9.Bölüm

368 46 8
                                        

                                                                    Ayin

       Hesabı ödeyen Paul oturdukları masadan kalktıklarında, masadaki eşyalarını alıp birlikte kapıya doğru yürümeye başladılar. Caddeye çıktıklarında yoğun kalabalıkla karşılaşan Paul ile Clara ellerini birleştirip yürümeye devam ettiler. Genç, yaşlı, güzel, çirkin, gotik, satanist, iş adamı ve evsizlerin bulunduğu karışık kalabalık hayatın maratonunda kendilerine ait edindikleri yerlere gitmek için çabalarken, ana yollar süratli geçen arabalarla inliyordu. Korna sesleri, bir birine bağıran insanlar ve ara sokaklardaki karanlık oyunlar hepsi sabahın bu saatinde kendilerini belli ederken, hiç bir şey olmamış gibi yürümeye devam eden insanlarla işkâl edilmişti.

"Sence ilerde bizde onlar gibi mi olacağız?" diye sordu Clara tatlı sesiyle

"Biz onlardan farklı olacağız" dedi Paul "En azından yaşamayı unutmayacağız"

"Özel okulunun bitmesine birkaç ay kaldı ve ben hala hangi üniversiteye gideceğime karar veremedim"

"Clara seni seviyorum gerçekten ama kendini kaybetmemelisin" dedi Paul "Seni sen yapacak şeylerle mutlu olabilirsin ancak"

"Bazen senin bu dünyadan olduğundan şüpheleniyorum" dedi Clara yanında duran yakışıklı çocuğun gözlerinin içine bakıp gülümsedi.

Yeşil yanan yaya ışığıyla kalabalığın arasında karşıdan karşıya geçen Paul ile Clara diğer insanların aksine daha sakin ve güler yüzlü duruyorlardı. Mağazaların yanından geçen Paul ile Clara az önce aldıkları dondurmaları yerken partinin verileceği adrese doğru yavaşça ilerliyordu.

Partinin olduğu evin sokağına girdiklerinde müzik sesleri evden sokağın başına kadar yankılanıp havaya dağılıyordu. Birbirine bakan Paul ile Clara kocaman gülümsemeleriyle parti evine doğru ilerlerken evin karşısında siyah kapüşonlu bir adam öylece eve bakıyordu. Adamla göz göze gelen Paul kocaman gülümsemesiyle adama bakarken, hissettiği huzursuzluk gülüşünü söndürmüştü. Evin küçük basamaklarından çıkıp kapıyı çaldıklarında dakikalar sonra ahşap çelik kapı açıldı. Kapıyı açan güzel bir kız Clara'yı gördüğünde çığlık atarak sarıldı.

Birbirinden ayrılan kızlar sevinçle birbirlerine bakarken, sarışın, gamzeli kız elini uzattı. "Merhaba ben Brigit" Kendisine uzatılan narin eli tutan Paul karşısındaki nazik kıza bakıp, "Bende Paul" dedi.

Hızla evin içine girmelerini söyleyen Brigit kapıyı kapattığında, Clara'nın kolundan tutup kalabalığın içinde kayboldu. Kapının önünde kalan Paul etrafındaki yabancı yüzlere baktığında, yanında ki yuvarlak masada duran bira bardağını alıp içindekini yudumlamaya başladı.

Siyahîler, esmerler, sarışınlar, asyalılar ve beyaz tenliler hepsi bir arada dans edip, sohbet ederken Paul, öylece kalabalığın arasına karışıp boşta duran tekli koltuğa oturdu. Duvarda birbirleriyle öpüşen çiftler ve arkasındaki temizlik odasından gelen inlemeleri duyan Paul, başını iki yana sallayıp gülümsedi. 'Bu gece eğlenceli olacak' diye düşündü. Elinde iki birayla kalabalığın arasından gelen sarışın kızı gördüğünde kocaman gülümsedi. Yanına gelip koltuğun başına oturan Clara elindeki bardağı uzattığı sırada, temizlik odasından gelen güçlü bir inlemeyle gülmeye başlayan Paul ile Clara oturdukları yerden kalkıp kalabalığın arasına girdi.

Arka bahçeye çıktıklarında iki salıncağın bulunduğu büyük ağaca doğru ilerlerken, Clara az önceki inleme sesi sayesinde gülmemek için kendini zorluyordu. "Bazıları partinin tadını iyi çıkarıyor" dedi Paul pembeleşmiş yanaklarıyla

Oyuncak Melekler #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin