54. Bölüm

37.4K 1.7K 402
                                        

Selammmm cancağızlarım;)

Öncelikle tüm anne adaylarının ve annelerin anneler günü kutlu olsun❣️

Keyifli okumalar...

Keyifli okumalar

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

4 Ay sonra

Dört ay olmuştu koskocaman dört aydır ne Efe'yi görüyor ne de sesini duyuyordum. İşin ilginç yanı Faruk da ortalarda yoktu sanırım o da göreve gitti. Oysa ki çoktan ameliyat olması gerekiyordu. Yüreğimde ki acı her gün daha da artarken Efe'den bir haber alamamak daha kötüydü. Üstelik sadece Efe de değil Zafer, abim, Can, Ege, Fırat bunlardan da haber alamıyoruz daha doğrusu alamıyorum.

Asıl meseleye gelirsek bundan yaklaşık dört ay önce o haberi gördükten sonra bayılmışım ayıldığımda ise yaklaşık bir hafta sonra şehitlerin kimlikleri belli olmuştu yaklaşık otuza yakın şehit vardı fakat bu sayıyı haberlere vermediler gizli tutuldu. Kimlik tespiti yapıldığında yüreğim ağzımda atıyordu. Doğu timin den sadece üç kişi şehit düşmüştü diğer şehitler komando birlikleri ve diğer özel harekat timlerindenmiş.

Doğu timi şehitlerine gelecek olursak Teğmen Alev ve arkadaşı bir de ne yazık ki Mustafa. Açıkçası beni en çok Mustafa etkiledi öyle ki yaklaşık bir ay doğru dürüst bir şey yapamadım kendimi toparlamam uzun zaman aldı. Tedavi sürecim de yaklaşık bir ay önce bitti bitmesiyle beraber hızla Hakkari'ye gelmiş kendi evime girmeden Efe'nin odasında yaşam kurmuştum. Öyle ki sabahtan akşama kadar sürekli yatakta yatıyor Efe'nin kokusunu soluyordum.

Her gün alay binasına gidip bir gelişme olup olmadığını soruyorum fakat kimse ne bir bilgi veriyor ne de başka birşey söylüyor. Her gün erken saate kalkıp geç saatte yatıyorum öyle ki bazen sabahladığım bile oluyor Efe gelirse çabucak kavuşayım diye.

Yattığım yerden yavaşça doğrulup komidin'in üzerinde ki Efe'nin kitabını elime aldım. Evet buraya geldiğim den beri Efe'nin kütüphanesinde ki tüm kitapları okumak için yemin etmiş gibi tüm kitapları okuyorum öyle ki bir romanı iki günde bitiriyorum. Elime aldığım şiir kitabıyla derin nefes alıp kaldığım sayfayı açtım.

"Dışarıda yağmur
Yüreğimde hasret
Fikrime sen
Nasılsa yağıyorsunuz üçünüz birden
Bir bilsen..."

Cemal Süreya

Ne de güzel demiş Cemal Süreya yüreğime hasret diye doğru söylemiş Efe yüreğime hasret, fikrime sen demiş ne de güzel demiş doğru demiş sürekli fikrim de, kalbim de Efe...

Usulca nefes verip diğer sayfaya geçtim. Anlaşılan bugün de şiirler konuşacaktı.

"'Şurama batan' diyor şair, 'şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.'"

Asker YariBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin