20.Bölüm

153 8 1
                                        


-Ölüm Perileri-

Ağaçların üstüne inşa edilmiş şehrin köklerinde öylece bekleyen Kavin, Cristal, Eikki, Dylan ve Arç kızıl saçlı ruhun ortalardan kaybolmasının nedenini merak ederken, ağaçların etrafını bir sarmaşık gibi saran merdivenlerin birkaç metre yükseğinden gelen kürkleme sesi ile kızıl saçlı doğa ruhu kendisine benzeyen güçlü ruhlarla gelmişti. Arkalarından gelen yeşil renkli tuhaf hayvanlar tüm dikkatleri üzerine çekerken, merdivenlerden aşağıya inen kadın ruh örgülü mor saçlarını arkaya atmış yavaşça yanlarına geliyordu. Arkasında annesine yetişmeye çalışan küçük doğa ruhuna bakan Kavin kendi dillerinde bir şeyler mırıldandığını duyulmuştu.

Kırmızı saçlı doğa ruhu ayaklarının ucuna gelen küçük çocuğu kucağına aldığında, kendisi gibi örgülü kırmızı saçlarını okşadı. Mor saçlı kadın ruh yanına gelip sessizce bir şeyler söylediğinde, fısıltısı küçük bir hırıltıya benziyordu. Hemen birkaç adım arkalarında duran iki doğa ruhu birbirlerine o kadar çok benziyorlardı ki, Kavin bir an kardeş olduklarını düşündü. Birbirine benzeyen iki doğa ruhu ayırt etmeleri için farklı renk yüz boyası ve saç renkleriyle tanınırken, kendi aralarında küçük hırıltılı konuşmaları azda olsa duyuluyordu.

Ufak çapta kürklemeye benzeyen konuşmalarını biten kızıl saçlı ruh kucağındaki küçük çocuğu yere indirdiğinde, son kez kendisi gibi kızıl saçlarını okşadı. Küçük çocuk etrafında olan biteni bilmediği masum gülümsemesiyle arkasını dönüp merdivene doğru gittiğinde, mor saçlı kadın ruh kendisinin üç katı güçlü olan kızıl saçlı ruhun kulağına fısıldadı. Arkasını dönen kadın ruh merdivenin önünde bekleyen küçük ruhun yanına gitti. Yüzünde ufak bir tebessüm beliren doğa ruhu arkasında duran ikizlere dönüp kendi dilinde bir şey söylediğinde, Kavin sesindeki otoriter tonu ile emir verdiğini anlamıştı.

İkizler büyük bir hızla arkalarında duran iki yeşil yaratığın sırtına bindiğinde, kızıl saçlı ruh kendisine bakan insanlara dönüp muzipçe gülümsedi. Kendisine bakan kızıl saçlı ruhun ışık saçan mavi gözlerine bakan Kavin ustasının öğrettiği gibi hiçbir tepki vermeden öylece duruyordu. Kırmızı saçlı ruh kuyruğunu sallayarak arkasını döndüğünde, büyük ağacın yanında duran yeşil, sivri dişli yaratığın yanına geldi. Yeşil yaratığın büyük tüylü kafasını okşayan ruh kendisine itaat eden yaratığa sevecen bir tavırla gülümsedi.

-Bu Kita- dedi kızıl saçlı ruh –Benim hizmetlim ve ondan ben sorumluyum-

-O bir yeşil puma- dedi merdivenin ucundaki mor saçlı kadın ruh

-Kita... Yani sizin deyiminizle efsanevi orman canavarı yeşil puma, gördüğünüz gibi çok uysal bir hayvan değildir.- dedi kızıl saçlı ruh –Bir kılıç kadar keskin sivri dileri, kilometrelerce uzağı duymalarını sağlayan uzun kulakları ve her şartta yürümeyebilmeleri için büyük ayaklara sahiptir. Genellikle avladıkları hayvanların etiyle beslenirken, zor zamanlarda ot yiyerekte yıllarca hayatta kalabilirler-

Kita kulaklarını oynattıktan sonra sanki kendisinden bahsedildiğini anlamış gibi gururlu dururken, ilk defa böyle bir şey görmenin şaşkınlığını yaşayan Kavin, Cristal, Dylan ve Eikki sessizce karşısında duran yeşil canavara bakıyordu.

"Başka ne tür pumalar var?" diye sordu Arç

-Aslında beş tür puma var- dedi kızıl saçlı ruh –Karanlık, Hayalet, Buz, Ateş ve bu gördüğünüz orman-

Eliyle işaret ettiği pumanın biraz daha başını okşadıktan sonra yeşil tüylü sırtına bindi. Kita'nın uzun kaslı boynuna dokunan kızıl saçlı ruh kendisine merakla bakan insanlara baktı. Kavin kendisine 'Ne oldu' der gibi bakan ruhun parlak gözlerine bakarken, yanında duran sarışın kızın narin sesini duydu. "Onların üstüne binmek zorunda mıyız?"

Oyuncak Melekler #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin