16. Bölüm

87.4K 3.3K 196
                                        

Selam canımın içleri;)

Yukarıda ki şarkıyı açmayı unutmayın.

Keyifli okumalar...

Keyifli okumalar

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

1 hafta sonra

Kader; ne kadar güzel bir kelime öyle değil mi? Kader, oysa ki bu kelimenin altında ne acılar, ne gözyaşları, ne kahkahalar var bu kelimeyi söylerken bile insanın yüreğine bir şey oturuyor boğazı düğüm düğüm oluyor. Hayatımız kadere göre ilerler kaderde ne olursa o olur kaderimiz de ne yazıldıysa o olur. Defter biziz ve kalem de bizim hayatımız hayat bize ne derse o oluyor. Peki Hasan böyle bir ölümü haketti mi? Bir kalleş kurşunuyla arkasında yaralı bir anne baba bırakıp gitti. Hayalleri, umutları vardı Hasan'ın. Bir sürü Hasan gelir bu dünyaya bir sürü Hasan gibi çocuk gelir bu dünyaya ama hiç biri, hiç kimse Hasan'ın anne babasının acısını hafifletmez hiç biri küçük Hasan'ı unutmaz. Bir tek Hasan değil keşke şehit olan çocuk bir tek hasan olsa ama değil sadece hasan değil Hasan gibi bir sürü genç çocuk, bir sürü insan kimileri ölmemek için ailesini korumak için onlarla beraber dağa çıkıyor kimisi de ölmeyi seçiyor.

Kızmıyorum öyle çocuklara çünkü o minicik kalpleriyle, vicdanlarıyla ailesini korumak için kendini korumak için gidiyor içi kan ağlaya ağlaya askerimize kurşun sıkıyor. Evet askerimize kurşun sıkan'ın affı yoktur fakat onlar masum birer çocuk.

Hayat çok acımasız, hayat olduğundan çok fazla acımasız, haksız. Hayat acımasız kötü, hayat artık mutluluktan çok acıyı barındırıyor içinde. Ve bu acımasız dünya da vicdanlı olmak, iyi kalmak artık çok zor.

"Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özümden sel gizli gizli
Bir tenha da can cananı bulunca
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy..."

Akan gözyaşlarımı yavaşça titreyen ellerimle sildim. Bir hafta olmuştu Hasan'ı sonsuzluğa uğurlayalı hala dün gibi aklımda o acı görüntüler o acı barındıran çığlıklar. Annesinin oğlu için döktüğü sözler gözyaşları babasının dolu dolu acıyan gözlerle oğlunun mezar tahtasına bakması hepsi dün gibi aklımda.

"Berrak güzelim." Arkamdan duyduğum Zaferin sakin sesiyle.iç çekip çatallaşmış sesimle mırıldandım.

"Efendim." Dedim ağlamaktan kısık çıkan sesimle.

"Hadi gel biraz dolaşalım." Derin bir nefes çektim içime bakışlarım karlarla kaplı alan da dolaştı.

"İstemiyorum Zafer sen çık."

"Ama Onur seni özlemiş hadi gel kar topu da oynayarız." Bakışlarım bana masumca bakan Zafere kaydı Onuru da en son geçen hafta görmüştüm daha da hiç görmemiştim.

"Canımın içi yapma böyle üzme kendini kaderi buymuş hem bak onun gittiği yer çok güzel bir yer." Zafer iki soğuk ellerimi kendi sıcacık ellerine hapsedip mırıldandı. "Üzülme artık bak haftalardır hiç yüzün gülmüyor sürekli evdesin." Sıkıntıyla gözlerimi kapatıp kendimi Zaferin kollarına bıraktım Zafer de kollarını belime sarıp başımın üzerine çenesini dayadı. "Hadi çıkalım hem bizim tim de gelecek." Doğu timi de gelecek yani Efe de gelecek bir hafta önce bana sadece okuldakiler bizi sevgili sansın demişti kendini kurtarmak için böyle aptalca bir oyun oynamıştı aklıma geldikçe içim de bir sıkıntı oluşuyor du.

Asker YariBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin