39

616 63 34
                                        


bu ficin eski okuyucuları ya öldüler ya da en iyi ihtimalle emekli oldular sahil kasabasına taşındılar herhalde ama nabersiniz 

MG için yb attıktan sonra buraya uğrayayım dedim
bir daha ne zaman yb yazabilecek zamanım olur bilmiyorum ama 
yolumuzun kesişeceği o bilinmez güne dek kendinize iyi bakın
yorumlarınızı da eksik etmeyinn

 🎡

Dün gece enerji dolu saatler geçirdikten sonra Jungkook bende kalmış ve gitmemişti, sabah da benim tüm nazlanmalarıma rağmen Jungkook beni zorla kolumdan tutup banyoya fırlatmış ve hazırlanıp kahvaltıya inmem için yarım saatim olduğunu söyleyerek ortadan kaybolmuştu. Bende, o işe bir gün önceki takımın aynısıyla ve üstüne sinmiş olan kokumla gidecek olmayı derk etmeyerek bize kahvaltı hazırlarken el mahkum hazırlanmış ve yanına gitmiştim. Beş dakika oynaşmadan zor durduğu için geç kalacağımızı söyleyerek kafasına vurmam sonucu beni rahat bıraktığındaysa ağzıma zar zor bir şeyler tıkıştırıp kapıdan dışarı atmıştım kendimi. Ve şimdi de şirket yolundaydık.

'' Yaklaşıyoruz '' dedim artık ezberlediğim yolları geçerken, şirkete varmamıza beş dakika civarı kalmıştı sadece. 

'' Biliyorum bebeğim '' dedi Jungkook gözlerini yoldan ayırmazken, '' Kurduğum şirketin yollarını bana öğretmen çok hoş bu arada '' 

Son söylediğine gülerken gözlerimi devirdim, '' Ondan mı diyorum sanki? ''

'' Neden diyorsun o zaman? ''

'' İneyim çok yaklaşmadan diyorum, '' dedim elimi kemerime atarken, '' Yürüyerek gelirim yolun geri kalanını. ''

'' Ne saçmalıyorsun yavrum sen? ''

Bakışlarını yoldan çekmemeye devam etse bile kaşlarını ve çatık ifadesini görebildiğim sevgilime döndüm.

'' Dünden sonra daha dikkatli olmalıyız unuttun mu? Daha sabah kahvaltıda söyledim! ''

Bu dediğime karşılık gözlerini devirir gibi oldu.

'' Boşver şirketi, basılmayı da otoparkta o güzel ağzını bir öpsem mi ne dersin? İşe senin tadına bakmadan başlamayayım diyorum, sonra aklım bir karış havada oluyor. ''

 Daha saniyeler önce ona sabahki konuşmayı hatırlatmamışım gibi benim ciddiyetime karşılık oldukça gevşek bir tavırla konuşması kaşlarımı çatmama sebep olurken '' Öpemezsin ağzımı falan! '' dedim hınçla, '' Zaten sorun şirkette yan yana geliyor oluşumuz, sen birde otoparkında öpüşelim diyorsun?! ''

Söylemime karşılık bu sefer de Jungkook ciddileşti.

'' Kapıları kitlerim gerekirse ama yine de öperim senin o ağzını. ''

Jungkook'un hırsla söylediği şeye karşılık göz devirdim.

'' Daha dün basıldık ve artık şirkette tensel temas olmayacak kuralı koydum, buna rağmen otoparkta öpüşmek istediğini mi söylüyorsun cidden Jungkook. ''

Çocuk azarlar gibi konuştuğumda surat astı.

'' Evet öyle diyorum küçük prens, ama sen belli ki memnun değilsin bundan. Öpme o zaman beni, tamam. ''

'' Öyle bir şey mi dedim ben? ''

'' Tamam. ''

Şoför koltuğundaki sevgilime baktım, surat asmaya devam ediyordu.

PATRON   ( taekook )Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin