sınırı vardı ve bu elbise benim sınırlarımı fazlasıyla ihlal ediyordu.
"Kızım çıksana şu siktiğim kabinden!"
Ekin'in sinirle tekrar bana seslenmesi üzerine umutsuzca üzerime bakarken konuştum.
"Şey Ekin ya...acaba başka bir elbise falan mı versen bu olmadı sanki"
"Saçmalama Hazal. Sinirleniyorum bak çık artık şuradan!"
Aptal! Senin karşına bu halde nasıl çıkacağım ki ben. Lanet olsun sana da, sinirine de. "Tamam o zaman. Etrafta senden başka birisi var mı?" derken kabinin kapısını açıp kafamı uzatmıştım. Ekin bıkkınlıkla nefesini üfleyip sinirle homurdanırken kolumdan tutup dışarı çıkmamı sağladı.
Bakışları şaşkınlıkla üzerimde gezinirken rahatsızca olduğum yerde kıpırdandım. Gözlerini kırpıştırıp ağzını araladığında ondan önce davranarak ben konuştum.
"Tamam.." derken ellerimi kaldırarak konuşmasına engel oldum. "Ben şimdi bunu değiştiriyorum. Sakın bir yorum yapma" dedim. Elinde tuttuğu diğer elbiseyi alıp hızla çıktığım kabine tekrar girdim. Yeterince utanmıştım ve daha fazlasına gerek yoktu. Düşüncelerini kendisine saklamalıydı.
Hızla üzerimdeki elbiseden kurtulup yeşil renkteki neon elbiseyi giydim. Dışarıdaki Ekin'in homurtularını duyduğumda daha fazla bekletmemek adına derhal kabinden çıktım. Ekin'i umursamadan aynanın karşısına geçtiğimde gördüğüm manzara yüzümü gülümsetmeye yetmişte. Kalın askılı göğüs kısmı dar ve eteklerine doğru bollaşan elbise dizimin bir karış üstünde bitiyordu. Sırtında kare şeklinde bir dekoltesi, dekoltenin hemen altında da zarif bir kemeri vardı. Gerçekten de fazlasıyla hoş bir elbiseydi. Suratımdan silemediğim gülcüklerime bir yenisini daha eklerken eteklerimden tutarak Ekin'e doğru döndüm ve başımı sağ omzuma doğru eğerek "Nasıl olmuş?" dedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eğer İstersen
JugendliteraturSigarasından son bir nefes çekerek yere attığında gri dumanını başını bana çevirdiğinde dudakları arasından bıraktı. Yerdeki sigara izmaritini ayağıyla ezerek vücudunu bana çevirdiğinde gözlerini gözlerime sabitledi. Belli bir süre gözlerini dahi kı...
