26.Bölüm

72 3 0
                                        

İyi Okumalar Genç Büyücüler...

                                             Canada mı!

     "Hayır, Brook bu olayın içerisinde o varsa asla yardım etmem" dedi Hellie oturduğu yerde bakışlarını camdan dışarı çevirip

Arç ile karşılaştığından itibaren büyük bir inatla yardım etmeyeceğini söyleyen Hellie'yi saatlerdir ikna etmeye çalışan Brook, sonunda pes edip oturduğu tekli koltuktan kalkıp camın önüne geçti. İnatla yardım etmeyeceğini söyleyen Hellie'ye kızgın olan Brook, pencereden ağaçların arasında uçuşan kuşlara bakarak sakinleşmeye çalışıyordu. Dakikalardır bir çıkmazda olan Brook neden yardım etmediğini düşünürken tekrar arkasını dönüp, Hellie'nin karşısında geçti.

"Neden bize yardım etmiyorsun?" diye sordu Brook öfkelenmiş ses tonuyla "sırf eski sevgilin yüzünden bize yardım mı etmeyeceksin. Belki şuan birisinin gerçekten sana ihtiyacı var. O kaçırılmış çocuk belki de tehlikede olabilir"

İnadının bu sözlerden sonra kırılacağını uman Brook hoşlandığı kızın yanına oturduğunda, Hellie hala sessizce oturmuş dışarıyı izliyordu. Söylediklerini düşünen Hellie içten içe güvensizliğini ikilemde kalarak düşünürken, bir yandan Brook'un haklı olduğunu düşünüyordu. "O haricinde başka kimler var burada?"

"Cristal, Kavin, Eikki ve Dylan" dedi Arç kapıdan yavaşça içeri girerek

Yerinden kalkan Hellie hızla Arç'ın karşısına geçip, öfkeyle gözlerinin içine baktı. "Kardeşimin seninle ne işi var?"

"Hellie bana ne kadar çok kızgın olduğunun farkındayım; fakat bunu Kavin ve diğerlerine yapamazsın. Kardeşin sonunda gerçek arkadaşlarıyla beraber neler atlattı. Doğa ruhlarının yanında kaldılar, şeytani bir hayvanla savaştılar ve bunu sadece kaçırılan çocuk için yaptılar. Kardeşin kaçırılan çocukla beraber seni aramak için bu durumlara katlandı Hellie. Seni bulamadığım zaman gözlerimin içine bakıp 'senden nefret ediyorum' dediği andan itibaren bana kızgın. Eminim şuan seni gördüğü anda çok şaşıracak ve sevinecek; çünkü ben seni kapıda gördüğüm anda inanamamıştım ama çok sevinmiştim. Hala sana şaşkınlık ve özlemle bakıyorum. Benden nefret etsen de bu çocuklara yardım et... Lütfen" dedi Arç

Gözlerindeki hayranlığı ve pişmanlığı gören Hellie, sevdiği adamın tekrar kendisine aşkla baktığını fark ettiğinde, ona ne kadar kızgın olduğunu yıllarda kendine inandırmaya çalışsa da şuan gözlerinin yandığını ve sulandığını hissediyordu. Akan gözyaşını silen Hellie hızla arkasını dönüp cam kenarına geçerken, sessizliğin hâkim olduğu oturma odasında giydiği topuklu çizmesinin sesi yankılanıyordu. Herkese arkası dönük olan Hellie bir süre akan gözyaşlarını saklamak için çaba sarf ederken, dakikalar sonra tanıdık bir ses odada yankılandı. "Artık kararını açıklamalısın"

Duyduğu tanıdık ses ile arkasını dönen Hellie, Arç'ın hemen yanında durmuş, gözlerinin içine bakan uzun boylu çocuğa baktı. Cam gibi gözleriyle karşılaştığında hızla Dylan'a doğru ilerledi. Karşı karşıya geldikleri anda küçük kardeşinin boynuna atlayan Hellie, uzun zamandır tutmaya çalıştığı gözyaşını serbest bırakmıştı. Birkaç dakika öylece birbirine sarılan Hellie, kardeşinden ayrıldığında inat ettiği şeyin saçmalığını fark etmişti. "Elimden geldikçe yardım edeceğim"

Güneşin kızıl ışınları yavaşça çatı katının küçük penceresinden süzülerek odayı aydınlatırken, Hellie ve diğerleri büyük bir dairenin içine çizilmiş pentagramın etrafına oturmuş, ortadaki cam küreye bakıyorlardı. Hellie hemen yanında oturan kardeşi ve Kavin'ı yüz üstü bırakmamak için gözlerini kapatıp, konsantrasyonu'nu toplamaya çalışırken, Eikki hemen yanında duran Cristal'e doğru yaklaştı. "Sence şimdi ne yapacak?"

Oyuncak Melekler #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin