Evet... Evet, diyeli kaç saat olmuştu? Ben eve geleli kaç saat olmuştu? Cihan benden gideli kaç saat olmuştu? Bir kez daha burnumu çekerek abime biraz daha yanaştım. Eve geldiğimde hiç kimseye sarılmadan hızla odama delip bir saat boyunca duşta kalmıştım. Ben duştan çıktığımda beni kapıda bekleyen Sevda'yı görmüştüm fakat onu yanımda istemediğimi açık dille söylemiştim.
Sevda anlayışla karşılayıp odamdan gitse abim beni yalnız bırakmamak adına odama gelerek soru sormadan sadece sarılacağım demişti. Bende gözlerim dolu yanıma davet ederek beraber uymayı teklif etmiştim. Aslında gelmesi çok iyi olmuştu. Odada tek başıma kalmak beni ürkütmüş yattığım halde gözlerimi dahi uyuyamamıştım. Şimdi ise abimin varlığından güç alarak gözlerimi yumabiliyordum.
"Sedef, uyumaya çalış..." Abim hareketlenmelerimden uymadığımı fark etmişti. Bende başımı olumlu anlamda sallayarak göğsünde gözlerimi daha sıkı yumdum.
"Bana bir şey anlat. Ne olduğunun hiçbir önemi yok sadece konuş."demiştim. Ne olursa olsun dinlemeye hazırdım. Yeter ki düşünmeyeyim. Yeter ki bugünkü olanları bir saniyeliğine dahi olsa hatırlamayayım.
"Sana sonu mutlu sonsuzla biten bir hikaye anlatayım mı?"diye sorduğunda zilin sesini duydum. Ben de abim gibi aldırış etmeden "Olur ne olursa dinlerim."demiştim. Abim daha konuya girmeden içeriden yabancı içimi yakan bir ses duyulmuştu. Abim sesi tanımış olmalıydı anında ayağa kalktı. Abim yataktan fırlayınca içime korku dolmuştu.
"Sakın odadan çıkma sakın!" Ben ne oluyor demeden abim odadan fırlamış. Bende ağzı açık kalmıştım. Yoksa o taraftan biri mi gelmişti. Hayır, yengem hamileydi ona da zarar vermelerine müsaade edemezdim. İlk anda korkmuş sonra da bu korku güce dönüşerek kendimi odadan dışarıya atmıştım. Salona hızla girdiğimde az önceki işittiğim hararetli sesler kesilerek yerini suskunluk olmuştu.
Bana bakan bir çift gözle kalakalmıştım. Bu yaşlı adam da kimdi? Tanıdık olmazdı değil mi? Aslında ben eve geldiğime ev doluydu fakat halimi görünce herkes beni yalnız bırakmak için evine gitmişti... Peki, bu adamın ne işi vardı.
"Sedef, hemen odana git." Abimin uyarıcı sesi umrumda olmamıştı çünkü karşımda duran adam fazla sinirliydi. Üstelik de gözlerinin rengi benimkiyle aynıydı. Hatta biraz daha dikkatli baktığımda abime ne kadar çok benzediğini fark ettim.
"Bırak kalsın Mert, onunda beni tanımaya hakkı var." Hakkım mı var? Yengem yanıma gelirken elimi kalbime götürdüğüm yaşadığım onca sarsıcı olaydan sonra daha fazlasına katlanamazdım.
"Baba şimdi hiç sırası değil. Sedef zor anlar yaşadı ve şuan hiç iyi değil." Baba! Babam. Hiç görmediğim adam kaşımda mıydı? Hem de böyle bir günde... Gözlerimden yaşlar aktığını dudağıma gelen sıcak damlalardan fark ettim. Ne yapacağımı bilmeden bakarken ayaklarım ne ileri gidiyor ne de geri gidiyordu.
"Bende bunun için..."derken yılların özlemiyle ona o kadar çok nefret doluyken kendimden hiç beklemezken hızla yanına gidip sarıldım. Öyle bir sarılmaydı ki yüzümü göğsüne dayamamla hıçkırıklarım bana eşlik etti. O bana karşılık vermediği her anda içime pişmanlık doluyordu. Ondan bu denli nefret ederken sarılmak kendi adıma küçük düşürücü bir hareketti.
"Buraya gel Sedef, kendini heder etmene değecek biri değil."derken abim kolumdan tuttuğu gibi beni kendine çekti ama yerin ayaklarımın altından kaymasıyla kendimi abimin kucağında buldum.
"Sedef!" Sevda'nın sesi kulaklarımda çınlarken kokladığım acı kokuyla kendime gelir gibi oldum. Gözlerim ağırdan açılırken kirpiklerimin arasında o yabancı yüzü bir kez daha gördüm. "Kendine geldi. Sakin ol Sedef ani hareket etme."
"Oğlum doktora götürelim..."dediğinde burnumun direği sızlamıştı.
"Hayırdır Baba, nefret ettiğin kıza bir anda sevgi mi doldun? Yoksa ölümcül bir hastalığa denk geldin de ret ettiğin kıza mı muhtaç kaldın?" Abim başucumda konuşurken başımı hafif kaldırıp yüzüne baktım.
"Sedef, benim kızım. Senin başına bir şey geldiğinde ne denli üzülüyorsam onunda başına bir şey geldiğinde üzülmem gayet normal... Unutma ki sizin canınız yanınca benimde canım yanar." Tam böyle olmasa da buna benzer şeyler söylemişti. Yerimden doğrulmaya abim destek vererek bana yardımcı olmuştu.
"Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?"diye sorduğunda iki ateşin altında kaldığımı anladım. Sevda ne denli sessizliğini koruyorsa bende o denli olayları idrak etmeye çalışıyordum. Bu adam beni istemezken nasıl olurda şimdi iyiliğimi istediğini söylerdi. Yaşlı kırışmış yüzüne, sert mizacına bakmaya devam ettikçe yüzünde abimi görmeye devam ettim. Nasıl da benziyorlardı. Acaba bende benziyor muydum?
"Kızımı hiçbir zaman yalnız bırakmadım. Yakında olmasam da bir elim hep üstündeydi." Bak buna asla inanmam. Yalanına tahammül edemeyerek cevap verdim.
"Yalan söyleyerek küçülme."dediğimde "Sedef gel seni odana götürelim kendini daha fazla yıpratmanı istemiyorum."
"Ne sanıyorsun Annen tek başına hem sana bakıp hem ne nasıl kira ödedi. Sana yıllarca karşılıksız bursu kim verdi. Annen hastayken doktor masraflarını kim karşıladı. Bunları tek başına mı yaptı sanıyorsun?"
"Yeter! Babamsın diye saygısızlık yapmak istemiyorum ama sus benimde ağzımı açtırma." Dediğinde gözlerim dolsa da devamı duymak istedim. "Bırak abi devam etsin." Derken abim öyle bir sinirlendi ki sinirle ayağa fırlayarak o adamın karşında durup sesini yükseltti.
"Ne devam etmesinden bahsediyorsun ne anlatacak. Sen kızına karşı yaptıklarını iyilik mi sanıyorsun? Nasıl yaptıysan bakmaya da mecbursun duydun mu? Bunlar iyilik değil zorunluluk... Yok, öyle yap yap köşelere at. Bende senin gibi şeyler yaşadım da senin yaptığın kansızlığı yaparak hiç kimseyi yarı yolda bırakmadım." Kansızlık lafına çıldırmış olmalıydı ki Abime tokat atmasıyla anında ayaklanarak aralarına girmeye çalıştım ama abim bileğimden sıkıca tutarak izin vermedi.
"Haddini bil senin karşında baban var."
"Babalık yapana baba derler. Yaptığı şeyleri başına kalkana değil. Senden Baba..."derken bir kez daha elini kaldırmıştı ki Abim bu defa tam zamanında elini kavrayarak "O tokadı bir kez yerim ikincisini atmaya yürek ister yürek!"
O adam diyorum çünkü benim için o adam bana bakarak "Sedef benimle gel. Benim evimde daha güvende olursun..."dediği anda bir kez daha şok yaşadım. Bana abini çiğne bana gel diyordu. Ne sanıyordu böyle yaparak abimin üstüne üstünlük kuracağını mı?
"Hayır, benim şu hayatta abimden başkasına ihtiyacım yok!"
#birbabanasılolmalı
#babam
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CİHAN 🚬
Aventure© Tüm hakları saklıdır Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin...
