31.Bölüm

57 2 0
                                        


                                           Şekil Değiştirenler


       Kardeşinin kolları arasında yürümeye devam eden Paul vücudunu saran nemli havayla ürperirken, Kavin ve diğerleri yollun bazı kısımlarında ortaya çıkan su çukurlarının etrafından dolanıyordu. Küçük bir kaplıcayı andıran çukurlardan çıkan buhar suyun sıcak olduğunu gösterirken, nemlenen hava ile birlikte yavaşça sis oluşuyordu. Ayaklarının altında oluşan küçük bulut tabakasıyla ilerlemeye devam eden Kavin, yerde buhar çıkaran su çukurlarını görmekte zorlanırken, Dylan durduk yere küfür etmişti. "S.ktir"

Herkes ne olduğunu anlamak için Dylan'a bakarken, o sağ ayağını havaya kaldırmış iki sana sallamaya başlamıştı. Ayak kapısının içindeki suyu oturduğu yerde boşaltan Dylan, koridor boyunca yankılanan küfürlerinin yanı sıra Kavin ve diğerleri Dylan'ı bahane ederek oldukları yere oturdular. Normalden daha sıcak olan mağara duvarına yaslanan Paul, etrafındaki tanıdığı ve tanımadığı insanlara bakarken, Kavin'ın sonunda gerçek arkadaşlar edindiği için içten içe sevinmişti.

"Neden bu kadar neşelisin?" diye sordu Kavin yanında oturan kardeşini hafifçe sarsıp

"Öylesine gülümsüyorum işte Kavin" dedi Paul omuz silkerek

"Öyle olsun bakalım" dedi Kavin başını duvara yaslayıp

"Acaba şuan saat kaç" dedi Paul yanında oturan kardeşine bakıp

"Bilmiyorum, geldiğimizden beri sanırım bir gün falan geçmiş olmalı" dedi Kavin

"Siz insanlar hala buraya alışamadınız sanırım" dedi kırmızı peri etrafta dolanarak

"Sonuçta hepimiz mağarada doğmuyoruz" dedi Arç yanında oturan Hellie'nin gözlerine bakıp

Kızmış gibi Arç'ın karşısında uçan peri sarıgözlerini dikkatle karşısındaki adama dikip, birkaç dakika baktıktan sonra küçük parmağında oluşan ateş topunu Arç'ın gözünün hemen altına fırlattı. Elmacık kemiğine gelen küçük ateşle kaşlarını çatan Arç, eliyle uçan yaratığı kovalarken, Hellie onu daha fazla kızdırmaması için iki yana salladığı elini tuttu. "Daha fazla kızdırma"

Başını sallayan Arç elini tutan kızın omzuna başını koymasını işaret ederken, kırmızı peri öylece yerde oluşan sis'in içine girip çıkıyordu. Halinden memnunmuş gibi etrafta uçan yaratığı yakalama çalışan Coro, girdiği sıcak su çukurlanırını umursamadan küçük bir tavşan gibi zıplıyordu.

"En azından bazılarımızın neşesi yerinde" diye fısıldadı Clara etrafta iki tarafa giden yaratıkları gösterip

"Belki her şey bittiğinde bizde bir köpek alabiliriz" dedi Brook eliyle sarışın kızın çenesini nazikçe tutup

"Her şey bittiğinde alacağımız küçük köpek bizim küçük kurt'umuzla anlaşa bilecek mi?" dedi Clara beyaz tenli adamın gözlerinin içine bakıp

Sarışın kızın dediğiyle gülümseyen Brook ağzını açtığı sırada, herkes ayağa kalkmış yola devam etmeye başladığında, oda diğerleri gibi ayağa kalkıp Clara'yı kolları arasına aldı. Karanlık koridor da ilerlemeye devam eden Kavin ve diğerleri her on dakika içinde ortaya çıkan çığlıklarla kulaklarını kapatıp ilerlemeye devam ederken, Brook ve diğer kurt adamlar büyücülere göre daha iyi duydukları için ilk defa bu kez kendilerine lanet okuyorlardı. Bulundukları yakın bir yerden gelen çığlıkla kulaklarını kapatan Kavin, duvarlara tutunarak yanında ilerlemeye çalışan Paul'un yüksek sesli çığlığa rağmen koluna girip koridorun sonundan gelen sesin kaynağına doğru ilerlemeye devam etti.

Oyuncak Melekler #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin