Eve dönmek için bir süre düşündüm. Issız arazide kolayca araç bulmak imkansızdı. Kapının önünden ayrılıp epeyce yürüdükten sonra orman yolundan çıkmıştım. Henüz şehirden uzaktaydım ve biraz daha yürüyünce bir taksi durağının sarı ışıklarını görüp hemen oraya doğru hızla yürümeye başladım. Etrafıma tedirgin bakışlarımı yönelttiğimde kimseyi görememiştim ama takip ediliyormuş hissine kapılarak sürekli arkama bakıyordum.
Burada yalnız başıma olmadığımı anlayıp gökyüzüne baktığımda bu gecenin sorunsuz bir şekilde bitmesini diledim. Durağa vardığımda, boş taksiyi beklememe gerek kalmamıştı. Arabaya bindim ve şoföre, adresi tarif ettikten sonra arkama yaslandım. Şoför gaza basıp hızla yola çıktığında peşimde birinin olup olmadığını kontrol etmek için tekrar arkama baktım.
Yollar araba farlarıyla hafifçe aydınlanırken, arkada bizi takip eden herhangi bir araç görünmediğine sevinmiştim. Önüme dönünce taksici, gözlerini hızla yola çevirip beni izlemiyormuş gibi yapıyordu ama onun bu hareketini fark etmiştim. Ne olduğu hakkında hiçbir açıklamada bulunmazken taksici ümidini kesmiş gibi arabayı sürmeye devam etti.
Yolda, sessizce düşüncelere dalıp yarın erken kalkacağım aklıma gelince içimi bir sıkıntı basmıştı. Şehirden uzakta olan bu eve gelmek için küçük bir hesaplama yaparken mahallemizdeki imam efendiyle sabah namazına müteâkiben kalkmam gerekecekti. Parmaklarımla bir şeyler hesapladığımı gören taksici, muhtemelen deli olduğumu düşünmeye başlamıştı.
Taksi, yirmi üç dakika sonra eve vardığında, içeride bekleyen eşyalarımı alıp arabadan indim. Apartmana adımımı attığım anda, sensörlerin yanmadığını fark ettim. Önümdeki merdivenin basamağını göremeden yere kapaklandım. Düşmemin şokuyla, yerden kalkarken birden ışıklar yanmaya başladı. Sakin kalmakta zorlanıyordum.
Dört katı çıkmaktan ayaklarıma kara sular inmişti. Kapıyı anahtarımla açıp içeri girince apartmandaki ışıklar tekrar söndü. Geç saatlere kadar uyanık kalan Masal, bu sefer erkenden odasına giderek uyumuş olmalıydı. Sabah onu görmeden evden çıkacağım için bir not yazıp buzdolabına yapıştırdım. Sessizce odama gidip üzerimdekileri değiştirdikten sonra yatağıma uzandım.
Seher'in gülümseyen fotoğrafıyla göz göze geldiğimde peşimdeki adamlardan tamamen kurtulmak için gerekli önlemlerimi almadan bu şehirden öylece kaçıp gidemezdim. Ben yokken bile Masal burada okuluna devam edecekti. Yokluğumu fark eden adamlar bu sefer arkadaşımı kullanarak onu tehdit edeceklerdi. Kaçmak, basit ve kısa yollu bir çözümdü. Kimsenin hayatını mahvetmeye hakkım yokken böyle bir riske girmek tehlikeli olacaktı. Bir yolunu bulup adamdaki sözleşmeyi fes etmem gerekiyordu. Yorgun düşen gözlerim kapanmaya başlamışken Seher'in gülümseyen yüzü gözümün önünden yavaşça silindi.
Telefonumdan gelen sinir bozucu sesi kapatıp tekrar uykuya geçecektim ki birazdan ezan okunacağını belirten mikrofon sesini duyunca gözlerimi açtım. Aradan geçen birkaç saate rağmen başımdaki uğultuyla yatağımdan doğruldum. Saba makamından okunmakta olan ezan sesi hâlâ devam ederken hızla hazırlanıp evden çıktım.
Sabahın erken saatlerinde tatlı gelen kuş cıvıltılarından çok, kargaların gaklamaları duyuluyordu. Etrafı aydınlatmakta olan sokak lambaları olmasa korkudan bir adım atmaya cesaret edemeyecektim. Sokakta namaza giden yaşlı bir adam haricinde kimse yok sayılırdı. Yüzümü defalarca soğuk suyla yıkamama rağmen bir işe yaramamıştı. Bütün gece hiç uyumamışım gibi yorgundum. Şeytan inadına bu sabahki uykumu tatlı gösteriyordu. Gözlerim istemsizce kapanıyorken, her ân bir yerlere düşüp uyuyakalacağımdan şüphe yoktu.
Taksiye binince adresi tarif edip arkama yaslanarak gözlerimi açık tutmaya çalıştım. En yakın zamanda bir yolunu bulup sözleşmeyi yok etmeliydim yoksa bu adam beni özel aşçısı tayin edecekti. Evin önceki aşçısı iki gün önce kovulmasaydı belki bu saatte uyanmam gerekmeyecekti. Sabrımı sınayan adam, elindeki sözleşmeyle pes edeceğimi düşünüp beni yıldıracağını zannediyordu ama henüz kim olduğumu bilmesini istemiyordum.
