Genç bir kız hayalleri umutları olan annesi ve babasıyla yaşayan genç kız yolu bir şekilde asker olan ağabeysinin yanına düşer. Nereden bile bilir ki hayatının en zorlu en meşe katlı yollarından geçeceğini. Hayatının aşkını bulup türlü zorluklar çek...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Gözlerimi açtığımda kara bulutların güneşin ışık saçmasını engelliyordu bugün de hava kasvetliydi anlaşılan. Sıkıntıyla oflayıp elimle yüzümü sertçe ovaladım gece eve geç geldiğim yetmiyormuş gibi birde amcam dan bir ton laf yemiştim üstelik Serdar'ın cümleleri de aklımı hayli karıştırırken gece hiç uyuyamamıştım sürekli Serdar'ı araştırdım ama her şeyi aynı ve kusursuzdu. Şuan gözlerimden uyku akıyordu. Sıkıntıyla gözlerimi kapatıp dün olanları düşünürken gözlerimin dolduğunu hissediyorum hızla yataktan doğrulup parmaklarımla kaküllerimi taradım bunları bir ara kesmek lazımdı baya uzamış.
Yavaşça yataktan kalkıp karşımda ki ayanaya bakarken zayıfladığımı farkettim. Sakince odam da ki banyoya girip yüzüme soğuk suyu çarptım ellerim anında titrerken aynı zaman da da kızarmıştı buranın da soğu bir başka oluyordu bir türlü alışamadım. Hızla banyodan çıkıp dağınık beyaz yorganlı yatağıma baktım başımı olumsuz anlamda sallayıp gardolabımı açıp içinden siyah kalın tayt ve siyah bol sweatshirt giydim üzerime kalın siyah yünlü hırka geçirip çıplak ayaklarıma baktım parke yerde ısıtmalı olmasına rağmen ayaklarım üşümüştü. Hızla çorap çekmecesine eğilip içinden yünlü pembe uzun çoraplarımı çıkardım hızla ayaklarıma geçirip yerden yavaşça ayağa kalktım odam da ki camları açtığım da dışarıda ki kar soğuğu hızla içeri girdi pencereden dışarı baktığım da bir kaç askerler dışarı da ki birikmiş karları temizliyordu onların bu haline üzülüp derin nefes aldım Allah hepsinin yardımcısı olsun. Yavaşça yatağıma doğru ilerleyip yatağımı güzellikten sonra telefonumu elime alıp odan çıktım.
"Günaydın meleğim."
"Günaydın dayı." Dayım saçlarıma öpücük kondurup beni de kendiyle beraber oturma odasına sürüklerken bir yandan da konuşuyordu.
"Güzelim bugün annenler geliyor kuzenlerin falan." Annemlerin geldiğine sevinirken kuzenlerin gelmesi sinirimi bozmuştu. Kuzen demişken o Mehmet denen adi neredeydi Allah bilir.
"Sevindim." Kuru bir sevindim dememe dayım kaşlarını çatarak karşılık verdi.
"Hiç öyle gözükmüyor." Omuz silkip derin nefes aldım.
"Havam da değilim dayı kafam fazla dolu."
"Kafan mı kalbin mi?" Dayımın sorduğu soruya buruk bir tebessüm edip mırıldandım.
"Bilmem ne hissettiğimi hissedemez hale geldim."
"Sabret güzelim bugünler de gelip geçer abin şuan fazla sinirle ve agresif." Dayımın kurduğu cümleyle acıyla güldüm ama ağzımı açıp hiç bir şey demedim karşımda ki büyük siyah ekranlı televizyona bakarken dayım saçlarımı öperken mırıldandı.
"Neyin var? Ne oldu benim meleğime? Neden o eski gülüş yok yüzünde?" Gözlerim dolarken titrek bir nefes alıp mırıldandım.
"Amcam." Boğazımda ki yumru yok olsun diye yutkunup devam ettim. "Efe'yi tehdit etti." Kurduğum cümleyle dayımın bedeni kasılırken sinirle tısladı.