3. Bölüm

254 17 2
                                        

'Multimedia Teoman'

Okuldan gelir gelmez üzerimdeki yorgunluğu atmak adına duşta geçirdiğim bir saatin ardından yatağıma uzanmıştım. Güzel uykumdan uyanmamı sağlayan kapı tıklamasına içimden küfürler savururken gözlerimi açtım. Gerçekten yorgundum ve ne için geldiklerini bile merak etmiyordum. Karşımda dikilen Teoman ve amcam arasında gidip gelen bakışlarım Teoman'ın konuşması ile son buldu.

"Sana bir iyi bir de kötü haberim var kuzucuk önce hangisini duymak istersin?" dedi. Bakışlarımı tekrar ikisi arasında gezdirip yatağımdan kalkarken

"Kötü olandan başla" dedim.

Yaşadığım şeylerden sonra daha nasıl kötü haber alabilirdim ya da ne kadar kötü olabilirdi merak ediyordum doğrusu.

"Senin için spor salonuna kayıt yaptırdım güzellik" dedi neşeli sesiyle. Ona mal mısın bakışları atarken "Erdinç Gürsoy spor salonu işletiyor ve zamanın çoğunu da burada harcıyor. Bu yüzden de kaydını yaptırdık." dedi amcam.

Spordan nefret ederdim ve bunu da herkes bilirdi. Gerçekten de kötü bir haberdi. Bunun üzerine sıkıntıyla nefesimi üfleyip elimle alnımı ovalarken "İyi haberi alayım" dedim.

Teo keyifle gülüp "İyi haber de" dedi son heceyi uzatarak ve yavaşça kapıya yaklaşıp ekledi."Bugün başlıyorsun" dedi.

Başına gelecekleri bildiği içinde kahkahaları arasında odamı terk etti. Söylediği şeyle eş zamanlı olarak çığlık atmıştım. Amcama dönüp

" Çok erken ama kendimi bu işkenceye hazırlamam lazımdı!" dedim. Amcam bu mızmız halime gülerek "Hadi bakalım hazırlan da Teoman seni bıraksın" dedi. Tamam anlamında başımı sallayıp dolabımın önüne geçtim. Üzerimdeki tavşanlı pijamalarımdan kurtuldum ve ufak bir spor çantası hazırladım.

Oflayarak aşağı indiğimde bu halime gülen Teo'nun kafasına vurarak "Kes sesini yoksa öldürürüm seni Teoman" dedim.

Sinirlendiğim zaman adıyla hitap ederdim ve oda bunu bilirdi. Buna rağmen hala gülmesini kesmeyen Teoman'a sinirle bakıp yastıklara uzanırken gülmesini durdurup ellerini önüne siper etti.

"Sakin ol şampiyon tamam sen kazandın" dedi. Bu hallerine gülümserken hemen ciddi halime dönüp "Yürü gidelim" dedim.

Spor salonunun önüne gelince Teo'ya dönüp masum bakışlarımla "Hakkını helal et Tosbam" dedim gülümseyerek.

"Abartma kızım ya alt tarafı spor yapacaksın. Eğlenmene bak" dedi. Söylediği şeylere yüzümü buruştururken arabadan indim ve Teo'ya el salladım ardından da kaderime boyun eğerek salona girdim.

Üzerime giydiğim siyah şortum ve mor askılı tişörtümle soyunma odasından çıkıp etrafa kısa bir bakış atarken Erdinç'le göz göze gelmiştim. Bu fırsatı iyi değerlendirip anında gülümsedim.O sıra aklımdan ne geçtiğine dair bir fikrim yokken Fitness salonuna girmiş ve ağırlık kaldırmaya çalışmıştım. Evet sadece çalışmıştım çünkü yarım saattir sadece birkaç defa kaldırabilmiştim. Nefesimi üfleyip yenilgiyi kabulleneceğim sırada yanımda hissettiğim bedene dönerek gülümsedim. Tam da beklediğim gibi Erdinç Gürsoy gelmişti.

"Yardıma ihtiyacın var gibi" dedi yüzündeki masum gülümsemesiyle.

Yanıma gelmesi işimi kolaylaştırırken suratıma hafif bir tebessüm takınıp "Açıkçası ufak bir yardıma hayır demem" dedim.

Verdiğim cevaptan hoşnut olan bir ifadeyle ağırlığın üzerindeki elimi tutup kaldırmam için yardım etmişti. Bu esnada suratını iyice inceleme fırsatı bulmuştum. Tıpkı Ekin gibi babası Kenen beyi andıran bir yüzü vardı. Ekin'in kahve gözlerinin aksine mavi gözleri vardı ve kesinlikle onun gibi ukala değildi.

Kısa süreli çalışmamızı bölen şey benim çığlığım olmuştu. Becerikli ben (!) ağırlığı yerine koyarken bileğimi incitmiştim ve bunun verdiği acıyla da bağırmıştım.

Çığlığımla panik yapan Erdinç direk yanıma gelmiş ve bileğimi elleri arasına alarak "İyi misin?" demişti.

Bileğimi incitmem Erdinç ile yakınlaşmama sebep olurken gülümsedim ve "İyiyim. Sanırım daha dikkatli olmalıyım" dedim. Ardından bileğimi yavaşça çektim elleri arasından. Sıcak bakışlarını gözlerime dikip

"Peki o zaman eğer vaktin varsa kahve içmek ister misin?" dedi elleriyle ensesini kaşırken. Açıkçası beklediğim soruydu ve direk kabul etmiştim.

Erdinç ile yaklaşık bir saat oturup sohbet etmiştik ve benden hoşlandığına emindim. Öyle ki telefon numaramı alarak en kısa zamanda tekrar görüşmek istemişti. İstediğim şeyde tam olarak bu olduğu için kabul etmiştim.

Erdinç ile olan işim istediğim ölçüde şekillenmeye başlamıştı ve sırada Ekin vardı. Ekin abisi kadar kolay lokma olmadığını ilk karşılaşmamızda belli etmişti ama üstesinden gelecektim. Sonucu ne olursa olsun bu olacaktı.

Eğer İstersenBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin