◈ 28 ◈ - Final (1/3)

9.1K 511 37
                                        

Otele döndüğümüzde yorgun hissedeceğimi sanıyordum ama tam aksine, yeni uyanmış gibiydim. Saat gece yarısıydı. Lobi kalabalıktı. Güzel giyinmiş konuklar, turistler ve iş adamları geceye yeni başlıyordu. Uraz'la birbirimize baktık. Konuşmadan anlaştık. 

Evet, uykumuz yoktu ama giyinip süslenip aşağıya inecek modda da değildik. Odaya çıkmaya karar verdik. Asansöre ilerledik. Yine salak bir sessizlik vardı aramızda, ama bu sefer benim düşüncelerimde boğuluyor olmamla ilgili bir sessizlik değildi. 

O düşünüyordu. Asansörde, Duvarda tuşların altında tek bir noktaya sabitlenmiş gözleri, ifadesiz yüzü. Ya son gecemiz olduğunu yeni fark etmişti, ya da gerçek hayata dönüşün ne kadar zor olacağını düşünüyordu. İki türlüsü de işime gelirdi açıkçası. 

Bensiz bir hayata adım atacak olmanın boşluğunda savrulmasına izin verecektim. Her istediğinde bana ulaşamayacağını, beni göremeyeceğini bilmek onu afallatacaktı. Canı sıkıldığında oynayacağı oyuncaklardan yalnızca biri eksilecekti belki.

Ama, yine de...

Bir eksik, bir eksikti. Belki de benim eksikliğim, hani o yeri asla doldurulamayanlardan olurdu. Eğer şanslıysam. Belki de pişmanlık hissiyle tanışırdı. Hem de hayatında ilk defa!Çünkü yapabileceğimin hepsi bu kadardı. 

Gerçekten. Bu kadardı.

Resepsiyonda verilen kartlarla ayrı ayrı odalarımızın kapılarını açtık. Neden bilmiyorum, birbirimize iyi geceler dilemedik. Odama girdiğim gibi montumu çıkarttım. Sanırım gecenin henüz noktalanmamış olduğunu hissetmiş olmalıydık çünkü Uraz'ın eşyaları da benim odama bırakılmıştı. Bakalım ne zaman fark edecekti.

Kaldığımız diğer otellerle kıyasladığımda daha çok ahşap tonlara sahip odamı inceledim. Odanın istediğim gibi şehir manzarasına bakan taraftan verilip verilmediğini kontrol etmek için balkon kapısına ilerledim. Sürmeli kapıyı sağa ittim. Ufak ama iki sandalye, bir de masanın sığdığı balkona baktım. Hava şehir merkezinde olduğumuzdaki kadar esmiyordu.

Mükemmeldi.

Geriye dönüp iki kişilik büyük yatağa oturdum ve otel telefonunu kaldırdım. Lobiyi arayarak iki şişe kırmızı şarap sipariş ettim. Yanına peynir tabağı isteyip istemediğimi soran resepsiyoniste olumlu yanıt verdim. Neden olmasın?

Önce çizmelerden kurtuldum. Dar çizmeleri bacaklarımdan sıyırdıktan sonra eteği çıkartmak kolay geldi. Bavullarla işim bitmişti. Bir diğer siparişimin biz gelmeden önce odaya bırakılmasını istemiştim. Banyoya ilerledim. Işığını yaktığım geniş banyoda bir küvet, bir duş ve etrafı altın renkli işlemelerle süslenmiş bir ayna vardı. Aynadan yansımasını gördüğüm Victoria's Secret serisini canlı olarak görebilmek için arkamı döndüm. Kapının hemen yanındaki havlulukta asılı siyah iç çamaşırlarını ve yine Victoria's Secret ipek geceliği askılarından kurtardım. 

O kadar yumuşaklardı ki giymek için sabırsızlanıyordum. Üstümdeki diğer parçalardan da kurtulduktan sonra sıra yeni cicilerimi giymekteydi. Modellerini çok önceden seçip buraya konulmasını istemiştim. Siyah, yarı destekli sütyenin etiketini koparttım. Kopçasını açıp giydim. Süngerlerin üstündeki danteller çok hoş gözüküyorlardı. Sıra küloda geldi. Sütyenin takımıydı zaten. Aynı dantel deseni onda da vardı. 

Gecelik ise sanki bir peri masalıydı. Kendini şımartmak, ancak böyle olabilirdi. 

İpek geceliğin bir de sabahlıkla birlikte geleceğini bilmiyordum. Önce ince askılı, mini geceliği giydim. Sonra da bornoz gibi beni saran siyah sabahlığı giyip ipini bol bir şekilde önümde bağladım. Evet, dekolteli bir kıyafete sahiptim. Kabul ediyordum. 

Son DefaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin