"Multimedia Ekin"
Yüz on sekiz
Yüz on doku
Yüz yirmi
"Tam iki dakikadır bir cevap bekliyorum ukala"
Kollarımı göğsümde birleştirmiş ve ağırlığımı sağ bacağıma vererek sinirle Ekin'e bakıyordum. Sabahtan beri sorduğum neden Bursa'ya gideceğimizi ve neden bir saattir burada beklediğimiz sorusuna bir yenisini daha yaklaşık iki dakika önce sormuştum ve bana saçma sapan cevaplar vererek susmamı söylemişti.
"Yüz kere sorduğum soruyu yüz birinci kez daha soruyorum. Burada ne yapıyoruz?" dedim ben yokmuşum gibi davranıp telefonuyla uğraşan küçük veliahta.
Başını eğdiği telefondan hafifçe kaldırarak kaşlarını çattı ve "Yüz birinci kez cevap veriyorum o zaman" dedi ve telefonunu cebine koyarak devam etti "Tarih ödevin için Bursa'ya gidiyoruz. Ve aynı şekilde yüz birinci kez susmanı söylüyorum." dedi.
Aptal. Bu çocuk Kenan Beyin çocuğu olduğunu belli ediyordu fakat Erdinçle kardeş olmaları şaşırtıcıydı. O kibar ve hoş bir çocuktu. Ekin ise tam tersiydi.
Karşısında çocuk varmış gibi davranması ciddi manada sinir bozucuydu. Kıvanç ve biricik aşkı Defne'nin intikamı için oraya gittiğimizi tahmin etmek zor değildi.
"Birincisi o benim değil bizim ödevimiz. İkincisi bu ödev için Bursa'ya gitmeyi istemiyor olabilirim. Üçüncü ve sonuncu olarakta bana gerçeği söyle. Kıvanç orada değil mi?" dedim.
Benden yardım isteyipte daha sonra bunu benden saklaması saçmaydı. Ya da değildi. Tanımadığı bir kıza güvenmemesi gerektiğini anlamış olabilirdi ki bu benim tercih edeceğim bir şey değildi.
Yaslandığı arabadan kalkarak yanıma yaklaştı ve bana doğru eğilerek konuştu.
"Meraklı ve gereksiz konuşman ciddi manada sinirimi bozuyor. Neden gittiğimizi ya da ne yapacağımızı bilmen gerekirse zaten bilirsin. Sen sadece söylediklerimi yap yeter!"
Her zaman ki ukala tavırlarıyla konuşmasına alışmıştım ama beni elindeki oyuncağı olarak görmesine izin veremezdim. Bunun için ellerimi belimin iki yanına koyarak kaşlarımı çattım ve meydan okurcasına baktım gözlerine.
"Saçma salak bir ödev için beni oyuncağın olarak kullanabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun. Ben hiçbir şey yapmak zorunda değilim. Sana muhtaçmışım gibi davranmayı kes! Sana yardım edeceksem bana anlatman gereken şeyler var. Hatırlatırım ki benden yardım isteyen sendin."
Belki bunu söylemem yanlıştı çünkü bana defolup gitmemi söyleyebilirdi ve kendi intikamım suya düşebilirdi. Ama beni küçümsemesine izin veremezdim hele ki oyuncağı olarak görmesine asla izin veremezdim.
"Tamam haklısın senden saçma bir ödevden dolayı yardım isteyen benim. Şimdilik bilmen gereken bir şey yok. Bazı şeylerden emin olana kadar sana bir şey söyleyemem. Senden yardım istedim evet ve sende kabul ettin. Kabul etmeye bilirdin ama ettin. Şimdi sorun çıkarma lütfen ve bin şu arabaya artık gidelim" dedi.
Az önceki ukala ve sert tavırlı Ekin yerini uysal ve sakin bir Ekin'e bırakmıştı. Haklı olduğumu ve ona yardım etmemi istemişti. Defolup gitmemi değil. Bu durum beni şaşırtmıştı doğrusu. Ama yeni yeni fark ettiğim bir şey vardı ki Ekin ne kadar belli etmemeye çalışsa da benden başka ona yardım edecek kimse yoktu. Bana muhtaçtı. Aslında arkasında ona yardım edebilecek bir sürü kişi vardı ama hiçbirini istememişti. Bunun nedeni her ne ise öğrenecektim. Bilmediğim çok şey dönüyordu bu oyunda.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eğer İstersen
Teen FictionSigarasından son bir nefes çekerek yere attığında gri dumanını başını bana çevirdiğinde dudakları arasından bıraktı. Yerdeki sigara izmaritini ayağıyla ezerek vücudunu bana çevirdiğinde gözlerini gözlerime sabitledi. Belli bir süre gözlerini dahi kı...
