5.6

224 20 1
                                        

Reha Deniz

Red - Start Again

Suratım asık bir şekilde önümdeki bardağı çevirip duruyordum. Gözümün önüne Ayaz ve Gece gelince daha sert çevirdim. Ve daha sert.

Kırdım. Nefesimi verip görüntüleri kafamdan attım ve masadan kalktım. Elimdeki küçük kesiği görünce gözlerimi devirdim. Ne hemen kanıyordum.

Belki de içim kan ağladığından dolayıdır.

Alışamıyordum. Tam onu elde etmişken her şeyin berbat olması canımı yakıyordu. Her gün soğuk duvarlarla çevrili gözleriyle bana bakması canımı çok yakıyordu. Yaptıklarım için özür dilemek istiyordum ama hala yanına gidip konuşacak yüzü bulamıyordum. Ah, doğru ya. Gece yüzüme bile bakmazken boş yere kendimi yoruyordum sanırım.

Dayanamayıp yazmıştım. Gece hiçbir şekilde uyuyamamış, durmadan eski anılarımızı hatırlamış, ağlayıp gülmüştüm.

Onun yanına gidemiyordum belki ama gece her zaman olurdu. Ben de o zamanlarda karşıma bakıp sanki karşımda o varmışcaşına özür dilerdim. Her gece tekrarlardım bunu. Sanki işe yarayacakmış gibi.

Elimi yıkayıp camları topladım ve bir daha kestim elimi. Aslında iyiydi bir yandan. Belki Gece görüp yanıma gelirdi. Belki de gelmezdi. Sonuçta bakmıyordu.

Bu onun suçu değildi elbette. Hiçbir şey onun suçu değildi ama bunları sırf benim salaklığım yüzünden yaşaması kafamı koparma isteği uyandırıyordu. Bir gün bunu cidden yapabilirdim.

Saate baktım. Daha sabahın altısı bile olmamıştı. Ona dediklerimden sonra hiçbir şey dememişti.

Ben de seni özledim dememişti.

Gözlerimin dolduğunu hissedip başımı eğdim hemen. Sanki biri görecekmiş gibi. Hiçbir şeyi düzeltemeyecekmişin gibi hissediyordum. Her ne kadar umutlu biri olsam da bu konuda olamıyordum. Hiçbir şey işe yaramıyordu.

Öyle kötü bir şey yapmıştım ki aşk bile bunu onaramıyordu.

Donuk gözlerle ayağa kalktım ve sessizce odadan çıkıp yüzümü yıkadım. Her sabah bu kadar erken çıkıp o soğukta durakta beklerdim. Bilmiyorum, kendimi cezalandırıyordum belki ama bu ceza bile beni tatmin etmiyordu. Beni istemediği halde kendimi onun gözüne sokmuştum ama başka çarem yoktu.

Beni görmek ona acı veriyordu ama onu görmek bana yaşam veriyordu.

Ruhsuz adımlarla tekrardan odama geldim. Sessiz olmam gerekiyordu. Bir tık sesine uyanan bir ailem vardı ve bu saatte çıktığımı farkederlese afilli bir azar yerdim.

Bir yandan da annemden kaçıyordum aslında. Bir şeyler olduğunu anlamıştı ve elinden geldiğinde beni sorguya çekiyordu. Bunun beni daha da yıprattığını görünce bunu bırakmıştı ama içten içe üzüldüğünü görüyordum.

Oğluna olanların farkındaydı ama hiçbir şey yapamıyordu. Anne, oğlun bile bu hatayı düzeltemiyorsa başkası nasıl yapsın ki?

İç çekip defalarca kez hazırladığım çantayı sırtıma alıp odanın çıkışına doğru ilerledim.  Masadan montumu alıp evden çıktım ve sessizce kapıyı kapattım. Asansör yerine merdivenleri tercih etmiştim. Artık hiçbir şeyin kolayını yapmak istemiyordum. Kendimi cezalandırmak amacıyla elimden geldiğince kendimi yoruyordum. Ama hala yeterli gelmiyordu.

Durağa doğru yürürken tekrardan onu görecek olmanın heyecanı doğmuştu içime. Her seferinde Ayaz ile geliyordu. Bu canımı yakıyordu işte. Ben her gece yıldızsız gökyüzüne bakıp onun hayalini kurarken o, Gece'me aşık bir şekilde onunla yaşıyordu. Ya birden onu severse? O zaman ne yapabilirdim ki? Kendi sevgimde boğulmaktan başka ne yapabilirdim?

Sırtımı demire yaslayıp yükümü bir ayağıma verdim. Gece'nin geldiği yola gözlerimi dikip bilindik ayak seslerini aramaya başladım. Ankara her zamanki gibi çok soğuktu ama hissedemiyordum. Montlarına sarılıp titreyerek yanımdan geçen birkaç öğrenci üşüyordu da ben hiçbir şey hissedemiyordum. Hislerimi de ona olan aşkımda rehin vermiştim. Gece beni affedene kadar gelmeyecekti. Hislerimi almıştı benden. Ama onun bunu yapmasına neden olan bendim.

Bir süre daha geldiği yoldan gözümü ayırmadım. 15 dakika boyunca gözlerimi dikip bakmıştım ama gelen giden yoktu.

Kulaklığımı takıp kafamın içindeki durmadan beni aşağılayan sesi kesmek istercesine sesi son yaptım. Ama kendimi suçlamamam için o sesleri kesmeme gerek yoktu. Zihnim durmadan eskiden yaptıklarımı canlandırıp cezamı kesiyordu zaten

Ama sonra gördüm. Her zaman geldiği yoldan yavaş adımlarla buraya doğru ilerliyordu. Başını eğmiş, adımlarını izlerken beni görmemişti ama sanki ona baktığımı hissetmiş gibi hemen başını kaldırdı.

Gözleri, ah gözleri...İlk gördüğüm şeydi ona ait olan. Önceden o gözlerde ben de vardım. Şimdiyse kendimi oradan isteyerek aşağıya atmıştım. O ise benim atladığım yerde durmuş, düşüşümü izliyordu. Elimi tutmamıştı.

Çünkü kolunu kırmıştım.

Adımları kesintiye uğradı, sadece bana baktı. O ana kadar Ayaz'ın yanında olmadığının farkında değildim. Neden gelmemişti onunla? Halbuki aramızda hep bir duvar gibi dikilmeye çalışırdı da şimdi neden burada değildi?

Kulaklığımı çıkardım ama son seste olduğu için dışarıdan da duyuyordum. Yavaş adımlarla durağa geldi ve oturdu. Montunun önünü neden açık bırakmıştı ki? Bu soğukta hasta olursa ne yapardım? O hastayken yanına bile yaklaşamadan iyi olduğundan nasıl emin olabilirdim?

Sadece bakıyorduk. Doğru ya, hiç birbirimize doyasıya bakamamıştık ki. Bunun kendi hatam olduğu konusunda ısrar ettiğimi fark etsem de yine söylüyorum. Hepsi benim hatam. Ve nasıl düzelteceğimi bilmiyorum.

What if I want to try?
(Ya denemek istersem?)

What if you take a chance?
(Ya bir şans yakalarsam?)

What if I learn to love?
(Ya sevmeyi öğrenirsem?)

What if , what if we start again?
(Ya, ya yeniden başlarsak?)

Şarkı sözlerini duyunca birden daha anlamlı bakmaya başlamıştı. İstiyordu, biliyordum. Bana bir şans vermeyi ama zaten vermişti. Ben açgözlülük yapıp son şansı isterken haksızdım. Bunu da biliyordum ama... Onu bırakma fikri canımı acıtıyordu. Gerekirse gözüne gözükmem, ama onu asla bırakmazdım.

Bir süre sonra konuştuğunda senine olan hasretim tavan yapmıştı.

"Peki ya yine her şeyi mahvedersen?"

Konuşurken sesi titremişti. Birden gelen soğuk havayla ikimiz de ürperdik. Yaslandığım yerden doğrulup ona baktım. Yemin ederim Gece'm, seni bu acıdan kurtaracağım.

"Şans verecek misin ki?"

Evet de, evet evet evet...

Bir süre sadece gözlerime baktı. Bir ara gözünü yola çevirdi. Gelen otobüsü görünce yavaşça ayağa kalktı ve bana son kez baktı. Ve kalbimin acısını katlayan son sözünü söyledi.

"Hayır."

Bölüm Sonu

Ama Deniz, senin baya çabalaman lazım. İki şarkı dinletip tekrardan eskisi gibi olacağınızı düşünüyorsan ohooo ben daha neler yapacağım size djdjcksxjd

Sonraki bölüme kadar hoşça kalıınn🖤

R kişisi  | texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin