Yazmayı çok sevdiğim için okul başlayana kadar kısada olsa bölümler çıkarmayı planlıyorum :)
Vote ve yorumlarınız benim için çok önemli...
Hayır canım olamaz. Hem onun soy adı Elbir değildi ki... Lanet olsun, avukatla görüşmek yerine dava açtığım adamla muhattap olsaydım şuan bu durumda olmazdım!
Ne kadar değişmişsin Mert. Altı sene önceki Mert nerede kalmış öyle?
Mert'te başını kaldırıp beni görünce bir süre anımsamaya çalıştı, sonra ise şaşkınlıkla baka kaldı.
Hakim salona girip kürsüye oturdu ve davayı başlattı. Şaşkın bakışlarımızı bir birimizden çekip neler olacak diye beklemeye başladım.
Hakim ilk söz hakkını bize verip suçlamamı dinledi. Açıkçası ne yapacağımı bilmiyordum ama mesleğimdir deyip gayet iyi derecede bir konuşma çıkarttım.
Savunma için Mert'in avukatına söz verildiğinde salonun kapısı açıldı. "Özür dilerim, geç kaldım girebilir miyim?" dedi kulağımda asırlarca tadını bırakan bir ses.
İzleyecilerin bulunması gereken arkadaki yere oturduğunu çekilen masa ve sandalye sesinden anladım.
Yutkunup arkamı döndüm.
Yıllar sonra neden Kaan? Nereden buldunuz yine beni? Sen... Sen neden bu kadar yakışıklı oldun? Beni görünce yeşili koyulaşan gözlerin altı sene öncede bu kadar güzeller miydi? Peki sana kirli sakal nasıl bu kadar yakışabiliyor? Saçlarında dağınık gibi görünen o düzen ne zamandan kalma? Takım elbisen? En son mezuniyette gördüğümden daha çok yakışmamış mı bu sefer? Kaan, kader bize oyun mu oynuyor yine?
Ben sorularla kıvranırken Mert'in avukatı savunmasını bitirdi.
Hakim daha sonra elimdeki belgeleri incelemek için istedi.
Eğer sadece karşılıksız çekin belgelerini versem, Mert ufak bir para cezası alır ve kurtulur, ancak cd'yide teslim edersem, o anlam veremediğim Mustafa Bey'in "Teknik mazeme" dediği anlamsız şeylerden dolayı, ki bu mazemenin Mert'in tanıdığım kadarıyla karanlık işleriyle ilişkisi olduğu düşünülürse, ciddi anlamda bir hapis cezası alacaktı.
Ne yapmalıyım? Mert'in bana çok iyiliği dokunmuştu değil mi? Yoklamalar, Kaan'ın yanına götürmeler...
Kendimi kandırmayı bıraksam mı? Depreşen duygularım Kaan'a, Mert'e böyle bir şey yapmamı engelliyordu.
Kaybettiğim şaşkın aklım devre dışıyken, kalbimin verdiği kararla sadece çek belgelerini teslim ettim.
Mustafa Bey şaşkın gözlerle ne yaptığımı inceledi. Baya bir belge masada kalmıştı.
"Ne oluyor?" diye fısıldadı Mustafa Bey.
Başımı öne eğip hiçbir şey diyemedim. Suçluydum meslek ahlakımı tamamen geride bırakmıştım.
Hakim "Karar." dedi tok sesiyle.
Herkes ayağa kalktı ve tahmin ettiğim üzere bir miktar tazminat ile bitti dava.
Hiçbir şey diyemeden dosyamı alıp kaçarcasına uzaklaştım salondan. Arabayı açıp cübbemi arka koltukların üzerine bıraktım ve kapıya yaslanıp kafamı toplamaya çalıştım.
"Ben sana hapis cezası demedim mi? Belgeleri neden vermesi kahrolası! Öldürücem seni!" diye gürledi aracın diğer tarafından Mustafa Bey.
Haklıydı adam ne diyecektim şimdi? Hadi Merve sen iyi bir savunma yapabilirsin değil mi? Savun kendini!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZORBA
Genç KurguEğer sol tarafımda atan şeye engel olabilseydim, senden uzak dururdum.
