Başıma yeniden ağrılar girince parmak uçlarımı şakaklarıma götürerek gözlerimi kapattım. Günlerdir Sedef'i görmüyordum ve bu başımın ağrımasına hatta çatlamasına en büyük sebepti. İç çekerek arkama yaslandım güzel gözlümü nasılda özlemiştim. Ona bu kadar çok alıştığıma hala inanamıyorum.
Ah güzel gözlüm keşke beni birazcık sevseydin.Birazcık değer verseydin. İşte o gün seni dünyanın en mutlu kadını yapardım... Ne zormuş insanın sevdiğinden ayrı kalması... Ne çok can yakıcıymış bu kadar çok severken sevilmemek.
Son gördüğüm gün yüreğim acıyarak git demiştim. Nereden bilebilirdim güzel gözlümü son kez gördüğümü daha dikkatli bakardım ona o güzel gözlerine.
Düşlerimi ansızın bölen telefonu sinirle açarak bağırdım.
"Beni rahatsız etmeyin demedim mi?"diye sorduğumda bir yanda da ciddi olmazsa aramazdı diye düşünmüştüm.
"Cihan Bey kusura bakmayın Bir bayan geldi. Eğer ismimi söylerseniz içeri hemen alır dedi bende.."
"Kimmiş?." diye sorduğumda "Sedef Hanım."dediği an hiç ama hiç beklemediğim bir adı telaffuz etti. Sedef'i o kadar çok özlemiştim ki ona dair kurduğum bütün kuralları unutup gitmiştim.
"Hemen içeri al."diyerek hızla telefonu kapatarak kapıya baktım. Neden gelmişti ki buraya. Yoksa bir sorun mu vardı. Sedef kapıyı açarak içeriye girdiğinde baştan aşağıya süzdüm. Görmeyeli zayıflamış mıydı? Bir süre bakmaya dalmış olmalıyım ki kendime gelince beklenmedik şekilde onu sorguladım. "Neden geldin?"
"Seninle konuşmam gereken önemli bir konu var Cihan."derken bakmayı kesip elime dosyaları alıp boş boş bakarak ona cevap verdim. Biraz daha yüzüne bakarsam kendimi toparlayacaktım.
"Peki, sizi dinliyorum Sedef hanım ama kısa olsun toplantım var."dedim. Normal şartlar altında dünya umurumda olmazdı ama artık araya bir set kurmalıydık yoksa üzülen tek taraf ben olacaktım. Bu kıza olan aşkım beni mahvedecekti
"Yüzüme bakmayacak mısın?"diye sorunca yine aynı şekilde dosyalara rastgele bakıp "Gördüğün gibi işlerim var Sedef, hem merak etme bakmadan da dinleyebilmek gibi yeteneğe sahibim..."
"Cihan, sadece iki dakika."dediğinde elimdekileri bırakarak arkama yasladım. Böyle yüzüne bakarak onu terslemek zor olacaktı. Solgun yüzüne bakınca yutkundum. Sedef, iki elini önünde birleştirmiş sıkıyordu.
"Peki, anlat dinliyorum."dedim. Sedef bana böyle masum bakmaya devam ederse kendimi tutamayarak ayağa kalkıp ona sarılmakla kalmayarak öpecektim.
"Cihan, ben nasıl söylesem bilmiyor mama artık eminim sa..." Hadi ama Sedef anlat ve git. Karşında ne kadar zor durduğumu fark etmiyor musun? "Gevelemeden anlat."
"Seni seviyorum.."dediğinde güldüm. Beni seviyor mu?
"NE!."
" Buraya gelmeden önce Afra ile konuştum. Bana senin beni sevdiğini söyledi. Bende buraya geldim çünkü bende san aşık oldum. Cihan yani ben dah..." derken sözünü kestim. Bu ne cüretti. Ah, Ayşin sana sırrımı alay konusu olsun diye mi anlattım.
"Kes!.. Sakın devamı getirme sakın benim aşkımı da ağzına alma. Sırf seni affetmem için bu kadar iğrenç bir oyunl..."
"Cihan, yemin ederim oyun değil. Ben seni seviyorum." dediğinde dişlerimi sıktım bu kadarı da fazlaydı.
"Sen düne kadar benden nefret eden yüzüme bakmayan kız. Şimdi ne oldu bir anda sırf vicdan azabı duyuyorsun aşka geldin. Bu işe kalkışman cidden inanılır gibi değil Sedef ... Küçük mide bulandırıcı oyunların... Sakın bir daha benim sevgimi pis oyunlarına alet etme."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CİHAN 🚬
Adventure© Tüm hakları saklıdır Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin...
