Bölüm 9-ÖPÜCÜK

7.7K 233 15
                                        

***
İlk ilişkim hızla ilerliyordu. Artık üçüncü ayımızı geride bırakmıştık. Zaman ilerdikçe sürekli kavga ediyorduk.

Yine bir pazar günü...

Yine dev bir kavgayı arkamda bırakarak Ömer'in yanına gidiyordum. Kavga... Annemle kavga etmemden ve annemle olan kavgamdan dolayı babamlada zaten sıkı olmayan aramızın iyice açılması beni çok yoruyordu.

Ömer Rabia'yle kavga etmişti. Onun iyi biri olmadığını söyleyip kendi kavgasınıda bahane edip bizim küs kalmamızı sağlamıştı. Kavganın sebebi bir türlü bana söylenmiyordu.

Yine kafeye gittim. Artık garsonlar bizi tanıyordu. Bügun kafe her zamankinden daha kalabalıktı. Kapıdan girince servis yapan garson beni gördü ve başıyla selam verdi. Adam her pazar her pazar görmekten artık...

Ne yapalım başka yere gidemiyordum babam bir yerden görür korkusuyla. Babamın buraya gelme ihtimali hiç yok gibiydi.

Yavaşça Ömer'in yanına gittim. Geçem hafta yine buluşamamıştık. Her pazar olan görüşmelerimiz iki haftada bire hatta bazen üç haftada bire iniyordu.

Yanına oturup yanağına ufak bir öpücük kondurdum.

Her zaman olduğu gibi geçen hafta beni göremediği için şuan sinir küpüydü.

Biraz siniri yatışsın diye hoş beş muhabbetlere girip şirinlik yaptım. Ömer sakinleşmişti.

Birden kolunu omzuma atıp iyice sokuldu bana. İyice yaklaşıp yüzünü yüzüme hizaladı.

Dudakları dudağıma o kadar yakınlaştı ki... Bu... Bu benim ilk öpücüğüm olacaktı. Ama istemedim. Ömer'le olan kavgalarımızdan dolayı ondan soğuyordum ve ilk öpücüğümüm ona ait olmasını istemedim. İyice yakınlaşıyordu. Napacaktım? Beni öpmesine izin vermezdim. Aramızda santimler varken "Özlüyorum." dedi ne ifade ettiğini çözemediğim bir ses tonuyla.

Ellerimi göğsüne koyup ittim birden. Geri çekildim hemen. Ömer ne olduğunu anlamadı. Çünkü saliselerle beni öpmesini engellemiştim.

"Ne oluyor Merve?" dedi. Anlam veremedi. Bir yerde haklıydı da. Ondan soğuduğumu bilmiyordu farkettirmiyordum.

"Ömer..." diye geveledim. Ondan uzaklaşmak istediğimi söylersem vereceği tepki beni ürkütüyordu.

"Ne?" diye bağırdı. Daha çok ürkmüştüm.

"İstemedim." dedim. Başımı önüme eğdim bakamıyorum yüzüne. Beni öpmesine izin vermediğimden utanıyor değildim hayır. Kızdığı için korkuyordum bu yüzden başım önümdeydi.

"Anlayamıyorum seni Merve." dedi. Sinirliydi ve bağırıyordu. İstediğini alamayan büyük bir çocuk gibi duruyordu.

Konuyu değiştirmem gerekiyordu. En başından beri aklıma takılan soruyu sormalıyım diye düşündüm. Yada korkumdan düşünemiyordum o an aklıma gelen soruyu söyledim hemen.

"Ömer, Rabia daha önceki ilişkilerinin hep uzun olduğunu senin değil kızların ayrıldığını söyledi. Neden?" diye sordum.

Hayır! Daha da mı sinirlenmişti?

"Konuyu değiştirme Merve! Ne demek istemedim? Kızım ben senin sevgilimim. Millet sevgilisine..." dedi. Ne kadar hiddetlenmişti birden.

"Ömer lütfen tamam kapat." dedim.

Ellerini saçlarının arasına daldırdı.

"Tamam, tamam. Başka bir zaman faiziyle alırım." dedi sırıtarak b

"Soruma cevap alamadım Ömer." dedim. En başından beri merak ediyordum bu soruyu ama ne zaman sormak istesem bir şekilde yanında mutluluktan uçtuğum için sormayı unutuyordum. Peki ne oldu? Son bir kaç buluşmadır hiçte mutlu değildim. Yanında olmak huzur vermiyordu bana.

"Boşver bizimki öyle olmayacak sadece bunu bil." dedi. Diğerlerininki neden bitmişti ki bizimki öyle bir sebepten bitmeyecekti?

Ama çok siniri yeni geçmişti yürüyeniyordum üstüne. Göze alamazdım bir daha sinirlenmesini.

Aralık ayına girmiştik ufaktan. Dışarıda yılın ilk karı yağmurla karışık bir şekilde yapıyordu. Yılın ilk karını Ömer'le izlemek belki bu soğumama iyi gelirdi. Soğuk karı izlerken Ömer'e ısınırdım belki.

"Peki... Hadi şu siniri bir kenara bırakıp karı izleyelim sevgilim?" dedim sorar bir sesle. Neden mi sevgilim dedim? Hiçbir fikrim yoktu. Zaten içimden gelerek söylemedim olabildiğine yapmacıktım farkındayım ama artık ona sevgi sözleri söylemek istemiyordum. Sadece artık gerilmekten bıkmıştım ve sakince durmak istiyordum.

Başıyla onaylayan bir bakış attı. Kafenin camı benim oturduğum tarafta kalıyordu. Şuan sırtım dönüktü cama. Ömer beni ters çevirip sırtımı göğsüne yaslamamı sağladı. Ben başımı cama çevirip içimdeki soğukluğu nasıl halledebileceğime dâir düşüncelere dalmıştım. Ömer birden başımın üstünden bir büyük fincan sıcak çikolata uzatınca durdum.

Aslında şuan olabildiğince gergindim türk kahvesini tercih ederdim ama buda fena değil hayır diyemeyeceğim.

Alnıma bir öpücük kondurdu. Uzun süre dudakları alnımda basılı bir şekilde kaldı. Derin bir nefes çekti içine.

"Eski hallerin yok Merve." dedi. Sakindi ama bu ya sinirlenirse korkumu atamadım tabi üzerimden.

"Bilmiyorum Ömer." dedim. Bilmiyordum. Yorgundum. Soğuktum. İlk sevgilisinin verdiği sarhoşlukla bulutların üzerinde gezen Merve yoktu.

"Düzelicez. Tamam mı?" deyip tekrar alnımdan öptü. Tamam anlamında başımı salladım.

"Artık gitsem iyi olacak." deyip kalktım.

Her zamanki göl kıyısındaki vedalaşma seramonisini atlayıp evdeki surat bir karış annemin yanına gittim.

Ve ne süpriz!

Yine kavga ettik...

ZORBABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin