-44-

6.4K 420 40
                                    



Açil Matt ile konuşurken Dario'nun onlara doğru ilerlediğini görünce gerildiğini hissetti. Dario'nun buna cesaret edebileceğini düşünmemişti. Herkes yıllardır ayrı olduklarını biliyordu. Dario'nun onu terk ettiğini ve Açil'in dayanamayıp ülke ülke gezdiğini... Herkes bunu biliyordu. Açil'in içinde yaşadığı fırtınaları, bitmek bilmeyen hazan yağmurlarını bilmiyorlardı. İçindeki kasırgaların, gök gürültülerinin sesini duyamıyorlardı ki.

Dario adım adım ona yaklaşırken Matt'e çevirdi bakışlarını. "Geliyor." dedi zorlukla.

Matt gözlerini kısıp Açil'e baktıktan sonra "Ne yapmak istersin?" diye sordu ciddi bir sesle. Açil kadar gergin olduğu gözle görülüyordu o saniyelerde.

O sırada çalan dans müziğiyle Açil gülümsedi. "Benimle dans et." dediğinde Matt gülümseyerek "Tabi ki." dedi.

Açil Matt'in uzattığı elini tutup dans pistine ilerledi. Tam dans etmeye başlayacaklardı ki bir elin kolunu sımsıkı tuttuğunu hissetti. Buz gibi eller çıplak kolunu tuttuğunda irkilmeden edemedi. Parmakları kelepçe gibi kolunu sararken Açil gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Ona bakan Matt'e bakışlarıyla halledeceğini söyledikten sonra yavaş yavaş Dario'ya döndü.

Günler günleri kovalarken ve hiç görmemeyi düşündüğünde boğazında bir şeylerin tıkanıp kaldığını hissettiren adam karşısındaydı sonunda. Gözleri laciverde yakındı şimdi. Çok sinirli olduğu zamanlarda bu renge dönüyordu gözleri. Açil alayla kaşlarını kaldırdığında Dario'nun gözlerinin siyaha döndüğüne yemin edebilirdi.

"Ne vardı?" diye sordu. Söylemek istediği yüz binlerce sözcük sıralayabilirdi. Ama o an ağzından çıkan söz buydu. Sanki onu hiç tanımamış gibi çıkmıştı o iki kelime. Sanki... sen hiç hayatımda olmadın der gibi.

Dario aylarca, yıllarca özleminden kıvrandığı kadına bu kadar yakınken suskunluğuna anlam veremiyordu. Onu gördüğünde ona söyleyeceği çok fazla şey vardı aslında. Ama o sanki onu ilk defa görmüş gibi boş bakarken "Ne vardı?" diye sorduğunda söylemek istediği her şey toz bulutu olup uçup gitmişti. Güçlükle yutkundu. "İlk dans benim hakkım." dedi kesin bir dille.

Açil tek kaşını kaldırıp alayla baktı Dario'ya. Matt Dario'ya doğru bir adım atınca "Sorun yok Matt." dedi Açil düz bir sesle. "Benden bu saatten sonra alabileceği tek şey ilk dans olur zaten." dedi alay eden ses tonuyla.

Matt başını sallayınca Açil zoraki bir gülümsemeyle "Kolumu morartmaktan vazgeçersen müzik bitmeden dans edelim o zaman." dedi.

Dario Açil'in kolunu sıktığını fark ettiğinde elini usulca geri çekti. Elinin altında oluşan beyaz izi gördüğünde dişlerini sıktı. Kaçmakta sonuna kadar haklı olduğunu ilk anda kanıtlamıştı işte karşısındaki kadın. Birkaç adım atıp dans etmeye başladıklarında bir süre sessizlik oldu.

Bu dansın belki de son şansı olacağını biliyordu ama kelimeler beynine hücum ederken arasından hangisini seçip sese büründürmesi gerektiğini bilmiyordu. "Daha da güzelleşmişsin." diye fısıldadı Açil'in kulağına. Her bir kelimeye ayrı bir vurgu yaparak.

Açil alayla gülümsedi. "Aşık olmak insanı güzelleştiriyor." dedi Açil ona yanan bakışlarla bakarken.

Dario bu cümleyle gerildiğini hissetti. Sevdiği kadın ölmesin diye onun başka bir adamla olabileceği riskini göze almıştı. Sevmek bu muydu gerçekten? Birini kendinden bile korumaya çalışmak... Ya onu özgür bıraktığında senden başkasıyla olmasına izin vermek? Hangisi daha büyük aşktı? Onu ipeklere sarıp sarmalayarak, gözünün içine her an bir şey olacak gibi bakmak mı? Araya yılların girmesine izin verip onun katliam yapmak isteyen gözlerine bakmak mı?

Başkasına Aitsin -Tamamlandı-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin