Kaza 🚙

25.2K 1.4K 37
                                        

Bugün büyük gündü. Bugün Ayşin yeni yaşantısıyla tanışacak mahrum kaldığı şeyleri yeni baştan başlayarak yaşayacaktı. Başımı kaldırarak lobiye baktım. Şuanlık herhangi bir sorun görünmüyordu. Birazdan Ayşin ve neredeyse bütün ailesi buraya Ayşin'in henüz bilmediği oteline geleceklerdi. Ben Ayşin'in söylediği gibi tatil planı yaparak herkesi Fethiye'ye davet etmiş onlar ise kırmamışlardı.

Telefonum çalınca düşlerim bölümde arayan teyzemdi. Mesut da burada olduğu için tek oğluna göz kulak olmamı istiyordu. Ah, teyzem elimde olsa da sen de burada olsan... Teyzemi çok bekletmeden telefonu açıp gerekli öğütlerimi aldım. Ben telefonu kapatırken Mesut karşıdan bana doğru geliyordu. Yanıma ulaştığında hemen karşımdaki koltuğa oturdu.

"Şimdi ablamla konuştum beş dakikaya burada olurlarmış."derken cevap vermek yerine gülen gözlerine baktım. Uzun zaman sonra gözlerinin içi gülüyordu. Önce hiç bilmediği ablasının kaybı daha sonra baba kaybı derken ona ablasın bulmak mucize gibiydi.

"Ablanın varlığına alıştın mı?"diye sordum.

"Ne söylesem yalan olur Abla demek bir başka ben ne düşünmem gerektiğini ne hissetmem gerektiğini henüz çözemedim. Tek bildiği şey dünyanın en güzel ablası bana düşmüş."dediğinde güldüm. Bizim için Ayşin demek dünya demek. Şuan abartı gibi gelse de kimse yaşamadan hissedemez.

"Peki, enişten hakkında ne düşünüyorsun?" diye sordum. Ben henüz ne Fatih'i ne de diğerlerini sevememiştim. Bana göre fazla iyilerdi bu da beni onlardan ekstra uzaklaştırıyordu.

"Ne yalan söyleyeyim ablamla ilk tanıştığım gün bana kızacağını düşündüm. Ne de olsa eşi çocuklarının annesi ne karısına ne de çocuklarına zarar gelsin istemez. Enişte Beyde beklediğimin aksine sevecen davrandı."

"Bu sana..."derken Mesut'un telefonu çaldı. Mesut bir şeyler mırıldanarak kapıya yürümüş bende peşi sıra ayaklanmıştım. Dışarı çıkıp karşılamak yerine otel müdürünü yanıma çağırdım. Hemen yanımda hazır olurken kapıda beklenen misafirler göründü. Otel müdürünün kulağına bir şeyler fısıldayarak yapması gerekenleri söyledim.

"Cihan..."

Misafirleri çok bekletmeden hoş geldin faslına geçerken en son kapıdan giren Sedef'i gördüm. Yine harika görünüyordu. Mert ve Onur ile tokalaşırken Sevda ve Defne baş selamıyla merhaba demişti. En son Fatih ile tokalaştım. Bana eskiye nazaran daha mesafeli davrandığını fark etsem de gözümü Sedef'ten alamadığım için odaklanamadım.

"Hoş geldin Sedef..."diyerek elimi uzatmış o da aksi gibi göz ucuyla abisine baktıktan sonra elimi parmak uçlarıyla sıkıp hol bulduk demişti. Ben ellerimi ondan çekerken girişte Mesut ve Ayşin göründü. Misafirleri bırakıp Ayşin'in yanına yürüdüm.

"Hoş geldin kuzen otelini beğendin mi?" diyerek gülümsedim. Afra kısa tuttuğu kucaklaşmanın ardından "Hoş bulduk da Otelin mi dedin?"diye sorduğunda tutuğum ellini bırakmadan arkama bana bakan gözlere döndüm.

"Evet, doğru duydun bu otelin sahibi sen ve Mesut..."derken sözümü yarıda kestim çünkü Fatih'in bir bakışı beni rahatsız etmişti. Normal şartlar altında karısı adına mutlu olması gerekirken bu durumdan hoşnut değildi.

"Evet, Anla burası bize ait. Eğer fark ettiysen otelin adı Aymes, yani Ayşin ve Mesut'tan oluşuyor. Babam ölmeden önce otelin adını değiştirmişti."

"Girişte baktım ama ne demek olduğunu anlam verememiştim..."derken sesi titremiş daha fazla konuşamayınca duygulandığını anlayarak Ayin'i kendime çekip sarılmıştım. Biz sarılırken arkadan mırıldanmalar gelmiş. Hemen kendimi toparlayarak Otel müdürü ile kuzenimi tanıştırmıştım. Bu fasılda bitince herkesin odasına gidip dinlenmek istediğini fark ettim. Ben fazla bekletmiş olmalıyım kızlar lobi bölümde oturarak birbirleriyle konuşuyor diğerleri ise üçlü muhalefet kurarak aralarında konuşuyordu.

CİHAN  🚬 Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin