Bölüm 27-ŞELALE

4.5K 171 3
                                        

Kaan beni kendine öyle bir çekmişki oyuncak ayıya sarılır gibi. Biraz daha sıksa başım boynuna gömülmekten nefes alamayıp öleceğim sanırım.

Uykulu halde saçları her zamankinden daha çekciydi.

Dağınıklığın düzeni hakimde saçlarına. Veya bizzat ona...

Zar zor ellerimle itip gerilemeye çalıştım.

Kaan inler gibi bir ses çıkardı "Ya..." diye mırıldandı ve yastığa gömüldü.

Saçım başım dağılmış, zaten kıyafelerle uyumuştuk üzerimizdekiler kırış kırış garip bir haldeydik.

Kaan uyku sersemi bir halde tekrar bana sarılmak için hamle yapınca yatağın solunda duran orta boy peluş ayıcığı verdim kollarının arasına.

Önce sarıldığı için mutlu oldu, sonra başını ayıcığın kafasına doğru yöneltip derin bir nefes çekince kaşlarını çattı.

"Merve?" dedi uykulu soran bir sesle.

"Efendim." dedim gülerek. Baktıki ses ayıcığın konumundan gelmiyor hızla gözlerini açıp ayıcığı gördü ve şaşkınlıkla yere fırlattı. "Bu ne ya?" dedi.

"Bulut'u geri ver Kaan." diye kızdım. Ayıcığım hem çok yumuşak hemde bem beyaz olduğundan adı Bulut'tu.

"Bu nereden çıktı ben seninle uyuyordum." dedi.

"Benimle uyumuyordun boğmaya çalışıyordun." dedim imalı bir şekilde.

"Evet biraz deli uyurum." diye güldü.

"Deli mi?" dedim ve ardından gülücüklerimiz daha perdeleri açılmamış odayı ayınlattı.

Biz gülerken Kaan'ın telefonu çalmaya başladı.

"Efendim Mert." dedi. Arayan Mert'ti. Beyaz yumuşak bir yastığı kucağıma alıp bağdaş kurup oturum.

"Sen nereden duydun?" dedi. Neyi duymuş ki?

"Yok iyiyim sıyırmış sadece." dedi Kaan. Mert nereden haber almıştı hemen?

"Ben biraz daha burada dursam iyi olacak Mert. Merve'nin yanında olmam daha iyi." dedi. Mert sanırım onu çağırıyordu. Gitme Kaan...

"Mert!" diye kızdı uyarır bir sesle.

"Kızın senin için yaptıklarını unutma derim." dedi yine Kaan.

"Tamam hadi görüşürüz." deyip kapattı telefonu.

Telefon görüşmeleri ardından ne oldu ne dedi kimmiş gibi salak sorular sormaktan nefret ederim. Söylenmesi gerekiyorsa görüşmeyi yapan kişi söyler zaten. Bu yüzdende sormadım Kaan'a.

"Kolun nasıl oldu?" dedim.

"İyiyim. Bugün nereye gideceğiz?" dedi.

"Sen yaralısın önce bir iyileş." diye kızdım.

"Hadi ama... Nereye?" dedi.

Gezmek istiyordu. Saat daha yediydi ve hemen çıkarsak tüm günümüzü şelalede geçirebilirdik.

"Tamam hazırlanayım çıkalım olur mu?" dedim.

Sıcacık bir gülümseme oluştu yüzünde.

O yatakta yatarken dolabın kapağını açtım. Yüzemem şelalede tabiki ama sudan çıkmayacağımda bir gerçekti. Şort giyecektim ama dün giydim diye sıkılıp kısa, dar, mürdüm tonlarında bir etek çıkarttım askıdan.

"Sakın!" diye bağırdı Kaan. Korktum irkildim.

"Ne?" dedim şaşkınlıkla.

"Katil olmak için çok gencim Merve sakın." dedi.

ZORBABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin