Açil yutkunduktan sonra "Dario" diye mırıldandı. Ne diyeceğini bilemiyordu. Bu adamı bir daha asla göreceğini düşünmüyordu. Evlendikleri gün olduğu gibi. Ama bir şekilde yine onu görüyordu işte.
O sırada bir adam gelip "Arabayı tamir etmek için yağmurun dinmesini beklesek iyi olacak." dediğinde Dario başını salladı. Ne yani arabası arızalandığı için mi buradaydı? Açil bunu öğrendiğinde üzüldüğünü hissetti birden.
Adama bakıp "Islanmışsınız içeri girin lütfen. Şömine yanıyor, kıyafetlerinizi kurutabilirsiniz." dediğinde adam Dario'ya baktı. Dario başıyla onaylayınca adam hızla eve ilerledi. Şimdi dışarda Açil ve Dario birbirlerine bakıyordu.
"Seni evine davet etmeme gerek yok nasılsa." diyerek Açil eve doğru ilerledi. Evin kapısında Dario'nun gelip gelmediğini anlamak için arkasına döndü ve Dario'nun tam arkasında olduğunu fark etti. Hızla kapıyı açıp içeri girdi. Sonra Dario'nun girmesini bekleyip kapıyı kapattı.
Dario ile göz göze geldiklerinde "Odanın yerini biliyorsundur umarım." dedi Açil alayla.
'Bu kadar mı?' der gibi baktı Dario. Açil ise kaşlarını kaldırıp 'Daha ne söyleyeyim der gibi' baktı ona. Sözcükler olmadan da bir şeyler anlatabilmelerine hayret etti sonra Açil. "Hadi Dario, hasta olacaksın." dediğinde Dario "Sen de üstünü değiştir." diye mırıldanarak merdivenlere yöneldi. Açil ise evin diğer kanadına doğru yürüdü. Dario'nun odasıyla aynı katta bir oda seçmek istememişti. O yüzden bir alt kattaki tek boş odayı almıştı kendine. Başlarda bu odanın kasvetli olduğunu düşünse de şimdi fazlasıyla seviyordu odasını.
Hızla kıyafetlerini değiştirdikten sonra odasındaki şömineye odun attı. Hasta olmak istemiyordu. Yılın bu zamanlarında dikkat etmezse hep hasta olurdu. Bugün ıslanmıştı. Geçen hafta da Dario yüzünden ıslanmıştı. Hasta olmamak için daha çok dikkat etmeliydi. Bir süre ısınmak için bekledikten sonra odadan çıkıp çıkmamak konusunda kararsız kaldı.Sonra misafirleri olduğunu düşündü. Ne olursa olsun ilgilenmesi gerekiyordu. Mutfağa gittiğinde çalışanlar oturuyordu.
"Maggie Dario'ya ve arabacısına aç olup olmadıklarını ve isteklerini sorar mısın? Ben odamda olacağım." dedikten sonra mutfaktan çıktı.
Odasına geldiğinde kitabını alıp şöminenin karşısındaki koltuğa oturdu. Dario arabası arızalandığı için buraya gelmişti. Onu görmeye değil. O yüzden ortalıklara görünmemesi daha doğruydu.
***
Dario üstünü değiştirirken aklında Açil ve o adamın koşuşturması dönüyordu. Yağmurda arabası arızalandığı için yürümek zorunda kalmıştı ve yürürken onların bu halini görmüştü. Adamın Açil'in yüzüne çamur sürmesi gözünün önüne gelince yumruklarını sıktı. Açil ne zaman buraya bu kadar uyum sağlamıştı? Ne demişti en son kavga ettiklerinde? Ondan uzak her yerin güzel olduğunu mu? Evet bunu bugün kanıtlıyordu işte.
Kapı tıklandığında Açil'in geldiğini düşünerek "Gel." dedi ama hizmetçilerden biri girmişti.
"Aç olup olmadığınızı ve bir şeye ihtiyacınız olup olmadığını sormaya gelmiştim." dedi kız biraz çekinerek.
"Evin hanımı nerede?" diye sordu. Sesi umduğundan daha sert çıkmıştı ve kızı korkuttuğunu sonradan fark etti.
"Odasında efendim." dedi kız zorlukla.
"Odasında?" diye sordu Dario anlamayarak. Bu kız onun odasını kullanmayı reddetmişti demek? Koca evde en güzel odayı kullanma şansı varken daha azını mı istemişti yani?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Başkasına Aitsin -Tamamlandı-
Historical FictionMadem başkasına aittin neden baktı ki gözlerin benim gözlerime? Neden izin verdin ki sana bağlanmama? Açil gözlerini kaçırdı karşısındaki adama bakamıyordu çoğu zaman olduğu gibi. O bir çift maviydi hayatını böyle yerle bir eden. Sonunda derin bir n...