0.1

2.5K 146 335
                                        

Homofobik bir ailede dünyaya gelmek ne demekti birçok kişi bilmezdi. Zaten başıma ne geldiyse bu yüzden gelmemiş miydi?

Yıllar önce ailem Avusturalya'ya iş için gitmişlerdi. Ancak ben on üç yaşına geldiğim zaman tekrar Kore'ye dönmüştük. On üç yaşıma kadar ne baba tarafı akrabalarımla ne de anne tarafı akrabalarım ile görüşmemiştim. Şu an ise on altı yaşındaydım. Üç yılda tüm akrabalarımı ezberlemeye çalışıyordum.

Zengin bir ailenin çocuğu olmanın verdiği rahatlık ile istediğim her şey yapılıyordu. Ayrıca tek çocuktum. Ailem işleri dolayısıyla başka bir çocuk bakacak cesareti bulamamışlardı. Avustralya'dan buraya geldiğimiz için Korece çok bilmiyordum. İlk geldiğim zamanlar ailem bana yardımcı oluyordu.

Birçok öğretmen, kurs ile Korece öğrenmeyi başarmıştım. Ailenin tek çocuğu olduğum için üstümdeki yoğun ilgi derslerim konusunda da peşimi bırakmıyordu. Ailem ben okula ilk başladığım zamanlarda sürekli kurslara göndermiş öğretmenler tutmuştu.

Sebebi ise iyi bir geleceğimin olmasını istemeleriydi. İstediklerini de almış görünüyorlardı çünkü okul birincisi bendim. Bu ilkokuldan bu yana değişmemişti. Şimdi ise liseye yeni başlamıştım. Her şey güzel gidiyordu. Fakat ben kendimi hiç o kadar iyi tanımıyormuşum. Onu anlamıştım.

"Felix, amcanlar gelecek."

"Amcam mı?"

"Evet, odanı toparla. Hyunjin ile odana çıkarsınız."

Kafamı salladım. Hyunjin benim kuzenimdi. Benden sadece beş ay kadar büyükmüş. Öyle söylemişlerdi. Anneme gülümsedim ve kafamı salladım. Daha sonra masamın üstündeki test kitaplarımı kaldırıp odamın camını açtım.

Odam zaten her gün toplu ve düzenli olurdu fakat çalışma masam için öyle söyleyemezdim. Her şeyi kitaplığıma koydum ve aşağı kata indim. Evde pijama ile gezme huyum yoktu. Şu an ise üstümde siyah bir eşofman ve koyu gri tişört vardı.

"Anne, yardım etmemi ister misin?"

"Gerek yok oğlum."

"Pekala..."

"Odanı toparladın mı?"

"Evet, toparladım."

Kafasını sallamıştı.

"Hafta sonu sana bir tane deneme aldım. Onu çöz tamam mı?"

Kafamı salladım, bu deneme muhabetti ne miydi? Her hafta sonu annem önce kolay, orta sonra zor deneme alıp haftalara dağıtırdı ve beni denerdi. Her deneme yaptığımda başımda süre tutar çözme hızıma göre o hafta çözeceğim soruyu hesaplardı.

Mesela geçen haftaya göre daha geç çözdüysem o hafta yüz soru fazla çözülür gibi. Tabi bu sayılar daha yüksek ama benimkisi örnekti. Daha erken çözüp bitirdiysem soru sayısı azalırdı. Annemin böyle bir kuralı vardı. Çünkü kendisi alanında iyi bir doktordu. Babamda öyleydi. Ve benimde doktor olmamı istiyorlardı.

Annem estetik cerrahi, babam ise beyin cerrahi olmuştu. Elbette doktor olmak isterdim. Ancak ilgi alanımda farklı meslek vardı. Bunu aileme söylememiştim çünkü karşı çıkacakları kesindi. Bende işimi garantiye alıp kavga çıkmasın diye içimde tutmuştum.

Secret Amour -HyunLix-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin