İşte o an!

35K 1.9K 48
                                        

İşte o an gelmişti. Benim yıllarca beklediğim o an gelmişti. Ben gecelerce bu anı düşlemişti. Bana Abim diyen küçüğümü bulmayı. Saliselik de olsa gözlerimi kapatıp geri açtım. Yaşadıklarım hayal değildi. Elimdeki zarf bize gerçekleri söyleyecekti.

Ahmet, sonuçları elime getirince bu zarfı tek başıma açmak büyük haksızlık olacağını düşünerek soluğu burada malum yerde almıştım. Aslında bir tarafım zarfı aç ve koşarak teyzenin yanına git derken küçük de olsa olumsuz çıkacak sonuçtan dolayı korkuyordum. Yıllarca acı çekmiş bir kadına bir kez daha acı yaşatmak düpedüz vicdansızlık olurdu.

Asansörün kapısı açılınca derin bir nefes alarak ağır adımlarla kapıya doğru yürüdüm. Kapıya geldiğim anda içime korku doldu. Küçük de olsa bir ihtimal içerideki kişi kuzenim olmayabilirdi. Şuan ki tek dileğim küçük kuzenime sarılmak.

Kapı ziline iki kez çaldıktan sonra gerilim artmış gibi hissetmiştim. Kapı ağır çekimde açılınca ilk karşılaştığım kişi Fatih oldu. Elimdeki zarfı görünce içeriye buyur etmiş ondan önce salona girince ise Ayşin diye düşlediğim Afra ayağa kalkmıştı. O da zarfı görünce tıpkı benim gibi gerilmişti.

"Sonuçlar çıkmış anlaşılan bize de söyleyecek misin?" diye sorduğunda gözümü zarfa indirerek evirip çevirdim.

"Henüz zarfı açmadım beraber açmamızın daha doğru olacağını düşündüm." Sonra aklıma gelen şeyle zarfı Fatih'e uzatıp açmasını istedim. Zarfı açınca içinden olumsuz bir şey çıkarsa nasıl bir tepki vereceğimi daha doğrusu nasıl yıkılacağımı düşünüyordum. Fatih zarfı açarken gözüm yanıma kadar gelen kadına gitti... İçimden sen kimsin derken odada Fatih'in sesi yankılandı.

"İkinizin de sezileri kuvettiyliymiş... Afra, Anneni bulduk...." dediği an da elinden zarfı hızla alarak sonuca baktım. Şükürler olsun küçüğümüzü bulduk. Elimden zarfı alan Ayşin sonucu görünce gözleri dolu şekilde bana baktı.

"Biliyordum. Senin Ayşin olduğunu biliyordum. Bütün kalbimle hissettim."

Bundan sonrasını tahmin etmek çok da zor değildi. Bütün kalbimle ruhumla kuzenime sarıldım. Bu defa Fatih sesini çıkartamazdı. Sesi çıkarsa da onu yumruğumla tanıştırmaktan büyük onur duyardım.

"İnanamıyorum... Gerçek olduğuna  hâlâ inanmıyorum. Ben bir umut diye yola çıkmıştım. Küçücük bir umut diye..."

Ayşin de benim gibi sıkıca sarıldığı için konuşmak yerine geçmişe girmiştim. Ona dair özlemim gitmese onu bekleyen başkaları sa vardı. Ayşin'den ayrılarak elinden tuttum.

"Hadi gidelim Ayşin, Annen kardeşin onlarla da tanışman gerekiyor..." diyerek elini çekiştirsemde benimle gelmek yerine olduğu yerde çivilenmiş gibi Fatih'e baktı.

"Cihan, önce bir otur konuşalım." dediğinde sinirlenerek dişlerimi sıktım. Ayşin'in elini bırakmadan boşta kalan sol elimle Fatih'in yakasına yapıştım.

"Ne konuşması lan şimdi konuşulacak zaman mı? Teyzem yıllarca bu anın hayaliyle yaşadı. Ben yıllarca bu anı düşledim. Sense bana dur konuşalım diyorsun... Bırakmam Fatih bunca yıl sonra bulmuşken bırakmam."

"Cihan dur bir saniye Fatih yanlış bir söz etmedi. Bende Annemi erkek kardeşimi görmeyi çok istiyorum ama olmaz şimdi olmaz."

Ayşin de ona destek çıkınca gözüm dönmüştü. Sinirim hat safaya çıkarken sakin olup sükunetimi korumam gerektiğini düşündüm. Fatih'in yakasını bırakarak elini bırakmadığım Ayşin'e baktım.

"Neden Ayşin neden istemiyorsun? Sen değil misin aileni aramaya çıkan... Anneni erkek kardeşini görmek istemiyor musun? Eğer gözünü bu  adam korkutuyorsa bana tek sözün yeter sen benim kuzenimsin kimse kılına dahi zarar veremez."

"Bende en az Afra, kadar ailesini bulmasını istiyordum. Bulması araması için biraz da ben yürüklendirdim. Yalnız karakoldan sonra Afra, rahatsızlandı..."

"Öyle mi Ayşin?" diye sorduğumda bir tek ona inanacağımı belirtmek istedim. Ayşin ise gözlerime öyle bir baktı ki içim cız etmişti.

"Evet, yoğun stres yahut heyecan altında bebekler zarar görebilirmiş... Cihan, bu bebekler benim son şansım bir daha hamile kalamayabilirim. Ben Anne olmayı çok istiyorum..." Sesi çatallanmaya başlayınca gözlerini benden kaçırdı. Bende yaptığım çıkıştan dolayı pişman olarak Ayşin'e sarıldım.

"İkizler şimdi iyi mi?" diye sorduğumda içim biraz daha acıdı. Bir Annenin bebek acısını ne yaşadığını bilemezdim ama buna şahit olmuştum. Kadınlar bizlere göre daha duyusal içine kapanıklardı. Belki de bu yüzden acıları daha derinden ve uzun sürüyordu.

"Şuan iyiler ama her an düşük tehlikesi ile karşılaşabilriz. Cihan, senden ricamız biraz daha anlayışlı olup bu konuyu bizim için kısa bir süre daha saklaman..." Kollarımın arasında titreyen kuzenim saçından öperek Fatih'e baktım.

"Bende asla böyle bir acı yaşansın istemem. Eğer daha önce bahsetseydin siz isteyene kadar lafını dahi etmezdim." Burada suç Fatih'indi. Bu kadar önemli bir konudan daha önce bahsetmeliydi.

"Aslında daha önce bir açıklama yapacaktım ama olaylardan firsat olmadı. Hatta inanmayacaksın ama o gün senin geldiğin gün Afra'nın ailesini aramaktan kısa süreliğine vazgeçmiştik ama sen çıka geldin."

Bir süre daha konuştuktan sonra Ayşin fazla ayakta kalmasın diye oturduk. Bende konuyu değiştirmek adına araya başka konu soktum ama dönüp dolaşıp konu aileme geliyordu.

"Cihan, Annem nasıl? Sağlık durumu iyi mi?"

"Maşallahı var çok iyi geçen gün teyzeme her geçen gün daha da gençleşiyorsun diye takılıyordum."

"Buna çok sevindim. Allah'ım şu dünya da hiçbir çocuğu  Annesiz bırakmasın."

"Amin!"

















#Annem






CİHAN  🚬 Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin