2.6

552 71 44
                                        

Gözlerimi açtım. Birbirine yapışmış gibilerdi adeta. Aniden gördüğüm ışık ile gözlerimi sıkıca kapattım. Başım ağrıyordu, hemde çok fazla...

Işığa alıştıktan sonra gözlerimi açıp etrafa bakındım. Hastane mi? Cidden hastanede miydim? Neden ölmemiştim ki ben? En azından bunu becerebilseydim.

Etrafa bakmaya devam ettim. Gözlerim odanın içinde olan pencereye döndü. Dışarıda babam bir doktor ile konuşuyordu. Daha sonra gözler bana kaydı. Uyandığımı gören doktorun yüzünde bir gülümseme, babamın yüzünde ise bir sinir oluştu.

Doktor hızla içeriye girdi. Ardından da babam içeriye girdi. Adam önce gelip serumuma baktı daha sonra ateşimi ölçtü.

"Nasılsın Felix?"

Fransızca duyduğum kelimeler ile kısa süre tekrar etrafa baktım.

"İyiyim."

Dedim sakince. Doktor ise içten gülümsemesini hiç kaybetmeden bana baktı ve bir dosya açtı.

"Bir buçuk hafta sonra aramıza dönmen senin çok güçlü olduğunu gösteriyor. Fakat merak ediyorum, bu güce sahip olan bir kişi. Ne oldu da kendinden vazgeçti?"

Adamı dikkatle dinledim. Daha sonra gözlerim arkadaki babama döndü.

"Ne olacak, şımarık. Tüm ailenin adını kirletti."

Babam Korece konuştuğu için adam anlamamıştı.

"Bir şey mi dediniz?"

"Hayır, oğluma bir yeri ağrıyor mu diye sordum."

Diyerek zoraki bir gülümseme yerleştirdi yüzüne.

"Pekala, oğlunuz ile yalnız kalabilir miyiz?"

"Sebebi nedir?"

"Hasta, doktor ilişkisi falan. Sadece yarım saat kadar."

Babam kafa sallamıştı.

"Uzun sürmesin."

Babam odadan çıkınca adam camın perdesini kapattı.

"Tekrardan merhaba Lee Felix. Sakın benden çekinme. Her ne olduysa anlatabilirsin."

"İstemiyorum."

Dedim, sesim çok zor çıkıyordu.

"Pekala, o zaman neden bir anda intihar etmek istedin?"

"Beni yanlış anlamayın, fakat gerçekten sizinle bunları konuşmam."

"Sen nasıl istersen tabiki, fakat ne olursa olsun hiç böyle bir şey yapma. Çünkü biliyorum ki sen çok güçlü birisisin."

"Sürekli bunu demekten vazgeçer misiniz?"

Adam güldü.

"Anlıyorum rahatsız oluyorsun ancak... Yazdıkların cidden çok etkileyici."

Kaşlarımı çattım.

"Yazdıklarım?"

"Biraz özel hayata müdahale gibi ama... Hastaneye geldiğin ilk gün kimse ne olduğunu anlamadı. İlk cinayet olduğu düşünüldü. Bu yüzden odanda arama yapıldı ve bende oradaydım. İlaç kutusunu bulduğumuz çekmecede tonlarca kağıt ve bir de defter vardı."

Kaşlarımı daha da çattım.

"Buna hakkınız yok..."

"Üzgünüm Felix, ancak dediğim gibi cinayetten şüphelendi ve senin bir düşmanın var mı diye her şeyi okumamız gerekiyordu."

Secret Amour -HyunLix-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin