Playlist: Mabel Matiz ve Ceylan Ertem- Kör Heves
"Multimedia- Kıvanç ve Ekin"
Kimseye gözükmeden eve geldiğimde, evde Ekin'in olmamasıyla rahatlayarak hızla odama çıktım. Başımda tarifsiz bir sızı vardı. Zihnim adeta bana işkence ediyordu. Son bir ayda o kadar çok şey yaşamıştım ki, ne yapmam gerektiğini, nasıl davranmam gerektiğini unuttuğum zamanlar oluyordu. Beynimin içinde benden bağımsız hareket eden bir sürü canlı varmış gibi hissediyordum. Hepside kendi tezini savunan ve bir türlü susmak bilmeyen onlarca canlı...
Bu gece beynimdeki sesleri susturup, yapmam gerekenleri unutup eğlenmek istemiştim. Sadece bir gece karmaşık hayatımdan kurtularak özgür kalmak istemiştim... Ne var ki bu gece de her gecem gibi ve hatta her günüm gibi zorlu geçmişti.
Önce Ekin sarhoşken beni öpmüştü. Ah..lanet olsun! Bu çocuğun aklında dolanan tilkilerin amacını merak ediyordum. Beni öptüğünde kendimi sürtük gibi hissetmiştim. Daha önce ne kadar kabul edemesem de onu öpmeyi istediğim zamanlar olmuştu ancak bunu Ekin'in sarhoşluğuyla yapmasına müsaade edemezdim. Altına aldığı sürtüklere davrandığı gibi davranmasına izin veremezdim. Vermezdim!
Ekin'i düşünmek tekrardan dudaklarımda alkol tadın hissetmeme neden olurken. Hızla banyoma girerek dudaklarımı yıkayıp yüzüme üst üste soğuk su çarparak kendime gelmeyi diledim. Kafamı kaldırarak aynadaki görüntümle göz göze geldiğimde soğuk suyun fayda etmeyeceğini anlamam zor olmadı.
Tekrar odama girip yatağıma uzandığımda bacaklarımı kendime çekerek kollarımı etrafıma sardım. Bu gece. Ben. Ekin'in. Aşık olduğu kızı görmüştüm. Kahretsin o kızı hiç böyle tahmin etmemiştim. Ben onun saf, masum ve Kıvanç'tan zarar görmüş bir kız olduğunu düşünürken yanılmıştım. Tam anlamıyla bir sürtük gibi davranarak Kıvanç'ı öpmüştü. Onu istediğini kendi kulaklarımla duymuştum. Ekin'in bütün bu olanlardan haberinin olmadığını tahmin ediyordum. Hatta buna emindim. Yoksa o kız için Kıvanç'tan intikam almak istemezdi. Ya da ondan bahsederken hala aşık gibi davranmazdı. Aptal insanlar. Aşık olmak tam anlamıyla aptallıktı. Ekin ise bunun kanlı, canlı kanıtıydı.
Bunu ona söylemek ve söylememek arasında kalmak işkence gibiydi. O çok değerli Defnesi'nin Kıvanç'ın sürtüğü olduğunu bilirse üzüleceğini biliyordum. Bunu duyarsa yıkılırdı. Ama duymazsa...ne saçmalıyorum ben. Bütün bu olanları önünde sonunda mutlaka öğrenecekti ve benim amacımda onu koruyup kollamak, o üzülmesin diye çabalamak değildi. Tam tersi canın yanması işime gelen taraftı.
Hızla yattığım yerden kalkıp üzerimdeki elbiseden kurtularak rahat bir şeyler giydim. Biraz rahatlamaya ve kafamı toplamaya ihtiyacım olduğu için sert bir kahve içip kendime gelebilirdim.
Mutfağa girip kahvenin nerede olduğunu ararken duyduğum sesle hareketlerimi keserek sese odaklandım. Tanıdık gelen melodiyle rahatlayarak mutfaktan çıkarak telefonumu nerede bıraktığımı hatırlamaya çalıştım. Sesi takip ettiğimde girişte yere attığım çantamın içinden geldiğini anlayarak oraya yöneldim. Telefonu çantanın içerisinden çıkartırken arama bitmişti ve ben kimin aradığına bakamadan tekrar çalmaya başlamıştı. Ekranda yazan isimle kaşlarım çatılırken gecenin bu saatinde neden aradığına bir anlam veremediğim için telefonu açtım.
"Erdinç?" dediğimde bir cevap alamayınca tedirgin ses tonumla "Erdinç? Neler oluyor, neden bu saatte aradın?...sen iyi misin?" dedim.
"Hazal bak. Hiçbir şey söyleme. Beni iyi dinle tamam mı? sakın lafımı bölme."
Neler olduğunu anlamaya çalışırken Erdinç'in ağzından yuvarlanarak çıkan kelimelerinden sarhoş olduğunu anlamıştım. Bir gecede iki sarhoş Gürsoy'la muhatap olmak Allah'ın bir cezası olsa gerekti. Ancak bu saatte bu kadar önemli olan şeyi merak ederek ağzımdan onu onaylayıcı mırıltılar çıkartarak konuşmasını bekledim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eğer İstersen
Teen FictionSigarasından son bir nefes çekerek yere attığında gri dumanını başını bana çevirdiğinde dudakları arasından bıraktı. Yerdeki sigara izmaritini ayağıyla ezerek vücudunu bana çevirdiğinde gözlerini gözlerime sabitledi. Belli bir süre gözlerini dahi kı...
