"Yok, Cihan adamlara haber gönderdim ama en küçük haber yok." Lanet olsun diyerek yumruklarımı sıktım. Burada eli kolu bağlı beklemek beni öldürüyordu.
"Şu senin içeriye soktuğun adam ondan hala haber alamadı mı?" Ahmet, kısa süre önce aralarına birkaç adam sokmaya çalışmış sadece birini aralarına sızdırabilmişti. Başını telefonundan daldıran Ahmet "Maalesef bütün aramalarıma rağmen geri dönüş yapmadı."
"Tek çaremiz o adam Ahmet, tek çaremiz o adam onu ne yap et bul."
"Haklısın kaybedecek zamanımız yok ben gidip evini kontrol edeyim sende her an tetikte ol bir haber alırsam hemen harekete geçeriz." Ahmet ayağa kalktığında ben onunla gitmek istedim ama birazdan Mert'in buraya damlayacağına adım kadar emindim. Kötü haberi alınca delirmişti.
"Bana Sedef'i bul."dedim. Bir an önce Sedef'e kavuşmak istiyordum. Ahmet, tamam der gibi başını olumlu anlamda sallayarak gitmişti. Bende kamera kayıtlarına tekrar baktım. Kaçırılma anını biraz daha yaklaştırdım ama Sedef'in arkası dönük olduğu için yüzünü seçmedim. Bu yüzden kayıtları biraz daha geri alarak şirketten çıkışına baktım. Bir noktaya gelince yüzünü yaklaştırdım. Ahmet ilk söylediğinde idrak edememiştim ama Sedef ağlıyordu.
İyi ama neden? Buradan çıkarken ağlama modunda değildi. Tam aksine dik başlılıkla bakıyordu. Yüzünü biraz daha yaklaştırdığımda gözyaşları içimi yaktı. Neden birilerinin seni bırakmasını istemedim. Yanında biri olsaydı bunlar başına gelmeyecekti. Sedef'in yüzüne bakarken çat kapı içeriye Mert daldı.
"Cihan Bey..."diye arkadan gelen sekretere el işaretiyle gitmesini istedim. Sekreter odadan çıkıp kapıyı kapatırken Mert de onun çıkmasını beklemişti.
"Bana hemen neler olduğunu anlat. Şuan yakana yapışmadıysam bununda bir sebebi var." Evet, birden çok sebebi vardı. Mert'e geç otur diyemediğim için bende ayağa kalktım. Elimi enseme götürdüğümde onun yumruk yaptığı ellerini fark ettim. Anlaşılan o ki telefonda yaptığım açıklamayı tekrarlamalıydım.
"Mert, bende neler olduğunu tam olarak bilmiyorum. Bugün buraya hiç beklemediğim bir zamanda gelip benden onu affetmemi istedi. Bende affettim ama bir şeylere sinirlendi. Yanımdan ayrılırken seni adamlardan biri götürsün dedim ama kesinlikle kabul etmedi."
"Ne yani sen bana kız kardeşin buraya geldi benden af diledi bende affettim gönderdim mi diyorsun?" Seninde öfkeni anlıyorum. Sende aklını kaçıracak gibi oluyorsun. Sana gerçekleri de anlatamıyordum. Kardeşin gerçekliğine inanmadığım şekilde bana ilanı aşk etti diyemezdim.
"Sedef'i sende iyi biliyorsun bir kere hayır dediyse o iş bitmiştir. Bende hasta olduğum için üstüne çok düşmedim." Açıklayamıyorsun işte Cihan açıklayamıyorsun. Karşımda abi olarak dikilmesen bunu daha sert dille anlatırdım da neyse...
"Ne saçmalıyorsun Cihan, benim kız kardeşim kaçırıldı sense sözlerinle kıvırtıyorsun ya bana olanları doğru düzgün anlat yoksa kendimi zorla tutmayı bırakıp hasta falan demeden çakarım ağzının üstüne haberin olsun. Tatlı dille seni falakaya yatırırım demek istiyordu. Şu dakikalar bana neden yıl gibi geliyordu.
"Ne duymak istiyorsun Mert, lanet olsun ki elimden hiçbir şey gelmedi. Kaçırılma olayında benim çok sonra haberim oldu. Eğer Ahmet dikkat etmeseymiş haberimiz dahi olamayacaktı. Artık nasıl olduğunun bir önemi yok tek önemli şey Sedef'in başına bir şey gelmeden onu bulmak."
Mert, beklendiği üzere çok geç kaldığı küfrünü ederek kendini koltuğa bıraktı. O başını ellerinin arasına alırken bende ayakta durmaya gücüm kalmadığı için oturdum. Kaza sonrasında eski gücümü kazansam da bu gibi durumlarda kendimi güçsüz hissediyordum.
"Bana, evime ilk geldiğinde onu hiç tanımıyordum. Aslında o da beni hiç tanımıyordu. Sadece elinde küçük bir kâğıtta yazılı bir adres vardı. Bana adımı söyleyip görüşmek istediğini dile getirdi. Onu ilk gördüğümde içimden bir şey akıp gitmişti. Onun gözlerinde ben vardım. Benim gibi bakıyordu. Bana o denli çok benziyordu ki ilk gördüğümüzde bende Sevda da şaşkınlığımızı gizleyemedik."
"Sedef, bundan bahsetmişti. Galiba birbirinizi yıllar sonra bulmuşsunuz."dediğimde başını kaldırıp çaresiz gözlerle yüzüme baktı.
"Ay... Sedef'in benim hayatıma girmesinin üzerinden sadece ay geçti. O gün bana gerçekleri anlatıp ben senin kardeşinim dediğinde bağrıma basmak istedim ama yapmadım. Bunun yerine onu bırakıp babamdan hesap sordum. Başlarda içimde kuşku olsa da babam olanları hatta kızının varlığını hiç inkar etmedi. Bende şu kısa sürede kardeşime hem annelik hem de babalık yapma derdine düştüm. Aslında tek yapmam gereken şey ona ağabeylik yapmakmış. Eğer ben adam olup kardeşime ağabeylik yapsaydım bir kez daha canı yanmazdı."
"Mert, sırtını sıvazlayıp geçecek diyemem. Sana tek söyleyebileceğim şey elimden gelenin en fazlasın ı yapıp kardeşini bulacağım. Telefonda da söylediğim gibi içlerindeki adımızdan haber gelsin hemen yola koyulacağız."
"Biliyorum tamda bu yüzden buraya geldim. O kanı bozuk köpekler hala aramadığına göre niyetleri farklı olmadı bu yüzden elimizi çabuk tutmalıyız."dediğinde dişlerimi sıktım. Sedef'in canını yakmaları demek ölüm fermanlarını imzalamak demekti.
"Ayşin ve diğer kızlar iyi mi?"Diye sordum. Olaydan hemen sonra Mesut'u arayarak ablansın yanına gitmesini giderken de yanına ekstradan adam almasını söylemiştim.
"Kızların olaylardan haberi yok. Bizde de ne şanstır ki hepsi hamile bebeklere bir şey olacak korkusuyla sesimizi dahi çıkaramıyoruz. Sende sakın belli etme bir de onlarla uğraşmak istemiyorum."
"Bir sorun mu var?" Nedense başka bir sorun daha var gibime geldi. Mert başını dik tutarak karşına baktı.
"Başka ne sorunu olacak Cihan, kardeşim kaçırıldı ve bun un en büyük sorumlusu senin diğeri ise Sevda evden çıkarken kardeşimi ona emanet ettim. O ise tek başına çıkmasına izin vermiş. Eğer böyle çocukluklar yapacağını bilseydim başlarına adam dikerdim."
"Sedef'i bir bulalım da benim de aklımda benimde aklıma pek çok fikir var."demiştim. Gerekirse hepsinin peşine adam takacak rahat nefes almalarına izin vermeyecektim. Ben Ahmet'i bir kez daha ararken Mert'i de Onur ve Fatih aradı. Onlar panikle kızların yanına giderken bizde gelecek en küçük haberi bekliyorduk.
"Zamanımız daralıyor Cihan. Ben burada daha fazla durup elim kolum bağlı bekleyemem. Bir an önce gidip kardeşimi aramalıyım."
"Tek başına olmaz bende geliyorum.
#bekleyişbitermi
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CİHAN 🚬
Aventura© Tüm hakları saklıdır Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin...
