Gitmek istemiyor değildim. Onu görmek için ölürken gitmemek için sebeplerim vardı. Aslında ben gidemezdim. Afra'nın üstüme çullanan cümleleri gibi ben ne yüzle karşına çıkardım. Elim kalbimin üstünde kapalı kapılar ardına baktım. Kimse yoktu gözle görünür kimse yoktu. Sanki koca dünya avuç içine sığmış da beni içinde eziyor nefessiz bırakıyordu. Mert Abi elimi omzumun üstüne koyarak bir kez daha git dedi. Bunun üstüne diretmenin anlamı yok diye düşünerek korkak küçük adımlarla kapıya ulaştım.
Bir kapıdan geçmek ne kadar zorsa şuanda o kadar zordu. Başımı çevirip göz ucuyla arkama baktım. Sanki bana Afra gelmeden bir an önce içeriye gir diyorlardı. Elimi soğuk kapı koluna koyarak gıcırdayan sesiyle kapıyı araladım. Ben adım attıkça kalbim yerine sığmıyordu. Bedenim kapıdan içeriye girince gözlerimle Cihan'ı aradım. Oradaydı sanki varlığımı hissetmiş gibi gözlerimin içine bakıyordu.
"Cihan, ben geldim."dedi Sedef titrek sesiyle. Gözüm kapanan kapıya sonra da bana yaklaşan bedene gitti. Nasıl da korkuyordu. Bu korku benim için miydi yoksa katil olup hapse gireceği için miydi?
Benimse gözlerimi açar açmaz ilk sorduğum kişi oydu. Onun karakolda olduğunu öğrenince hemen polisleri çağırıp suçsuz olduğunu söylemiş hemen işleme sokmalarını istemiştim... Ben bu düşüncelerle sarsılırken gözünden bir damla yaş düştü... Ağlama güzel gözlüm ağlama kıyamam senin gözyaşlarına bak ben buradayım yeter ki sen gül bir daha asla sana yakın olmam... Kazadan önceki söyledikleri aklıma gelince içimde bir kez daha fırtınalar koptu. Onun istediği gibi ondan uzak duracağım nasıl yaparım bilmiyorum ama yapmam gerekiyor. Bu yüzden gerekirse kendimden ödün verip ondan uzak kalacağım.
Ben cevap vermeyince Sedef, kaldığı yerden devam etti."Ben, özür dilerim Cihan. Biliyorum fayda etmez ama yemin ederim o arabayı görmedim sana zarar vermek aklımın ucundan dahi geçmedi. Lütfen beni affet."
Ağzımdan nasıl çıktıysa "Sorun değil." Demiştim. Beni yaralayan kaza değildi. Bana acı veren benden nefret ediyor olmasıydı. Ben onu bu denli çok severken ben güzel gözlerine can feda edecekken iken onun beni ölüme itecek kadar nefret etmesi kalbimi deşiyordu.
"Keşke... Keşke sana değil de bana çarpsaydı..." derken kalbimde bir sızı oluştu. Yattığım yerden hareketlenmek istesem de canım yanmış yüzümü buruşturarak hareketlenmekten vazgeçmiştim. Yattığım yerden doğrulmak yerine istemesem de onu tersledim "Yeter bu konuyu daha fazla uzatma."
Onu o halde düşünmek bile tüylerimi diken diken etmeye zaten yetmişti. Sedef bu çıkışımı beklemiyor olmalıydı ki olduğu yerden sarsılarak önündeki ellerini arkaya götürmüştü. "Cihan..." dediğinde daha fazla konuşmak istememiştim.
"Sedef, dinlenmek istiyorum. Gider misin?"diye sormak yerine emretmiştim. Biraz daha burada kalırsa kalbime söz geçiremeden dilimin ucundaki her şeyi önünde dökülecektim. Sedef, iç çekerek bana baktı ağlama be güzel gözlüm ne olur ağlama yüreğimi dağlıyorsun.
"Peki, şey tamam kendine iyi bak."
"Sağ ol."
Benim cümlelere sığdıramadığım şeyleri Cihan bir sağ ola sığdırmıştı. Şeytan diyor bırak gururu git sarıl ve çok korktum be çok korktum. Sana bir şey olacak diye çok koktum. Arkamda sıktığım ellerimi önüme getirerek ne yapacağımı bilmeden önümden birleştirerek yataktaki halini hafızama kazıdım.
"Kendine iyi bak." Bunu söylemeden gidersem içime dert olacaktı Cihan da dilinin ucuyla sende demiş gözleriyle de artık git der gibi bakmıştı. Bende yutkunarak geriye doğru gidip ondan gözlerimi ayrımdan kapıyı açmıştım. Ağzımı açıp bir şey diyecekken söyleyecek söz bulamayarak kendimde güç toplayıp kendimi dışarıya atıp kapıyı kapattım.
"Sedef..." İşittiğim sesle arkama dönerek bana şaşkın bakışlar atan yengeme sarılmıştım. Yengeme sarılırken abim yanıma iki adımda abim gelmiş. Bu defa da gözüm kimseyi görmeden Abime sarılarak "Abi! Abi ne olur gidelim buradan dayanamıyorum."
Ben sarılırken abim de beni sarmalayarak "Sana, bir şey mi söyledi?" dediğinde abimin ellerinden tutarak başımı olumsuz anlamda salladım. Tam aksine bana nazik davranmıştı. Ben olsaydım neler yapardım bilmiyorum.
"Hayır, hiçbir şey söylemedi sadece buradan gitmek istiyorum. Lütfen gidelim." Buraya daha dün gelmiş olmamıza rağmen gitmekten bahsediyordum. Abim yengeme sormak yerine sözümü ikiletmeden "Sevda, hadi gidiyoruz."demişti. Bende o sırada bize bakan Onur ve Defne'yi gördüm. Defne, kocasının elinden sıkıca tutunmuş umutsuz gözlerle bize bakıyordu.
"Tamam." Diyen Sevda yanımdan ayrılarak Defne'ye sarılıp "Defne, lütfen Afra'ya dikkat et." Demişti. Herkes biliyordu ki Afra'nın düşük yapma olasılığı çok yüksekti. Allah'ım ben böyle ne yapmıştım. Bir tek kendi hayatımı değil herkesin hayatını düzenini mahvetmiştim. Defne, gözün arkada kalmasın derken Abim benden uzaklaşıp elini Onur'a uzattı.
"Onur, sen Fatih'e olayları anlatırsın..."dediğinde Onur da gözün arkada kalmasın gibi şeyler söyledikten sonra bir şey daha eklemişti. Bende kıyıda köşe de duran Can'a yaklaşıp elimi uzattım.
"Tanıştığıma pek memnun oldum demek isterdim ama şu durumda söylemem doğru olmaz. Bu yüzden kendine iyi bak." Demiştim. Can da memnuniyetle elimi sıkıp gülen gözlerle konuştu.
"Bende tam aksine çok memnun oldum. Mert'e numaramı verdim. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa yeni yardımım gerekirse hiç çekinmeden ara memnuniyetle yanına gelirim."dediğinde başımı olumlu anlamda sallayarak tamam, demiştim.
Yengemler yanıma gelince abim de Can ile vedalaşıp gitmek için yürümeye başladık fakat çıkışa doğru bize yaklaşan Afra ve Mesut'u gördük. İkili bana büyük bir kinle bakıyordu. Sevda hemen Afra'nın yanına gitmiş Abim de vedalaşmak adına Fatih ile ayaküstü konuşmuştu.
Allah'ım lütfen bu yaşananlar onların arasını açmasın. Ben sonradan hayatlarına dahil olup aralarında ki güzel ilişkileri bozmayayım. Bu düşünceler başıma ağrılık yapmaya başlayınca durduğum yerden rahatsız olarak kapıya çıkışa doğru yürüdüm. Ben çıkışa yöneldiğimde yengemlerde bana ulaşmıştı. Aslında bir şey isteyecektim ama gözüm yengeme karnına gitti. Hamile olduğu için yollarda süründürmek istemiyordum ama yine dilimi tutamadım.
"Abim, beni annemin mezarına Bursa'ya götür müsün?" diye pat diye sordum. Bu defa abim Sevda'ya bakıp düşüncesini dile getirmesini istedi. Şükür ki Sevda "Bizim için sıkıntı yok gidebiliriz."
"Peki, o zaman önce Bursa'ya oradan evimize gideriz..."
#gitgidebilirsenkalbimden
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CİHAN 🚬
Aventura© Tüm hakları saklıdır Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin...
