Elir, dediğinin anlaşıldığından emin olduktan sonra tekrar tırnağıyla boşluğa daire çizmeye başladı. Daire tamamlanıp da içinden geçince kendimizi denize ve kocaman bir dağ yarımadasına bakan bir dağ yamacında bulduk. Elir'in söylemesine veya göstermesine gerek kalmadan gitmemiz gereken yer tüm heybetiyle karşımızda duruyordu. Elir'in elinde tuttuğu siyah küreye son bir defa baktıktan sonra Kum'la beraber yamaçtan aşağı inmeye başladık. Yamaçtan aşağı inerken bilekliğimdeki hareketliliği fark ettim. Elimi kaldırırken bilekliğimin bir parçası dağılıp kayboldu. Bu parçanın kayboluşu büyük ihtimalle elflerin yaptığı çağrının sonlandığını gösteriyordu; ama bileklik kimin elendiğini söylemediğinden elflerin elenip elenmediği merak olup içime oturdu. Kum'la beraber selam verip yolumuza devam ettik. Yamacı inip boğaza girince Elir'in ne kast ettiğini hemen anladım. İçimdeki sihir gücü sanki sönmüş gibiydi. Bu şekilde boğazı bitirip dağ yamacına vardık. Bu yüz metrelik dik kayalık yamacı ancak iyi bir dağcılık ekipmanıyla çıkmak mümkündü. Karşı yamaçta Elir'in bizi her saniye gözünü ayırmadan izlediğini ensemdeki karıncalanmadan hissedebiliyordum. Bu kısımda Elir'in tahmin edemeyeceği bir numaram vardı. Maskemi kullanıp ejderhaya dönüşecektim; ama işe yaramamasından korkuyordum. Ejderhaya dönüşmem büyüyle bağlantılı bir durumdu; ama bir sihirbaz büyücünün yaptığı bir büyüydü ve bu yüzden tedirgindim. Tüm tedirginliğimi bir kenara bırakarak maskemi yüzüme indirecekken aslanları gelişimizden haberdar etmenin pek akıllıca olmadığını düşündüm. Bu durumda en iyi çare görünmez olmaktı; ama görünmezlik sihri yapmam mümkün değildi ve ancak büyü ile bunu yapmam gerekiyordu; ama daha önce hiç büyüyle böyle bir şey denememiştim. Sağ elle yemek yerken bunu sol elle yapmak gibi bir şey olacaktı, beceriksizce ve sakarca; ama yine de ben o yemeği yemeye niyetliydim. Sessizce "Era!" deyip toprağın gücünü kendime yönlendirdim ve görünmezlik için kullandım. Büyüyü tamamladığım an Kum'un şaşkınlık dolu sesini işittim.
— Sihir yapamayacağını sanıyordum!
— Yapamıyorum zaten. Büyüyü kullanıyorum. Sen beni görmediğine göre işe yaradı demek. Şimdi sana da yapalım aynı büyüden.
Görünmezlik büyüsünü Kum'a da yaptıktan sonra maskeyi yüzüme indirdim ve ejderhaya dönüşmeye başladım. İçimdeki tedirginlik yerini rahatlamaya bırakmıştı; ama tam bir rahatlama değildi. Görünmezlik büyüsünü yapmıştım; ama ne kadar süreceğini kestiremiyordum. Oysa sihir yaparken böyle bir sorunum yoktu. Bir şekilde dağa tırmanmamızı beklerken ortadan kayboluşumuzu gören Elir'in yüzündeki ifadeyi görmek isterdim. Kum'un sırtıma çıkmasıyla havalandım ve dik ve sarp dağ yamacı boyunca dikine bunu aştıktan sonra da normal bir hal alan yamaç boyunca dağın etrafında döne döne yukarı doğru çıkmaya başladım. Amacım tüm dağ boyunca dolaşıp aslan yumurtasına denk gelebilmek veya aslanların olduğu yerleri tespit edip yumurtanın bulunabileceği yerleri sonradan tek tek kontrol etmekti; ama dağın zirvesine üç yüz metre kala önünde üç erkek aslanın bulunduğu bir mağaraya denk gelince aradığımızı bulduğumu anladım. Artık geri kalan yerleri boş verdim.
Yere inip zamanı durdurup yumurtayı alabilirdim; ama başka planlarım vardı. O yüzden zamanı kullanmadan yumurtayı almalıydım. Yumurtanın olduğu mağarayı bulmuştuk. Benim aklımda yumurta olduğundan daha açıkta bir alan olacağını düşünmüştüm ve birkaç şaşırtmayla yumurtayı alıp kaçacaktık; ama mağara içinde olması ve mağaranın içinde neyle karşılaşacağımızı bilememek bizim işimizi çok riskli yapıyordu. Elimizde var olan her şeyi düşünüp onlara göre bir plan oluşturmalıydık.
Mağaranın ağzında bekleyen üç koca aslan ayağa kalkmış tedirgin tedirgin etrafı kokluyorlardı. Daha iri olan aslan kokladıktan sonra uzun ve gürültülü bir kükreme koparınca varlığımızın sezildiğinden emin oldum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
13. KAPI - FIRTINA
FantasyKitaplara düşkün Rüzgar'ın bir pazar günü kütüphanede kitap okurken açılan mavi kapıyla başlayan; büyüyle, sihirle, canavarlarla dolu on üç etaplık fantastik yolculuğu farklı dünyalara, farklı ırklara ve daha zorlu görevlere uzanarak devam ediyor.