Bölüm 21

33 7 6
                                    

--Leyla'nın gözünden--

Hafta sonuna güzel bir plan yapmıştım. Yılbaşı balosuna bir gün kalmıştı. Kendimi düzeltmem gereken bir sürece hazırlıyordum. Barış ve Selin ile henüz konuşmamıştık. Konuşacak neyin var olduğunu bilmiyordum ancak sağlık durumlarının iyi olması benim için önemliydi. Göz göze geldiğimizde karşılıklı olarak nefret eder bakışlar atıyorduk. Aramızdaki husumetin sessiz varlığı devam etmesi muhtemeldi ancak başıma yeni bir oyun açmaları da muhtemeldi. Yorulmuştum...sürekli savaşmaktan yorulmuştum. Buraya geldiğimde arkama baktığımda zamanın çok hızlı geçmesiydi. Bu süreçte kimsenin kaldıramayacağı kadar olay yaşamıştım. Barış ile başlayan oyunların ardı arkası kesilmemişti, bunun yanında Cüneyt, Deniz, aklımı başımda tutma mücadelem ve 'A'. 

Hatırlamam gereken şeyi gerçekten hatırlayamıyordum. Kendimi toparlamaya çalıştım, kabuğuma çekildim. İlaçlarımı almaya başladım. Bugün Cüneyt'in önerdiği psikoloğa gidecektim. Ders aldığım hoca bu hafta hasta olduğu için gelemeyeceğini belirtti. Birkaç gün önce ben de hastaydım ancak dinlenerek daha iyi olduğumu hissediyorum. Psikolog çıkışı Deniz ile kıyafet ve maske bakmaya gidecektik. Deniz ben çıkana kadar bir kafede oturacaktı.

Yatağımdan kalkıp hemen dolabımın yanına geçtim. Seçtiğim kıyafetleri bir kenara koyup banyoya girdim. Çok durmadan çıkıp kıyafetlerimi giymeye koyuldum. Henüz kar yağmamıştı. Yeni yıla giriyorduk ve hava durumu kar ile ilgili bir ibare göstermiyordu. Aslında kış aylarını çok sevmezdim. Kış değil de soğuk havaları çok sevmezdim. Benim için kar güzeldi, kar ile eğlenmek de güzeldi. Ancak soğuk olmasa çok daha iyi olacaktı. Böyle bir çelişki içinde olmama kendi kendime güldüm. (Medya temsili sokak stili)

Kıyafetlerimi giydikten sonra aşağı doğru indim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kıyafetlerimi giydikten sonra aşağı doğru indim. Annem kahvaltılıkları masaya yerleştiriyordu. Ben de son olarak ekmekleri masaya taşıdım. Deniz daha inmemişti. Annem ile Cüneyt meselesi yüzünden çok konuşmuyorduk. Ancak şu anki hali konuşmak ister gibiydi.

"Evet anne...bir şey mi diyeceksin?"

"Benim merak ettiğim ne zaman biz anne kız gibi olacağız? Leyla babandan sonra değişmeni anlıyorum. Senin için...benim için zor dönemlerdi. Ama ben mutlu olamaz mıyım? Onun yasını tabii ki tutuyorum. O benim kaç senelik eşimdi. Çok güzel anılarımız oldu, sen oldun...bunları unutmam mümkün değil. Özlüyorum da...o benim ilk aşkımdı. Şu an bana hatırasına yazık ediyorsun diyorsun ya...öyle değil, onun hatırası hep benimle kalacak ölene kadar. Cüneyt..." Konuşması devam ederken gözleri dolmuştu...kafamın iyi olmadığı zamanlar üstüne gittiğimi düşünmeye başladım. Çok zor bir kızdım gerçekten. Benimle anlaşabilecek bir tek Deniz olduğunu düşündüm. Daha fazla bu dünyadan yok olmaya çalışmadan bana gönderilen bir hediye gibiydi. Anlar gözlerle anneme baktım ve devam etti.

"Bana iyi geliyor...bunca yıldan sonra iyi gelen birisini neden kabul etmeyim ki? Yanında huzurlu hissediyorum ve mutlu hissediyorum."

"Anne...tamam, tamam daha ılımlı olacağım size. Bu kadar üzüldüğünü bilmiyordum."

LEYLAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin