40

349 42 76
                                        

uzun bir aradan sonra selam
önceki bölüm kaosa giriyoruz demiştim yalan değildi, hadi girelim bakalım

🎡

Ben bu adam enerjisini ve tutkusunu ne zaman yitirir diye korkarken her seferinde şaşırtılmaya devam ediyordum.

Konu dün geceki sevişmemizdi, tam bir felaketti. Hayır, kötü anlamda bir felaket değildi; tam tersine, mükemmel ve felaket kelimeleri bir araya gelip tek bir anlam oluşturacaksa o da Jeon Jungkook’tu.

Sabahın altısıydı ve o koca cüssesi ile hala üzerimde, nefesini boynuma üfleyerek bana günaydın öpücükleri vermeye çalışıyordu.

"Jungkook " diye homurdandım, sesim uykudan yeni uyandığım için boğuklaşmıştı, " Aklını mı kaçırdın? Saate baksana bi'. "

"Baktım " dedi yüzü boynumdan yukarı kayıp dudaklarıma yaklaştığı sıra, " Ve bu, o güzel ağzını öpmek için mükemmel bir saat küçük prens. "

Bunu demesiyle birlikte beni tekrar kendine çekmişti ve ben de tüm direncimi yitirerek bu serseriye teslim olmuş, sabahın altısında yeniden yatak odasının tavanını izler hale gelmiştim. Belli ki bu gün şirkete geç kalacaktım ve evet, bu kesinlikle bir sorun değildi. Ne de olsa sevgilim şirketin sahibiydi değil mi, biraz şımarmak hakkımdı.

" Bugün proje için program belirleyeceğiz ve yeni bir kreasyonla mı gideceğiz diye toplantı yapacağız ama ben senin yüzünden günü işe bir gün önceki takımın kokusuyla gideceğim Jungkook " dedim hafiften hayıflanarak.

Kahkaha attı.

" Şikayet ettiğini sanmıyorum güzelim. "

O kadar küstah ve kendinden emindi ki... onun bu haline aşık olduğum için kendime kızıyordum.

Dudaklarımdan aşağı inen ağzı yavaşça adem elmamda durdu, bir ısırık aldı ve ısırdığı yeri yaladı. Ereksiyonunun daha da büyüdüğünü hissedebiliyordum ve o aşağı indikçe bende de bir tane oluşuyordu.

Meme uçlarımı tek tek emdikten sonra bir eliyle sol göğsümü yoğururken öpücükler vererek aşağı inmeye devam etti. Sulu ve sert öpücükleri iç çamaşırıma geldiğinde dişlerini kumaşa geçirdi ve inlemeden edemedim.

" Tanrım... Lütfen hızlı ol ve yap! "

Bu dediğime karşılık kıkırdadı, nefesi tenime çarptığında dudaklarımı dişledim. O ise yavaşlığını bozmadan iç çamaşırımı çekti ve sonunda çıplak kaldığımda az önceki yavaşlığına tamamen tezat olarak birden beni ağzına aldı.

Kafasını hızla hareket ettirirken başından sonuna kadar yalıyor ve emiyordu, daha yeni uyanmışken, bu kadar hassasken imkanı yoktu ki uzun süre dayanamazdım. Ve zaten öyle de oldu, sadece bir dakika içinde titreyerek ağzına boşaldım.

Seri nefeslerim yüzünden hızla kalkıp inen göğsüme geri tırmandı, " Mükemmelsin " dediğinde şehvetle yanmaya başlamıştım çünkü benden bir karşılık beklemeksizin beni ödüllendirmesi alışamadığım kadar enfes bir duyguydu.

Beklemediği bir şey yaparak onu göğsünden ittim ve yatakta sırt üstü uzanmasını sağladım. Ardından hiç vakit kaybetmeden bacakları arasına girdim, " Sıra bende " dediğimde yanakları kızarmaya başlamıştı.

PATRON   ( taekook )Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin