10. Bölüm

321 41 4
                                        

                                                  Sığınak


       Sabahın ilk saatlerinde aşağıdan gelen uğultular sayesinde uyanan Kavin, gözlerini sıkıca kapatıp yüzünü yastığına bastırdığında huysuzca kıpırdandı. Uğultular devam ettiğinde başını yastıktan kaldıran Kavin, huysuzca mırıldanarak etrafına baktı. Kardeşi yatağında değildi. Sanki dün gece hiç gelmemiş gibi yatağı düzdü. Yatağından kalkan Kavin odadaki küçük banyoya girip lavaboda soğuk suyu açtı. Soğuk su ile yüzünü yıkayan Kavin, eliyle çenesinden akan damlaları silip aynadaki yansımasına baktı. Mavi gözleri soğuk su ile iyice açılmış canlı canlı parıldarken, teni her zamankinden daha soluk duruyordu. 'Hastamı oldum?' diye düşündü Kavin

Banyodan çıkan Kavin hızla yatak odasında üzerini değiştirmek için dolabına ilerlerken, aşağıdan gelen uğultular çoğalmaya başlamıştı. Üzerini değiştiren Kavin aşağıya inmeden önce kapının yanında duran boy aynasında kendisine baktı. Mavi beyaz karışımı gömleği iri vücudunu göz önüne sürerken, kardeşinin sürekli söylediği karın kasları kendini gömleğinin altından belirginleştiriyordu. Buz mavisi kotu gözlerini ön plana atarken, gri kapüşonlu yeleği ile sokak dansçılarını yansıtıyordu.

Merdivenlerden inen Kavin oturma odasına girdiğinde, deri koltuklardaki hiç görmediği yeni gözlerle karşılaştığında oturduğu koltuktan kalkan Lily oğlunun yanına gitti. "Günaydın tatlım" dedi Lily "Kahvaltın mutfakta"

"Paul nerede anne?" diye sordu Kavin

Yaşlı adamla göz göze geldiği anda kaşlarını çatıp annesinin gözlerinin içine baktı.

"O neden burada?" dedi Kavin "Ve diğerleri de kim?"

"Onlar benim arkadaşlarım Kavin" dedi Lily "Ve o dediğin kişi benim hocam"

"Paul nerede?" diye tısladı Kavin

"Bilmiyor-" Lily sözünü bitirmeden, yaşlı adamın sesi, sessizliğin hâkim olduğu odada yankılandı. "Kavin artık öğrenme zamanın geldi."

Karşısında deri koltukta oturan yaşlı adama bakan Kavin yavaşça yaklaşırken, etrafta bulunan tanımadığı insanların arasından geçiyordu. Beyaz tenli, siyah uzun saçlı bir kadın elindeki tasarım dolu dergiyi bıraktığında, yaşlı adamla göz göze geldi. "Efendim, Kavin daha hazır değil" dedi beyaz tenli kadın

"Her şey için yeterince tecrübesi var Dört" dedi yaşlı adam "Ve seni yanıma aldığımda onun yaşındaydın"

Dört önüne gelen siyah saçlarını eliyle savururken, Kavin hafif kemerli burunu, yılları barındıran yüz çizgileri, kar kadar beyaz saçları ve soluk tenli adamın yanına oturduğunda, yaşlı adamın yılları görüp geçirmiş koyu mavi gözlerinin içine baktı. "Kavin sana bir şey itiraf edeceğim." dedi yaşlı adam normal sesiyle "Kardeşin güçlü bir düşman tarafından kaçırıldı ve onunla birlikte Clara adında sarışın bir kız da ortalardan kaybolmuş, şans üzerine bir adamımı sizi gözetlemesi için görevlendirmiştim"

Kavin karşısında siyahlar içindeki insanlara bakarken, göz ucuyla annesine baktı. Üzgün görünüyordu. Kardeşinin kaçırılmasına şaşıran Kavin, sessizce yerinden kalktığında ayakta duran annesinin yanına gidip sarıldı. Dikkatlerin üzerinde olduğunu fark eden Kavin, buz mavisi gözleriyle etrafı inceledikten sonra koyu mavi gözlere baktı. "Bende sizinle geliyorum" dedi.

Yaşlı adam kararlı genç çocuğun gözlerinin içine bakarken, etrafındaki adamları sessizce kendisine bakıyordu. Her birine dikkatlice baktığında gözlerinin içindeki 'Tamam' der gibi bakışını görmüştü. Oturduğu yerden kalktığında Sekiz, yaşlı adamın koluna girdi. Yavaşça kapıya doğru ilerlediklerinde Lily'nin sessizce kulağına fısıldadı.

Oyuncak Melekler #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin